kayak tırmanışı
Kişinin çok dik kayalık yüzeyleri tırmandığı bir spor dalı.
"She enjoyed rock climbing."Kayak tırmanışı hem güç hem de problem çözme becerisi gerektirir.
Tırmanma konusundaki 21 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
kayak tırmanışı
Kişinin çok dik kayalık yüzeyleri tırmandığı bir spor dalı.
"She enjoyed rock climbing."Kayak tırmanışı hem güç hem de problem çözme becerisi gerektirir.
buz tırmanışı
Buz baltaları ve krampolar gibi özel ekipmanlarla donmuş şelaleler, buzla kaplı kayalar ya da buzul yüzeylerini tırmanma sporu ya da aktivitesi.
"Ice climbing uses axes and crampons."Buz tırmanışı baltalar ve krampolar kullanır.
geleneksel tırmanış
Tırmanıcıların, önceden yerleştirilmiş çiviler yerine, tırmanırken kendi koruyucu ekipmanlarını yerleştirdiği tırmanış tarzı.
"Traditional climbing places removable protection."Geleneksel tırmanış, çıkarılabilir koruma ekipmanları kullanır.
serbest solo tırmanış
Tırmanıcıların ip ve koruyucu ekipman kullanmadan yalnızca kendi yetenekleriyle tırmandığı kaya tırmanışı tarzı.
"Free solo climbing uses no rope at all."Serbest solo tırmanışta ip kullanılmaz.
spor tırmanışı
Kalıcı ankrajların koruma amacıyla kullanıldığı, geleneksel ekipman yerleştirmeye gerek kalmayan kaya tırmanışı biçimi.
"Sport climbing clips into pre-placed bolts."Spor tırmanışı, önceden yerleştirilmiş çivilerle bağlanır.
derin su solo tırmanışı
Tırmanıcıların ip kullanmadan, suyun üzerindeki kayalıklara tırmandığı ve düşüşte suyun koruyucu görevi üstlendiği tırmanış türü.
"Deep-water soloing climbs above water."Derin su solo tırmanışı suyun üzerindeki kayalıklarda yapılır.
yarışma tırmanışı
Sporcuların belirli bir süre içinde ya da düşmeden yapay ya da doğal kaya yapılarını tırmanmak için yarıştığı spor dalı.
"Competition climbing includes lead"Yarışma tırmanışı lead (uzun) bölümü içerir.
bouldering
Kısa kaya oluşumları ya da yapay duvarlarda, ip ve emniyet kemeri olmadan yapılan tırmanış stili.
"Bouldering climbs low without a rope."Bouldering, düşük yükseklikte ip olmadan yapılır.
lead tırmanışı
Tırmanıcının rotayı çıkarken ipi koruma noktalarına bağladığı, güvenlik için ekipman yerleştirdiği tırmanış tarzı.
"Lead climbing places the rope as you go."Lead tırmanışı, ilerledikçe ipi yerleştirir.
hız tırmanışı
Tırmanıcıların standart bir rotayı mümkün olduğunca hızlı bir şekilde çıkmaya çalıştığı yarış disiplinidir.
"Speed climbing races up a standardized wall."Hız tırmanışı, standart bir duvarı tırmanır.
yardımcı tırmanış
Tırmanıcıların doğal tutunma noktalarına yalnızca güvenmek yerine ekipmanı çekerek ya da üzerine basarak çıkışa yardımcı olduğu kaya tırmanışı tarzı.
"Aid climbing pulls on gear to ascend."Yardımcı tırmanış, çıkmak için ekipmana çekilir.
karma tırmanış
Bir rotayı hem buz aletleri hem de geleneksel kaya tırmanışı teknikleriyle çıkma uygulamasıdır.
"Mixed climbing uses rock"Karma tırmanış, kayayı kullanır.
kapalı mekan tırmanışı
Güvenlik ve antrenman amacıyla yapay duvarlarda ip ve emniyet kemeri kullanarak yapılan tırmanıştır.
"Indoor climbing is done on artificial walls."Kapalı mekan tırmanışı yapay duvarlarda yapılır.
çok bölümlü tırmanış
Bir kaya yüzeyini birden fazla aşamada, her aşama için ayrı bir ip uzunluğu gerektirecek şekilde çıkma tarzıdır.
"They tried multi-pitch climbing yesterday."Dün çok bölümlü tırmanış denediler.
kritik nokta
(tırmanışta) rotanın ya da tırmanışın en zor, en zorlu kısmı.
"The crux is the hardest move."Kritik nokta en zor harekettir.
redpoint
Bir tırmanış rotasını, düşmeden ya da ipte dinlenmeden, genellikle birkaç denemeden sonra başarıyla tamamlamak.
"He redpointed the difficult climbing route."Zor rotayı redpoint yaptı.
onsight
(tırmanışta) rotayı daha önce hiçbir bilgi, antrenman ya da ipucu almadan ilk denemede başarıyla tamamlamak.
"She onsighted the challenging rock face."Zorlu kaya duvarını onsight yaptı.
stemmingleme
İki yüzey arasına karşılıklı basınç uygulayarak, el tutamağına güvenmeden çıkma tekniği.
"Stemming pushes legs apart on opposite walls."Stemmingleme, bacakları karşı duvarlarda birbirinden uzaklaştırır.
kenar tutuşu
Tırmanıcıların ayakkabılarının kenarlarını küçük basamaklarda ayakta durmak için kullandıkları tırmanış tekniği.
"Edging uses the edge of the climbing shoe."Kenar tutuşu, tırmanış ayakkabısının kenarını kullanır.
gaston tutuşu
Tırmanıcıların başparmak aşağı bakacak şekilde, avuç içi içe dönük olarak dışa doğru çektiği tutuş.
"The gaston pulls outward with the thumb down."Gaston tutuşu, başparmak aşağı bakacak şekilde dışa doğru çekilir.
dinamik atlayış (dyno)
Tırmanıcının uzak bir tutamağa ulaşmak için zıplayarak ya da sıçrayarak yaptığı dinamik hareket.
"The dyno jumps dynamically to a hold."Dyno, bir tutamağa dinamik bir şekilde atlar.
Bu listedeki 21 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla