takım sporu
bir grup insanın ortak bir hedefe ulaşmak için birlikte çalıştığı, örneğin ragbi ya da voleybol gibi fiziksel etkinlik
"Basketball is a team sport played with five players per side."Basketbol, beşer takımlarla oynanan bir takım sporudur.
Spor Türleri konusundaki 23 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
takım sporu
bir grup insanın ortak bir hedefe ulaşmak için birlikte çalıştığı, örneğin ragbi ya da voleybol gibi fiziksel etkinlik
"Basketball is a team sport played with five players per side."Basketbol, beşer takımlarla oynanan bir takım sporudur.
top sporları
Bir topun ana oyun nesnesi olarak kullanıldığı futbol ya da basketbol gibi sporlar.
"Football and baseball are ball sports."Futbol ve beyzbol top sporlarıdır.
raket sporları
Raket ve top kullanılarak, genellikle belirli bir kortta oynanan sporlar; örneğin tenis ya da badminton.
"Tennis and badminton are racket sports."Tenis ve badminton raket sporlarıdır.
atletizm
koşu, atlama ve atma gibi pist ve saha etkinliklerini kapsayan spor dalı
"School athletics program."Okul atletizm programı.
dövüş sporları
Boks ya da karate gibi, katılımcıların belirli kurallar çerçevesinde fiziksel çatışmaya girdiği rekabetçi etkinlikler.
"Boxing and judo are combat sports."Boks ve judo dövüş sporlarıdır.
kış sporları
Genellikle kış aylarında, kar ya da buz üzerinde yapılan ve kayak, snowboard gibi aktiviteleri kapsayan sporlar.
"Skiing and snowboarding are winter sports."Kayak ve snowboard kış sporlarıdır.
su sporları
Su üzerinde ya da içinde gerçekleştirilen, yüzme, kürek gibi rekabetçi ya da eğlence amaçlı aktiviteler.
"Swimming and surfing are water sports."Yüzme ve sörf su sporlarıdır.
buz pateni sporu
Artistik buz pateni, sürat pateni veya paten gibi atletik aktiviteler.
"Ice skating and roller skating are skating sports."Buz pateni ve paten buz pateni sporlarıdır.
motor sporları
Araba, motosiklet ve tekne gibi motorlu taşıtların yarıştığı çeşitli rekabetçi yarış biçimleri.
"Formula One is a motorsport."Formula 1 bir motor sporudur.
tırmanma
bir dağın veya kaya tepesine doğru yükselme etkinliği veya sporu
"Climbing is dangerous without equipment."Ekipmansız tırmanma tehlikelidir.
bisiklet sürme
Bisiklet kullanarak yapılan spor ya da aktivite.
"Regular cycling exercise."Düzenli bisiklet sürme egzersizi.
at sporları
Atların yarış, binicilik ve at gösterileri gibi rekabetçi etkinliklerde kullanıldığı sporlar.
"Horse racing and show jumping are equine sports."At yarışı ve gösteri atlaması at sporlarıdır.
jimnastik
Çeviklik, denge, koordinasyon ve güç geliştiren ve sergileyen bir spor dalı.
"She practiced gymnastics at the local gym."Yerel spor salonunda jimnastik yaptı.
hava sporları
Uçak, yamaç paraşütü, paraşüt ve kanat kanat gibi hava taşıtlarıyla yapılan rekabetçi ve eğlence amaçlı aktiviteler.
"Paragliding and skydiving are air sports."Paragliding ve paraşütle atlama hava sporlarıdır.
çubuklu sporlar
Oyuncuların bir çubuk (kuyruk) kullanarak bilardo toplarını masada vurduğu oyunlar.
"Snooker and pool are cue sports."Snooker ve bilardo çubuklu sporlardır.
uçan disk sporu
Ultimate frisbee veya disk golf gibi, oyuncuların uçan bir diski attığı ve yakaladığı herhangi bir spor.
"Ultimate Frisbee is a flying disc sport."Ultimate Frisbee bir uçan disk sporudur.
sportif balıkçılık
Zevk veya rekabet için balık tutma eğlence etkinliği.
"Sport fishing catches fish for competition."Sportif balıkçılık rekabet için balık tutar.
ekstrem spor
yüksek risk ve adrenalin içeren, genellikle zorlu ortamda yapılan spor ya da etkinlikler; örnek: paraşütle atlama, kanat kanat uçuşu.
"Rock climbing and base jumping are extreme sports."Kayak tırmanışı ve base jumping ekstrem sporlardır.
paraspor
fiziksel engelli bireyler için özel olarak tasarlanmış spor ya da etkinlik; örnek: tekerlekli sandalye basketbolu.
"Parasport includes wheelchair basketball and goalball."Parasporlar arasında tekerlekli sandalye basketbolu ve goalball bulunur.
bireysel spor
katılımcıların takım yerine bireysel olarak yarıştığı spor.
"Swimming is an individual sport."Yüzme bir bireysel spordur.
hedef sporu
katılımcıların belirli bir hedefe nişan alarak yarıştığı spor; örnek: okçuluk, atıcılık.
"Archery is a target sport."Okçuluk bir hedef sporudur.
atıcılık sporu
ateşli silahlarla hedef vurma üzerine kurulu spor ya da yarışma; örnek: tüfek ve tabanca atışı.
"Rifle and pistol shooting are shooting sports."Tüfek ve tabanca atışı atıcılık sporlarıdır.
halter
Katılımcıların belirlenmiş hareket ve egzersizlerde ağır ağırlıklar kaldırdığı bir spor.
"Weightlifting increases muscle strength."Halter, kas gücünü artırır.
Bu listedeki 23 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla