spor ahlakı
Spor ya da oyun sırasında sonuç ne olursa olsun, rakibe, hakemlere ve kurallara saygı, adil davranış ve nezaket göstermektir.
"The team shows good sportsmanship by shaking hands."Takım, el sıkışarak iyi bir spor ahlakı sergiliyor.
Sporlarda Genel Terimler konusundaki 17 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
spor ahlakı
Spor ya da oyun sırasında sonuç ne olursa olsun, rakibe, hakemlere ve kurallara saygı, adil davranış ve nezaket göstermektir.
"The team shows good sportsmanship by shaking hands."Takım, el sıkışarak iyi bir spor ahlakı sergiliyor.
devre arası
Bir maçın iki yarısı arasındaki kısa mola.
"We rested at half-time."Devre arasında dinlendik.
kafa hilesi
Rakibi yönü ya da niyeti hakkında yanıltmak için yapılan aldatıcı hareket.
"The head fake tricks the defender into jumping."Kafa hilesi, savunmacıyı zıplamaya ikna eder.
üst lig
Belirli bir spor dalında en üst seviyedeki lig, özellikle beyzbol için kullanılır
"Major league baseball."Üst lig beyzbolu.
alt lig
En üst seviyenin altında yer alan, genellikle genç ya da deneyimsiz oyuncuların yeteneklerini geliştirdiği profesyonel spor seviyesi.
"The minor league team develops young players."Alt lig takımı genç oyuncuları geliştiriyor.
sezon öncesi
Resmi spor sezonunun başlamasından önce takımların antrenman yaptığı ve hazırlık maçları oynadığı dönem.
"Preseason games do not count in the standings."Sezon öncesi maçlar puan tablosuna yansımaz.
seçim hakkı
Bir takımın draft (seçme) sürecinde bir oyuncuyu seçmesi.
"The draft pick signs a rookie contract."Seçim hakkı sahibi oyuncu çaylak sözleşmesi imzaladı.
uzatma süresi
Maçta sakatlıklar ya da duraklamalar nedeniyle kaybedilen zamanı telafi etmek amacıyla maç sonuna eklenen dakikalar.
"The referee adds four minutes of injury time."Hakem dört dakikalık uzatma süresi ekledi.
saldırmak
Rakibe doğru güçlü bir şekilde saldırmak veya ilerlemek.
"The team aggressed the goal."Takım kaleye saldırdı.
eksik kadro
(takım sporunda) olağan oyuncu sayısının altında olmak.
"The team is understrength."Takım eksik kadro halinde.
maç sonrası
Bir spor etkinliği sona erdikten sonra gerçekleşen etkinlikler ya da tartışmalarla ilgili.
"We watched the post-game interview."Maç sonrası röportajı izledik.
yarı bırakma
Bir etkinliği ya da yarışmayı bitirmeden çekilme eylemi.
"The racer records a DNF after the crash."Sürücü çarpmanın ardından yarı bırakma kaydetti.
ayak çalışması
Dans, boks, futbol gibi spor dallarında performansı artırmak ve dengeyi korumak amacıyla ayakların ustaca hareket ettirilmesi ve konumlandırılması.
"The boxer's footwork keeps him balanced."Boksörün ayak çalışması onu dengeli tutar.
kenara çekmek
Bir kişinin, özellikle bir sporu, sakatlık ya da başka sebeplerle etkinliğe katılmasını engellemek.
"The injury sidelined him for months."Sakatlık onu aylarca kenara çekti.
makas tekniği
Bacakların havada birbirinin üzerine geçerek yapılan dinamik bir hareket; futbol, yüzme, karate ve jimnastik gibi sporlarda kullanılır
"The scissor kick crosses the legs in the air."Makas tekniği bacakları havada çaprazlaştırır.
anlık tekrar
spor yayınında önemli bir anın hemen, genellikle yavaş çekimde tekrar izletilmesi
"Instant replay shows action again immediately."Anlık tekrar, aksiyonu hemen tekrar gösterir.
gol çizgisi teknolojisi
Futbol gibi sporlarda topun gol çizgisini geçip geçmediğini kesin olarak belirlemek için kullanılan sistem
"Goal-line technology confirms whether the ball crossed the line."Gol çizgisi teknolojisi topun çizgiyi geçip geçmediğini doğrular.
Bu listedeki 17 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla