muay Thai
boksu ayakta vuruş ve tutuş teknikleriyle birleştiren Tayland dövüş sanatı
"Muay Thai uses elbows and knees."Muay Thai dirsek ve diz kullanır.
Boks konusundaki 24 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
muay Thai
boksu ayakta vuruş ve tutuş teknikleriyle birleştiren Tayland dövüş sanatı
"Muay Thai uses elbows and knees."Muay Thai dirsek ve diz kullanır.
kickboks
boks ve tekme tekniklerini birleştiren bir mücadele sporu
"Kickboxing allows punches and kicks."Kickboks yumruk ve tekme atmaya izin verir.
savate
yumruk ve tekme içeren Fransız kökenli bir kickboks türü
"Savate uses kicks with shoes."Savate ayakkabılı tekmeler kullanır.
K-1
Japonya kökenli, çeşitli vuruş tekniklerine vurgu yapan dinamik bir kickboks stili; yüksek seviyeli müsabakalarıyla bilinir.
"K-1 is a kickboxing promotion."K-1 bir kickboks organizasyonudur.
jab
Ön el ile atılan hızlı, düz yumruk; mesafe yaratmak için kullanılır.
"The jab sets up the cross."Jab, çapraz yumruğa zemin hazırlar.
uppercut
(boks) Alt taraftan yukarı doğru, rakibin çenesi ya da gövdesine yöneltilen güçlü yumruk.
"The uppercut lands under the chin."Uppercut çenenin altına isabet eder.
göğüs yumruğu
(boks) Rakibin gövde bölgesine, genellikle kaburgalar ya da karın bölgesine yöneltilen darbe.
"The body punch winds the opponent."Göğüs yumruğu rakibi nefessiz bırakır.
yuvarlak tekme
(Muay Thai) Bir ay üzerinde dönerek diğer bacağı yatay bir hareketle savurup, rakibe kaval ya da ayakla isabet ettiren güçlü tekme.
"The roundhouse kick hits the thigh."Yuvarlak tekme uyluğa çarpar.
bob ve weave
Boks'ta yumruklardan kaçmak ve karşı saldırı hazırlamak için yapılan savunma hareketi; başı aşağı ve yanlara kaydırma.
"Bob and weave slips the punches."Bob ve weave yumrukları atlatır.
baş hareketi
Boksörün rakibin darbelerinden kaçınmak amacıyla başını stratejik olarak kaydırması ya da savurması.
"Head movement avoids the jab."Baş hareketi jab'ı önler.
check hook
Boksörün geriye ya da yana doğru hareket ederken bir hook (kanca) atarak rakibin saldırısını karşılaması tekniği.
"The check hook counters an advancing opponent."Check hook ilerleyen rakibe karşılık verir.
low kick
Kickboksta rakibin uyluğuna ya da alt bacağına yöneltilen darbe.
"The low kick damages the leg."Low kick bacağı zedeler.
durdurma
Hakemin, bir boksörün güvenli bir şekilde devam edememesi nedeniyle maçı erken bitirmesi durumu.
"The doctor calls a stoppage due to bleeding."Doktor, kanama nedeniyle durdurma kararı verir.
teknik nakavt
Hakemin, bir dövüşçünün sakatlık nedeniyle devam edemeyeceğini belirleyerek maçı durdurması durumu.
"The referee stops the fight for a technical knockout."Hakem, teknik nakavt kararıyla maçı durdurur.
bölünmüş karar
Üç hakemin ikisinin bir boksörü, üçüncüsünün ise diğerini galip saydığı karar durumu.
"The split decision goes to the challenger."Bölünmüş karar, meydan okuyana gider.
gölge boks
Boksörün bir rakip olmadan teknik, ayak çalışması ve hareketlerini hayali bir rakip ya da senaryo üzerinden uyguladığı antrenman egzersizi.
"Shadowboxing warms up the fighter."Gölge boks, dövüşçüyü ısıtır.
sparring
Boksörlerin gerçek bir maçı taklit ettiği, teknik, zamanlama ve strateji üzerine odaklandığı, rakibi nakavt etmeyi amaçlamayan kontrollü antrenman seansı.
"Sparring partners wear protective gear."Sparring partnerleri koruyucu ekipman giyer.
solak duruş
Boksörün sağ eli ve sağ ayağının önde olduğu solak bir dövüş pozisyonu.
"The southpaw stance has the right foot forward."Solak duruşta sağ ayak öndedir.
ortodoks duruş
Boksörün sol eli ve sol ayağının önde olduğu, sağ el ve sağ ayağın arkada konumlandığı bir duruş.
"The orthodox stance has the left foot forward."Ortodoks duruşta sol ayak öndedir.
ön kart
Ana etkinlikten önce gerçekleşen ön maçlar.
"The undercard fights fill the early slots."Ön kart maçları erken saatlerde programı doldurur.
queensberry kuralları
Modern boks maçlarının standart düzenlemeleri.
"Queensberry rules govern modern boxing."Queensberry kuralları modern boksta geçerlidir.
ödüllü dövüş
Boksörlerin nakit ödül için yarıştığı profesyonel bir boks maçı.
"The prizefight sells out the arena."Ödüllü dövüş salonu doldurur.
teep tekmesi
Muay Thai ve diğer dövüş sanatlarında mesafe yaratmak ya da rakibin dengesini bozmak için kullanılan itme tekmesi
"The teep kick creates distance."Teep tekmesi rakibi geri iter.
karşı yumruk
bir boksörün rakibin saldırısına yanıt olarak hemen bir yumruk atmasıyla gerçekleşen savunma taktiği
"The counterpunch lands after slipping a jab."Karşı yumruk, bir jab kaçındığında isabet eder.
Bu listedeki 24 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla