baseball cap
/bˈeɪsbɔːl kˈæp/
🔊
isim
bejzbol şapkası
Yuvarlak üst kısmı ve sert bir kenarı olan, genellikle gündelik kullanımda ya da bejzbol forması içinde güneşten koruma amacıyla takılan yumuşak şapka.
"The baseball cap shades the eyes from the sun."Bejzbol şapkası gözleri güneşten korur.
sports jersey
/spˈoːɹts dʒˈɜːsi/
🔊
isim
spor forması
Sporcuların takım ya da ülke temsili için giydiği gömlek.
"The sports jersey has the player's name and number."Spor formasında oyuncunun adı ve numarası bulunur.
cycling jersey
/sˈaɪklɪŋ dʒˈɜːsi/
🔊
isim
bisiklet forması
Bisiklet sürerken konfor ve performans sağlamak amacıyla tasarlanmış özel giysi.
"The cycling jersey has rear pockets."Bisiklet formasında arka cepler bulunur.
ski jacket
/skˈiː dʒˈækɪt/
🔊
isim
kayak ceketi
Kayak ve diğer kış sporları için özel olarak tasarlanmış dış giyim türü.
"The ski jacket is insulated and waterproof."Kayak ceketi yalıtımlı ve su geçirmezdir.
sports bra
/spˈoːɹts bɹˈɑː/
🔊
isim
spor sütyeni
Fiziksel aktivite sırasında göğüsleri desteklemek amacıyla sıkı oturan iç giyim.
"The sports bra minimizes breast movement."Spor sütyeni göğüs hareketini en aza indirir.
skort
/skɔːrt/
🔊
isim
skort
etek görünümünü şort işlevselliğiyle birleştiren giysi
"The skort is practical for tennis."Skort tenis için pratiktir.
cycling shorts
/sˈaɪklɪŋ ʃˈɔːɹts/
🔊
isim
bisiklet şortu
Bisiklet sürerken konfor sağlamak için dar kesim ve genellikle pedallama sırasında oturuşu rahatlatan dolgu (chamois) içeren şort.
"Cycling shorts have a padded chamois."Bisiklet şortunda dolgulu bir chamois bulunur.
ski pants
/ˈskiː ˌpænts/
🔊
isim
kayak pantolonu
Kayak ya da diğer kış sporları sırasında koruma ve sıcaklık sağlamak amacıyla normal pantolonların üzerine giyilen giysi.
"Ski pants keep him dry."Kayak pantolonu onu kuru tutar.
jodhpurs
/dʒˈɑːdpʊɹz/
🔊
isim
jodhpur
Dizin üstü bol, diz altı dar olan, binicilikte kullanılan pantolon.
"Jodhpurs are tight at calves."Jodhpurlar baldırda dardır.
racing suit
/ɹˈeɪsɪŋ sˈuːt/
🔊
isim
yarış kıyafeti
Yarış sırasında koruma ve aerodinamik avantaj sağlamak amacıyla tasarlanmış özel giysi.
"Racing suit is tight to reduce drag."Yarış kıyafeti sürtünmeyi azaltmak için sıkıdır.
rash guard
/ɹˈæʃ ɡˈɑːɹd/
🔊
isim
rash guard
Su sporlarında sürtünme ve güneş yanığından korumak amacıyla sıkı oturan bir üst giysi.
"The rash guard prevents chafing."Rash guard sürtünmeyi önler.
neck warmer
/nˈɛk wˈɔːɹmɚ/
🔊
isim
boyunluk
Soğuk havalarda boynu ısıtmak amacıyla takılan giysi.
"The neck warmer protects against cold wind."Boyunluk soğuk rüzgâra karşı korur.
athletic shoe
/æθlˈɛɾɪk ʃˈuː/
🔊
isim
spor ayakkabı
spor yaparken giyilen, kalın pamuklu ya da deri malzemeden üretilmiş ayakkabı
"Buy athletic shoes."Onun spor ayakkabıları beyazdır.
cleats
/ˈkɫits/
🔊
isim
çivili ayakkabı
Tabanı çivili olan, özellikle futbol gibi spor dallarında kullanılan bir çift spor ayakkabısı.
"Football cleats grip the grass."Futbol çivili ayakkabıları çimi kavrar.
spiked shoe
/spˈaɪkt ʃˈuː/
🔊
isim
çivili ayakkabı
Tabanı genellikle metal ya da plastik çivilerle donatılmış, spor ve özel aktivitelerde tutuş sağlamak için tasarlanmış ayakkabı.
"Spiked shoes provide traction on grass."Çivili ayakkabılar çim üzerinde tutuş sağlar.
riding boot
/ɹˈaɪdɪŋ bˈuːt/
🔊
isim
binicilik botu
At binmek için özel olarak tasarlanmış, genellikle dizin altına kadar uzanan yüksek bir ayaklı ayakkabı.
"Riding boots have no laces."Binicilik botlarının bağcığı yoktur.
climbing shoe
/klˈaɪmɪŋ ʃˈuː/
🔊
isim
tırmanma ayakkabısı
Kayalık tırmanış için özel tutuş ve destek sağlayan, özel tasarımlı ayakkabı.
"Climbing shoes fit very tightly."Tırmanma ayakkabıları çok sıkı oturur.
tennis shoe
/tˈɛnᵻs ʃˈuː/
🔊
isim
tenis ayakkabısı
hafif, yumuşak ve kauçuk tabanlı, tenis oynarken ya da gündelik kullanımda giyilen ayakkabı
"I need tennis shoes."Onun tenis ayakkabıları aşınmış durumda.
running shoe
/ɹˈʌnɪŋ ʃˈuː/
🔊
isim
koşu ayakkabısı
Hafif, konforlu ve koşu ile diğer sporlar için uygun ayakkabı.
"Running shoes have cushioning in the heel."Koşu ayakkabılarının topuk kısmında yastıklama bulunur.
ski boot
/skˈiː bˈuːt/
🔊
isim
kayak botu
alp kayakları için tasarlanmış, ayak, ayak bileği ve alt bacakta destek ve denge sağlayan özel ayakkabı
"Put on ski boots."Kayak botları bağlamalara tıkırdar.
ice skate
/aɪs skeɪt/
🔊
isim
buz pateni
Buz üzerinde hızlı hareket etmek için kullanılan, altında bıçağı olan bot.
"He wears ice skates."Buz pateni giyiyor.
roller skate
/ɹˈoʊlɚ skˈeɪt/
🔊
isim
roller paten
alt kısmına bir dizi küçük tekerlek takılmış, paten yapmak için kullanılan ayakkabı
"He has roller skates."Roller patenin dört tekerleği vardır.
kicks
/ˈkɪks/
🔊
isim
spor ayakkabı
Gündelik olarak veya egzersiz sırasında giyilen yumuşak bir ayakkabı çifti.
"Nice kicks!"Güzel spor ayakkabı!
karategi
/kˈæɹeɪtɡi/
🔊
isim
karategi
Karate antrenmanlarında giyilen geleneksel beyaz pamuklu kıyafet.
"The karategi is a white cotton uniform."Karategi beyaz pamuklu bir üniformadır.
judogi
/dʒuːdˈoʊɡi/
🔊
isim
judogi
Judo antrenman ve müsabakalarında giyilen, genellikle kalın pamuktan yapılmış ceket ve pantolondan oluşan geleneksel kıyafet.
"The judogi is thicker and stronger than a karategi."Judogi, karategiden daha kalın ve dayanıklıdır.
dobok
/dˈɑːbɑːk/
🔊
isim
dobok
Taekwondo antrenman ve müsabakalarında giyilen geleneksel Kore dövüş sanatları üniforması.
"The dobok is the taekwondo uniform."Dobok, taekwondo üniformasıdır.
mawashi
/mæwˈɑːʃi/
🔊
isim
mawashi
Sumo güreşinde giyilen geleneksel Japon kuşağı ya da kuşak.
"The mawashi is the sumo wrestler's belt."Mawashi, sumo güreşçisinin kuşağıdır.
kendogi
/kɛndˈoʊɡi/
🔊
isim
kendogi
Kendo antrenman ve müsabakalarında zırh ile birlikte giyilen geleneksel Japon kıyafeti.
"The kendogi is worn with armor."Kendogi zırhla birlikte giyilir.
singlet
/sˈɪŋɡlət/
🔊
isim
tek parça atlet (singlet)
Kolları olmayan, genellikle rahat ve ter emen bir iç gömlek.
"He wears a singlet."Güreşçi bir singlet giyiyor.
wetsuit
/ˈwɛtˌsuːt/
🔊
isim
dalma kıyafeti
Su altında yüzücüler tarafından sıcak kalmak için giyilen, lastikten yapılmış dar oturan kıyafet.
"The wetsuit was tight."Dalma kıyafeti çok sıkıydı.
swimwear
/ˈswɪmˌwɛɹ/
🔊
isim
banyo kıyafeti
Yüzme sırasında giyilmek üzere tasarlanmış kıyafetler
"She buys new swimwear."Yeni bir banyo kıyafeti alıyor.
bathing cap
/bˈeɪðɪŋ kˈæp/
🔊
isim
banyo başlığı
Yüzme sırasında saçı kuru tutmak ve havuz kimyasallarından korumak için takılan sıkı, su geçirmez şapka.
"The bathing cap keeps hair out of the face."Banyo başlığı saçı yüze kaçırmaz.
drysuit
/dɹˈaɪsuːt/
🔊
isim
kurutma tulumu
Dalgıçlar, kanoçular ve su sporlarıyla uğraşanların soğuk suda kuru ve izole kalmasını sağlayan su geçirmez giysi.
"The drysuit seals water out completely."Kurutma tulumu suyu tamamen dışarı sızdırmaz.
dive suit
/dˈaɪv sˈuːt/
🔊
isim
dalış kıyafeti
Dalgıçların su altında sıcak ve güvende kalmasını sağlayan özel giysi.
"The dive suit provides thermal protection underwater."Dalış kıyafeti su altında termal koruma sağlar.
bogu
/bˈɑːɡuː/
🔊
isim
bogu
Kendo gibi Japon dövüş sanatlarında kullanılan koruyucu zırh takımı.
"The bogu is the kendo armor set."Bogu, kendo zırh takımıdır.
hakama
/hækˈɑːmə/
🔊
isim
hakama
Kimononun üzerine giyilen, genellikle aikido ve kendo gibi dövüş sanatlarında kullanılan geleneksel Japon pantolonu.
"Hakama is worn in martial arts."Hakama yedi katlamaya sahiptir.