Atletik Kıyafet · Spor İle İlgili İngilizce Kelimeler

Spor İle İlgili İngilizce Kelimeler listesindeki "Atletik Kıyafet" ile ilgili 36 İngilizce kelimeyi telaffuzu, örnek cümlesi ve Türkçe anlamıyla birlikte öğren.

36 kelime Spor İle İlgili İngilizce Kelimeler
baseball cap /bˈeɪsbɔːl kˈæp/ isim

bejzbol şapkası

Yuvarlak üst kısmı ve sert bir kenarı olan, genellikle gündelik kullanımda ya da bejzbol forması içinde güneşten koruma amacıyla takılan yumuşak şapka.

"The baseball cap shades the eyes from the sun."Bejzbol şapkası gözleri güneşten korur.

sports jersey /spˈoːɹts dʒˈɜːsi/ isim

spor forması

Sporcuların takım ya da ülke temsili için giydiği gömlek.

"The sports jersey has the player's name and number."Spor formasında oyuncunun adı ve numarası bulunur.

cycling jersey /sˈaɪklɪŋ dʒˈɜːsi/ isim

bisiklet forması

Bisiklet sürerken konfor ve performans sağlamak amacıyla tasarlanmış özel giysi.

"The cycling jersey has rear pockets."Bisiklet formasında arka cepler bulunur.

ski jacket /skˈiː dʒˈækɪt/ isim

kayak ceketi

Kayak ve diğer kış sporları için özel olarak tasarlanmış dış giyim türü.

"The ski jacket is insulated and waterproof."Kayak ceketi yalıtımlı ve su geçirmezdir.

sports bra /spˈoːɹts bɹˈɑː/ isim

spor sütyeni

Fiziksel aktivite sırasında göğüsleri desteklemek amacıyla sıkı oturan iç giyim.

"The sports bra minimizes breast movement."Spor sütyeni göğüs hareketini en aza indirir.

skort /skɔːrt/ isim

skort

etek görünümünü şort işlevselliğiyle birleştiren giysi

"The skort is practical for tennis."Skort tenis için pratiktir.

cycling shorts /sˈaɪklɪŋ ʃˈɔːɹts/ isim

bisiklet şortu

Bisiklet sürerken konfor sağlamak için dar kesim ve genellikle pedallama sırasında oturuşu rahatlatan dolgu (chamois) içeren şort.

"Cycling shorts have a padded chamois."Bisiklet şortunda dolgulu bir chamois bulunur.

ski pants /ˈskiː ˌpænts/ isim

kayak pantolonu

Kayak ya da diğer kış sporları sırasında koruma ve sıcaklık sağlamak amacıyla normal pantolonların üzerine giyilen giysi.

"Ski pants keep him dry."Kayak pantolonu onu kuru tutar.

jodhpurs /dʒˈɑːdpʊɹz/ isim

jodhpur

Dizin üstü bol, diz altı dar olan, binicilikte kullanılan pantolon.

"Jodhpurs are tight at calves."Jodhpurlar baldırda dardır.

racing suit /ɹˈeɪsɪŋ sˈuːt/ isim

yarış kıyafeti

Yarış sırasında koruma ve aerodinamik avantaj sağlamak amacıyla tasarlanmış özel giysi.

"Racing suit is tight to reduce drag."Yarış kıyafeti sürtünmeyi azaltmak için sıkıdır.

rash guard /ɹˈæʃ ɡˈɑːɹd/ isim

rash guard

Su sporlarında sürtünme ve güneş yanığından korumak amacıyla sıkı oturan bir üst giysi.

"The rash guard prevents chafing."Rash guard sürtünmeyi önler.

neck warmer /nˈɛk wˈɔːɹmɚ/ isim

boyunluk

Soğuk havalarda boynu ısıtmak amacıyla takılan giysi.

"The neck warmer protects against cold wind."Boyunluk soğuk rüzgâra karşı korur.

athletic shoe /æθlˈɛɾɪk ʃˈuː/ isim

spor ayakkabı

spor yaparken giyilen, kalın pamuklu ya da deri malzemeden üretilmiş ayakkabı

"Buy athletic shoes."Onun spor ayakkabıları beyazdır.

cleats /ˈkɫits/ isim

çivili ayakkabı

Tabanı çivili olan, özellikle futbol gibi spor dallarında kullanılan bir çift spor ayakkabısı.

"Football cleats grip the grass."Futbol çivili ayakkabıları çimi kavrar.

spiked shoe /spˈaɪkt ʃˈuː/ isim

çivili ayakkabı

Tabanı genellikle metal ya da plastik çivilerle donatılmış, spor ve özel aktivitelerde tutuş sağlamak için tasarlanmış ayakkabı.

"Spiked shoes provide traction on grass."Çivili ayakkabılar çim üzerinde tutuş sağlar.

riding boot /ɹˈaɪdɪŋ bˈuːt/ isim

binicilik botu

At binmek için özel olarak tasarlanmış, genellikle dizin altına kadar uzanan yüksek bir ayaklı ayakkabı.

"Riding boots have no laces."Binicilik botlarının bağcığı yoktur.

climbing shoe /klˈaɪmɪŋ ʃˈuː/ isim

tırmanma ayakkabısı

Kayalık tırmanış için özel tutuş ve destek sağlayan, özel tasarımlı ayakkabı.

"Climbing shoes fit very tightly."Tırmanma ayakkabıları çok sıkı oturur.

tennis shoe /tˈɛnᵻs ʃˈuː/ isim

tenis ayakkabısı

hafif, yumuşak ve kauçuk tabanlı, tenis oynarken ya da gündelik kullanımda giyilen ayakkabı

"I need tennis shoes."Onun tenis ayakkabıları aşınmış durumda.

running shoe /ɹˈʌnɪŋ ʃˈuː/ isim

koşu ayakkabısı

Hafif, konforlu ve koşu ile diğer sporlar için uygun ayakkabı.

"Running shoes have cushioning in the heel."Koşu ayakkabılarının topuk kısmında yastıklama bulunur.

ski boot /skˈiː bˈuːt/ isim

kayak botu

alp kayakları için tasarlanmış, ayak, ayak bileği ve alt bacakta destek ve denge sağlayan özel ayakkabı

"Put on ski boots."Kayak botları bağlamalara tıkırdar.

ice skate /aɪs skeɪt/ isim

buz pateni

Buz üzerinde hızlı hareket etmek için kullanılan, altında bıçağı olan bot.

"He wears ice skates."Buz pateni giyiyor.

roller skate /ɹˈoʊlɚ skˈeɪt/ isim

roller paten

alt kısmına bir dizi küçük tekerlek takılmış, paten yapmak için kullanılan ayakkabı

"He has roller skates."Roller patenin dört tekerleği vardır.

kicks /ˈkɪks/ isim

spor ayakkabı

Gündelik olarak veya egzersiz sırasında giyilen yumuşak bir ayakkabı çifti.

"Nice kicks!"Güzel spor ayakkabı!

karategi /kˈæɹeɪtɡi/ isim

karategi

Karate antrenmanlarında giyilen geleneksel beyaz pamuklu kıyafet.

"The karategi is a white cotton uniform."Karategi beyaz pamuklu bir üniformadır.

judogi /dʒuːdˈoʊɡi/ isim

judogi

Judo antrenman ve müsabakalarında giyilen, genellikle kalın pamuktan yapılmış ceket ve pantolondan oluşan geleneksel kıyafet.

"The judogi is thicker and stronger than a karategi."Judogi, karategiden daha kalın ve dayanıklıdır.

dobok /dˈɑːbɑːk/ isim

dobok

Taekwondo antrenman ve müsabakalarında giyilen geleneksel Kore dövüş sanatları üniforması.

"The dobok is the taekwondo uniform."Dobok, taekwondo üniformasıdır.

mawashi /mæwˈɑːʃi/ isim

mawashi

Sumo güreşinde giyilen geleneksel Japon kuşağı ya da kuşak.

"The mawashi is the sumo wrestler's belt."Mawashi, sumo güreşçisinin kuşağıdır.

kendogi /kɛndˈoʊɡi/ isim

kendogi

Kendo antrenman ve müsabakalarında zırh ile birlikte giyilen geleneksel Japon kıyafeti.

"The kendogi is worn with armor."Kendogi zırhla birlikte giyilir.

singlet /sˈɪŋɡlət/ isim

tek parça atlet (singlet)

Kolları olmayan, genellikle rahat ve ter emen bir iç gömlek.

"He wears a singlet."Güreşçi bir singlet giyiyor.

wetsuit /ˈwɛtˌsuːt/ isim

dalma kıyafeti

Su altında yüzücüler tarafından sıcak kalmak için giyilen, lastikten yapılmış dar oturan kıyafet.

"The wetsuit was tight."Dalma kıyafeti çok sıkıydı.

swimwear /ˈswɪmˌwɛɹ/ isim

banyo kıyafeti

Yüzme sırasında giyilmek üzere tasarlanmış kıyafetler

"She buys new swimwear."Yeni bir banyo kıyafeti alıyor.

bathing cap /bˈeɪðɪŋ kˈæp/ isim

banyo başlığı

Yüzme sırasında saçı kuru tutmak ve havuz kimyasallarından korumak için takılan sıkı, su geçirmez şapka.

"The bathing cap keeps hair out of the face."Banyo başlığı saçı yüze kaçırmaz.

drysuit /dɹˈaɪsuːt/ isim

kurutma tulumu

Dalgıçlar, kanoçular ve su sporlarıyla uğraşanların soğuk suda kuru ve izole kalmasını sağlayan su geçirmez giysi.

"The drysuit seals water out completely."Kurutma tulumu suyu tamamen dışarı sızdırmaz.

dive suit /dˈaɪv sˈuːt/ isim

dalış kıyafeti

Dalgıçların su altında sıcak ve güvende kalmasını sağlayan özel giysi.

"The dive suit provides thermal protection underwater."Dalış kıyafeti su altında termal koruma sağlar.

bogu /bˈɑːɡuː/ isim

bogu

Kendo gibi Japon dövüş sanatlarında kullanılan koruyucu zırh takımı.

"The bogu is the kendo armor set."Bogu, kendo zırh takımıdır.

hakama /hækˈɑːmə/ isim

hakama

Kimononun üzerine giyilen, genellikle aikido ve kendo gibi dövüş sanatlarında kullanılan geleneksel Japon pantolonu.

"Hakama is worn in martial arts."Hakama yedi katlamaya sahiptir.

Bu listedeki 36 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Spor İle İlgili İngilizce Kelimeler — Konular