Takım Sporlarında Terimler: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Takım Sporlarında Terimler konusundaki 25 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

25 kelime Spor İle İlgili İngilizce Kelimeler
free kick /fɹˈiː kˈɪk/ isim

serbest vuruş

Futbol, ragbi ve benzeri top sporlarında, rakip takımın direnişi olmadan topa vuruş yapılmasıyla oyunun yeniden başlatılması yöntemi

"The free kick goes over the wall and into the goal."Serbest vuruş duvarın üzerinden geçerek kaleye girer.

punt /ˈpənt/ isim

punt

Topun elde tutulup yere düşmeden önce tekmeyle uzağa gönderildiği vuruş tekniği

"The punter kicks a high punt downfield."Punter, sahada yüksek bir punt atar.

place kick /plˈeɪs kˈɪk/ isim

yer vuruşu

Topun yere konularak tekmeyle gönderildiği, Amerikan futbolu ve ragbide yaygın olarak kullanılan vuruş biçimi

"The place kick attempts a field goal."Yer vuruşu bir saha golü denemesi olarak yapılır.

assist /əˈsɪst/ isim

asist

Bir oyuncunun takım arkadaşının sayı veya gol atmasını sağlayan pas veya hareket

"The forward scores after a perfect assist."Forvet, mükemmel bir asist sonrası gol attı.

goalkeeping /ɡˈoʊlkiːpɪŋ/ isim

kalecilik

Futbol veya hokey gibi sporlarda rakip takımın gol atmasını engelleyerek takımın kalesini savunma eylemi

"Goalkeeping is a very important skill."Kalecilik çok önemli bir beceridir.

goal line /ɡˈoʊl lˈaɪn/ isim

gol çizgisi

Futbol, Amerikan futbolu ve ragbi gibi sporlarda, oyun sahası ile kale alanını ayıran çizgi

"The ball crosses the goal line for a touchdown."Top, gol çizgisini geçerek touchdown oldu.

fielding /ˈfiɫdɪŋ/ isim

saha savunması

Kricket ya da beyzbol gibi sporlarda, vuruş sonrası topu yakalama, durdurma ve koşuları engellemek için geri gönderme eylemi

"Good fielding stops runs."Saha savunması hızlı refleksler ve güçlü bir kol gerektirir.

touchline /tˈʌtʃlaɪn/ isim

kenar çizgisi

Futbol veya ragbi sahasının yan tarafında bulunan, oyunun sınırını belirleyen çizgi

"The ball goes out of play over the touchline."Top, kenar çizgisinin üzerinden çıkınca oyun durur.

fast break /fˈæst bɹˈeɪk/ isim

hızlı hücum

Basketbol ve benzeri sporlarda, savunma henüz yerleşmeden topu hızlıca ilerleterek sayı elde etmeye çalışan atak hamlesi

"The fast break leads to an easy basket."Hızlı hücum, kolay bir basketle sonuçlandı.

dribble /ˈdɹɪbəɫ/ isim

top sürme

Oyuncunun topa hafif dokunuşlar, tekmeler ya da itmelerle topu kontrol altında tutarak ilerlemesi.

"Good dribble skill."İyi bir top sürme tekniği.

throw-in /θɹˈoʊˈɪn/ isim

taç atışı

Futbol ve benzeri sporlarda, bir oyuncunun topu yan çizgiden oyuna geri attığı yeniden başlatma yöntemi.

"The referee gave a throw-in."Hakem bir taç atışı verdi.

volley /ˈvɑɫi/ fiil

voley

Topun yere değmeden önce, genellikle hızlı ve kontrollü bir vuruşla oyuna yön verilmesi.

"He volleyed the ball over the net."O, topu fileyi aşacak şekilde voley yaptı.

shotmaking /ʃˈɑːtmeɪkɪŋ/ isim

atış yeteneği

Golf, tenis veya basketbol gibi sporlarda isabetli ve etkili atışlar yapabilme becerisi.

"His shotmaking is excellent."Onun atış yeteneği fadeaway ve floater atışlarını da içeriyor.

strike rate /stɹˈaɪk ɹˈeɪt/ isim

vuruş oranı

Bir vurucunun karşılaştığı her 100 top başına attığı ortalama koşu sayısı.

"The batter's strike rate is high."Vurucunun vuruş oranı yüksek.

loose ball /lˈuːs bˈɔːl/ isim

serbest top

Kontrolsüz bir şekilde sahada dolaşan ve herhangi bir oyuncunun alabileceği top.

"The scrappy loose ball is recovered by the defense."Sahadaki serbest top savunma tarafından toplandı.

half-volley /hˈæfvˈɑːli/ isim

yarı voley

Topun sekmesinin hemen ardından yapılan atış.

"The tennis player hits a half-volley after the bounce."Tenisçi sekmeden hemen sonra bir yarı voley yaptı.

give-and-go /ɡˈɪvændɡˈoʊ/ isim

pas-ver ve koş

Bir oyuncunun topu takım arkadaşına paslayıp hemen yeni bir konuma hareket ederek dönüş pasını alması taktiği.

"The give-and-go passes the ball and moves forward."Pas-ver ve koş taktiğiyle top paslanır ve ileriye doğru hareket edilir.

short pass /ʃˈɔːɹt pˈæs/ isim

kısa pas

Aynı takım oyuncuları arasında yakın mesafede ve hızlı bir şekilde yapılan top transferi.

"The short pass keeps possession."Kısa pas topa sahip olmayı sürdürür.

follow-through /fˈɑːloʊθɹˈuː/ isim

takip hareketi

Topa bir raket, sopa ya da çubukla vurduktan sonra devam eden hareket.

"The follow-through improves accuracy."Takip hareketi isabeti artırır.

zone defense /zˈoʊn dɪfˈɛns/ isim

bölge savunması

Oyuncuların belirli bir rakibi değil, önceden belirlenmiş bir alanı savunduğu strateji.

"The zone defense protects the paint."Bölge savunması boyayı (paint) korur.

mishit /mɪshˈɪt/ isim

yanlış vuruş

Topu ya da nesneyi hatalı ya da isabet dışı bir şekilde vurma eylemi.

"The mishit went wide."Yanlış vuruş, topu kalecinin yönüne zayıf bir şekilde gönderir.

pump fake /pˈʌmp fˈeɪk/ isim

sahte şut

Basketbol ve Amerikan futbolunda, savunmacıyı yanıltmak için oyuncunun şut ya da pas yapıyormuş gibi davranması.

"The pump fake makes the defender jump."Sahte şut, savunmacının zıplamasına neden olur.

Jokgu /dʒˈɑːkɡuː/ isim

jokgu

Kore kökenli, futbol ve voleybol unsurlarını birleştiren, futbol topuna benzeyen bir top ile oynanan spor.

"Jokgu is a Korean sport."Jokgu, Koreye özgü bir ayak voleybol oyunudur.

kabaddi /kæbˈædi/ isim

kabaddi

İki takımın karşılıklı olarak nefesini tutup rakipleri dokunmaya çalıştığı geleneksel Hint sporu.

"Kabaddi is an Indian sport."Kabaddi, rakipleri dokunurken nefes tutmayı gerektirir.

lateral pass /lˈæɾɚɹəl pˈæs/ isim

yandan pas

Genellikle futbol ya da ragbide, topun yan ya da geriye doğru bir takım arkadaşına verilmesi.

"The lateral pass goes sideways or backward."Yandan pas, topu yana ya da geriye doğru gönderir.

Bu listedeki 25 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Spor İle İlgili İngilizce Kelimeler — Konular

Sporlarda Genel Terimler17 kelimeSpor Alanları ve Bölgeleri36 kelimeSpor Tesisleri13 kelimeProfesyonel Sporcular38 kelimePersonel ve Kadro18 kelimeSpor Yarışmaları24 kelimeSpor Etkinlikleri32 kelimeSpor Başarıları ve Sonuçları27 kelimeSpor Unvanları14 kelimeSpor Türleri23 kelimeTakım Sporları18 kelimeTakım Sporlarında Pozisyonlar21 kelimeTakım Sporlarında Oyuncu Rolleri28 kelimeTakım Sporlarında Hücum Oyuncuları19 kelimeTakım Sporlarında Savunma Oyuncuları24 kelimeFutbol20 kelimeAmerikan Futbolu13 kelimeRugby18 kelimeBasketball20 kelimeVoleybol11 kelimeBaseball28 kelimeCricket23 kelimeLakros10 kelimeGolf14 kelimeBowling11 kelimeRaket Sporları34 kelimeTenis13 kelimeAtletizm31 kelimeKoşma11 kelimeDövüş Sporları34 kelimeDövüş Sporcuları15 kelimeBoks24 kelimeOkçuluk ve Atıcılık16 kelimeKış Sporları14 kelimeKayak17 kelimeHokey16 kelimeSu Sporları18 kelimeSörf13 kelimeTüplü Dalış18 kelimeYüzme22 kelimePaten Sporları24 kelimeArtistik Patinaj28 kelimeTırmanma21 kelimeAğırlık Kaldırma11 kelimeMotor Sporları23 kelimeBisiklet Sürme16 kelimeHava Sporları13 kelimeAt Sporları29 kelimeJimnastik13 kelimeBaston Sporları18 kelimeUçan Disk Sporları7 kelimeSportif Balıkçılık18 kelimeAtletik Kıyafet36 kelimeToplar ve Diskler22 kelimeSopalar, Raketler ve Silahlar25 kelimeKoruyucu Ekipman42 kelimeSaha ve Eğitim Ekipmanları32 kelimePanolar ve Kayaklar16 kelimeÖzel Ekipman27 kelimeAraçlar25 kelimeAletler ve Makineler14 kelimeCihazlar12 kelime