Spor Tesisleri: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Spor Tesisleri konusundaki 13 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

13 kelime Spor İle İlgili İngilizce Kelimeler
venue /ˈvɛnju/ isim

mekan

bir toplantı, gösteri ya da etkinliğin gerçekleştiği yer

"The stadium is the venue for the final."Stadyum finalin mekanıdır.

velodrome /ˌvɛɫoʊˈdɹoʊm/ isim

velodrom

genellikle dik eğimli virajları bulunan, pist bisikleti yarışları için tasarlanmış özel bisiklet pisti

"The velodrome has steeply banked curves."Velodromun virajları dik eğimli.

skating rink /skˈeɪɾɪŋ ɹˈɪŋk/ isim

paten pisti

İnsanların eğlence ya da yarışma amaçlı düz buz üzerinde kaydığı, kapalı ya da açık alan.

"The skating rink is frozen indoors."Paten pisti iç mekanda dondurulmuş.

swimming pool /ˈswɪmɪŋ ˌpul/ isim

yüzme havuzu

İnsanların yüzmesi için su tutmak amacıyla özel olarak tasarlanmış yapı.

"The hotel has a heated swimming pool."Otelde ısıtmalı bir yüzme havuzu var.

racetrack /ˈɹeɪˌstɹæk/ isim

yarış pisti

İnsan koşucuların, atların veya arabaların birbirlerine karşı yarışabileceği, yarış etkinlikleri için özel olarak tasarlanmış bir parkur.

"The cars used the racetrack."Arabalar yarış pistini kullandı.

Olympic Village /əlˈɪmpɪk vˈɪlɪdʒ/ isim

olimpik Köyü

Olimpiyat Oyunları sırasında sporculara konaklama imkanı sağlayan alan.

"The Olympic Village houses thousands of athletes."Olimpik Köyü binlerce sporcuyu barındırıyor.

stadium /ˈsteɪdiəm/ isim

stadyum

spor etkinliklerinin seyirciye sunulması için kullanılan çok büyük, çoğunlukla çapsız yapı

"The stadium is large."Stadyum büyüktür.

coliseum /ˌkɑɫəˈsiəm/ isim

kolezyum

Genellikle büyük boyutu ve tarihî önemiyle tanınan, spor etkinlikleri için kullanılan geniş stadyum ya da arena.

"The event was at coliseum."Antik Roma kolezyumu gladyatör dövüşlerine ev sahipliği yapıyordu.

gym /ʤɪm/ isim

spor salonu

İnsanların egzersiz yapmak veya spor yapmak için gittiği özel ekipmanların bulunduğu bir yer.

"He goes to gym three times weekly."Haftada üç kez spor salonuna gidiyor.

dojo /dˈoʊdʒoʊ/ isim

dojo

Dövüş sanatları eğitimi ve uygulaması için kullanılan antrenman mekanı.

"The judo dojo has padded mats."Judo dojo’sunda yumuşak minderler bulunuyor.

poolroom /pˈuːlɹuːm/ isim

bilardo salonu

Bireylerin bilardo ya da pool oynamak için toplandığı, genellikle birden çok masa ve kuşak bulunan mekan.

"They played at poolroom."Bilardo salonunda üç bilardo masası var.

driving range /dɹˈaɪvɪŋ ɹˈeɪndʒ/ isim

sürüş menzili

Golfçülerin vuruş ve atışlarını pratik yapabildiği, genellikle birden çok tee ve hedef noktası bulunan alan.

"He hit balls at range."Sürüş menzilinde farklı mesafelerde hedefler bulunuyor.

skate park /skˈeɪt pˈɑːɹk/ isim

kaykay parkı

Kaykaycıların ve tekerlekli spor meraklılarının numara yapıp antrenman yapabildiği, özel olarak tasarlanmış alan ya da tesis.

"They met at skate park."Kaykay parkında rampalar ve raylar var.

Bu listedeki 13 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Spor İle İlgili İngilizce Kelimeler — Konular