paten hokeyi
buz pateni yerine tekerlekli patenle oynanan bir hokey çeşidi.
"Inline hockey is played on roller skates."Paten hokeyi, tekerlekli patenle oynanır.
Hokey konusundaki 16 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
paten hokeyi
buz pateni yerine tekerlekli patenle oynanan bir hokey çeşidi.
"Inline hockey is played on roller skates."Paten hokeyi, tekerlekli patenle oynanır.
paralimpik buz hokeyi
fiziksel engelli sporcular için hokeyden uyarlanmış, kızak kullanılarak oynanan bir spor.
"Para ice hockey is played on a sled."Paralimpik buz hokeyi, kızak üzerinde oynanır.
boş ağ golü
Karşı takım kaleciyi sahadan çekip yerine bir oyuncu alırken, kalenin savunmasız kalması sonucu atılan gol.
"The empty-netter seals the win."Boş ağ golü, galibiyeti perçinler.
bilek vuruşu
Buz hokeyinde bileğin hızlı bir hareketiyle puck'ı fırlatarak yapılan çabuk ve isabetli şut.
"The wrist shot is quick and accurate."Bilek vuruşu çabuk ve isabetlidir.
slapshot
buz hokeyinde sopayı sallayarak puck'ı yüksek hız ve güçle vurma atışı
"He took a slapshot."Bir slapshot çekti.
deke
Buz hokeyinde rakibi yanıltmak için yapılan, genellikle hızlı ve çevik puck kontrolü gerektiren aldatma hareketi.
"The deke fakes out the goalie."Deke kaleciyi yanıltır.
güç avantajı
Bir takımın, rakip takımın ceza alması nedeniyle sayısal üstünlük sağladığı durum.
"The power play has a one-man advantage."Güç avantajı bir oyuncu üstünlüğü sağlar.
vücut kontrolü
(hokey) Rakibin ilerlemesini engellemek ya da puck'ı ondan ayırmak amacıyla yapılan yasal fiziksel temas.
"Body checking separates the puck carrier from the puck."Vücut kontrolü, puck taşıyanı puck'tan ayırır.
ön baskı
(hokey) Rakip takımın savunma bölgesinde agresif bir şekilde baskı yaparak oyunlarını bozup puck'ı geri kazanma stratejisi.
"Forechecking pressures the puck carrier in the offensive zone."Ön baskı, saldırı bölgesindeki puck taşıyıcıyı baskı altına alır.
geri baskı
Hokeyde bir oyuncunun savunma bölgesine doğru koşarak rakip takımın atağını bozma taktiği.
"Backchecking disrupts the opponent's rush."Geri baskı, rakibin hücumunu bozar.
penaltı savunması
Bir takımın ceza nedeniyle sayı olarak eksik kaldığı ve rakibin güç avantajına karşı savunma yaptığı durum.
"The penalty kill prevents a power play goal."Penaltı savunması, bir güç avantajı golünü engeller.
mavi hat
Hokey pistinde hücum ve savunma bölgelerinin başlangıcını işaret eden iki çizgiden biri.
"The puck clears the blue line for offside."Puck, ofsayt olması için mavi hattı geçer.
ulusal Hokey Ligi
Kuzey Amerika’dan takımların yer aldığı profesyonel buz hokeyi ligi.
"The National Hockey League is very popular."Ulusal Hokey Ligi çok popüler.
ters vuruş
hokey sopasının arka tarafı kullanılarak yapılan bir oyun veya vuruş.
"He hit a backhand shot."Ters vuruş yaptı.
icing
bir oyuncunun puck'ı orta kırmızı çizginin arkasından rakip kaleye doğru, başka bir oyuncu dokunmadan gönderdiği durumdaki kural ihlali
"Icing is waved off if the team touches the puck."Takım puck'a dokunursa icing iptal edilir.
penaltı atışı
hokeyde berabere kalan maçları belirlemek için oyuncuların sırayla kaleye şut çektiği uzatma yöntemi
"The shootout decides the tie game."Penaltı atışı berabere kalan maçı belirler.
Bu listedeki 16 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla