Atletizm: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Atletizm konusundaki 31 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

31 kelime Spor İle İlgili İngilizce Kelimeler
track and field /tɹˈæk ænd fˈiːld/ ifade

atletizm

Koşu, atlama ve atma gibi çeşitli atletik disiplinleri içeren, pist üzerinde yapılan spor dalı

"He competes in track and field."Atletizmde yarışıyor.

Ironman /ˈaɪɚnmən/ isim

ironman

Yüzme, bisiklet ve koşuyu uzun mesafelerde ara vermeden yapan zorlu bir triatlon yarışı.

"The Ironman triathlon covers 140.6 miles."Ironman triatlonu 140,6 mil (226 km) kapsar.

half marathon /hˈæf mˈæɹəθˌɑːn/ isim

yarı maraton

21,0975 kilometrelik mesafeyi kapsayan uzun mesafe koşusu.

"She trains for a half marathon."O, yarı maraton için antrenman yapıyor.

marathon /ˈmɛɹəˌθɑn/ isim

maraton

26 mil (42 kilometre) uzunluğunda koşu yarışı

"Run first marathon."İlk maratonunu koş.

ultramarathon /ˌʊltɹɐmˈæɹəθən/ isim

ultramaraton

Geleneksel maraton mesafesi olan 42,195 kilometreden daha uzun uzun mesafe koşusu.

"The ultramarathon is 100 kilometers."Ultramaraton 100 kilometre uzunluğunda.

parkour /pɑrˈkʊr/ isim

parkur

özellikle kentsel alanlarda koşarak, zıplayarak ve tırmanarak engellerin üzerinden, altından ya da etrafından geçme sporu ya da aktivitesi

"Practice parkour only with proper training and safety gear."Parkur sadece uygun eğitim ve koruyucu ekipmanla uygulanmalıdır.

CrossFit /kɹˈɔs fˈɪt/ isim

crossFit

Ağırlık kaldırma, kardiyo ve jimnastik gibi çeşitli egzersizleri birleştiren yüksek yoğunluklu fitness programı.

"She does CrossFit."O CrossFit yapıyor.

para-athletics /pˈæɹəæθlˈɛɾɪks/ isim

para atletizm

Fiziksel engelli sporcular için özel olarak tasarlanmış atletik yarışmalar.

"Para-athletics includes wheelchair racing."Para atletizm, tekerlekli sandalye yarışı gibi etkinlikleri içerir.

para triathlon /pˈæɹə tɹˈaɪæθlən/ isim

para triatlon

Fiziksel engelli sporcular için yüzme, bisiklet ve koşudan oluşan çoklu spor etkinliği.

"Para triathlon has three disciplines."Para triatlon üç disiplinden oluşur.

decathlon /diˈkæθɫɔn/ isim

dekatlon

İki gün süren ve on farklı spor dalını kapsayan yarışma.

"He competes in decathlon."O dekathlonda yarışıyor.

heptathlon /hɛpˈtæθɫɑn/ isim

heptatlon

Kadın sporcular için yedi pist ve saha etkinliğinden oluşan birleşik yarış.

"The heptathlon has seven events."Heptatlon yedi etkinlikten oluşur.

pentathlon /pɛnˈtæθɫən/ isim

pentatlon

Beş farklı etkinlikten oluşan atletik yarış.

"The modern pentathlon has five events."Modern pentatlon beş etkinlikten oluşur.

tetrathlon /tˈɛtɹæθlən/ isim

tetratlon

Koşu, yüzme, atış ve binicilik olmak üzere dört bileşenden oluşan çok disiplinli etkinlik.

"He competed in tetrathlon."Tetratlon genç sporcular içindir.

jumping /ˈdʒəmpɪŋ/ isim

atlama

Bir veya iki bacakla yerden iterek yükseklik ya da mesafe kazanma amacıyla yapılan atletik hareket ya da spor.

"The jumping was high."Atlama etkinlikleri patlayıcı güç gerektirir.

pole vault /pˈoʊl vˈɑːlt/ isim

çubukla atlama

Bir atletin uzun, esnek bir çubuğu kullanarak bir çubuğun üzerinden atladığı atletizm dalı.

"The athlete cleared the bar in the pole vault event."Atlet çubukla atlama yarışmasında çubuğu aştı.

high jump /hˈaɪ dʒˈʌmp/ isim

yüksek atlama

Katılımcıların herhangi bir ekipman kullanmadan, farklı yükseklikte yerleştirilen bir çubuğun üzerinden atladığı spor.

"The high jumper clears two point four meters."Yüksek atlamacı iki buçuk metreyi aşıyor.

long jump /lˈɑːŋ dʒˈʌmp/ isim

uzun atlama

Yarışmacıların bir pistte koşup, bir kalkış tahtasından olabildiğince uzağa atlayarak kum dolu bir çukura inmeye çalıştıkları atletizm dalı.

"The long jumper fouls on his attempt."Uzun atlamacı denemesinde kural ihlali yaptı.

triple jump /tɹˈɪpəl dʒˈʌmp/ isim

üç adımlı atlama

Yarışmacıların bir sıçrama, bir adım ve bir atlamadan oluşan üç ardışık atlamayı yaparak mümkün olan en uzun mesafeyi elde etmeye çalıştıkları atletizm dalı.

"The triple jump has three phases."Üç adımlı atlamanın üç aşaması vardır.

throwing sport /θɹˈoʊɪŋ spˈoːɹt/ isim

atış sporu

Sporcuların mızrak, gülle, disk gibi nesneleri mesafe ya da isabet açısından fırlattıkları etkinlikler.

"Shot put is a throwing sport."Gülle atma bir atış sporudur.

hammer throw /hˈæmɚ θɹˈoʊ/ isim

çekiç atma

Atletlerin bir tel ve tutamağa bağlı ağır metal topu döndürerek serbest bıraktıkları ve mümkün olan en uzun mesafeyi hedefledikleri atletizm dalı.

"The hammer throw spins in a circle."Çekiç atma sırasında sporcu daire içinde döner.

discus throw /dˈɪskəs θɹˈoʊ/ isim

disk atma

Atletlerin belirlenmiş bir atış alanı içinde mümkün olduğunca uzağa ağır bir disk fırlattıkları saha etkinliği.

"The discus throw lands on the grass."Disk atma toprağa düşer.

shot put /ʃˈɑːt pˈʊt/ isim

gülle atma

Yarışmacıların işaretli bir daire içinde ağır bir metal topu mümkün olduğunca uzağa fırlattıkları saha etkinliği.

"He threw the shot put."Gülle atıcı ağır topu iter.

hurdling /ˈhɝdəɫɪŋ/, /ˈhɝdɫɪŋ/ isim

engelli koşu

Atletlerin pist boyunca düzenli aralıklarla yerleştirilmiş engelleri atlayarak sprint yaptıkları atletizm dalı.

"Hurdling requires speed and rhythm."Engelli koşu hız ve ritim gerektirir.

400 meters hurdles /fˈoːɹhˈʌndɹəd mˈiːɾɚz hˈɜːdəlz/ isim

400 metre engelli koşu

Sporcuların pist boyunca yerleştirilmiş engelleri aşarak 400 metre koştuğu yarış.

"The 400 meters hurdles is grueling."400 metre engelli koşu oldukça zorlu bir yarıştır.

110 meters hurdles /wˈʌnhˈʌndɹəd tˈɛn mˈiːɾɚz hˈɜːdəlz/ isim

110 metre engelli koşu

Sporcuların pistte 110 metre uzunluğunda bir sprint sırasında belirli aralıklarla yerleştirilmiş engelleri atladıkları yarış.

"110 meters hurdles has hurdles."110 metre engelli koşuda on engel bulunur.

field events /fˈiːld ɪvˈɛnts/ isim

saha etkinlikleri

Koşu yerine atlama, atma gibi faaliyetlerin yapıldığı, pist dışındaki alanda gerçekleşen yarışmalar.

"Field events take place on the infield."Saha etkinlikleri iç saha içinde düzenlenir.

personal best /pˈɜːsənəl bˈɛst/ isim

kişisel en iyi

Bir bireyin belirli bir etkinlikte ya da yarışta elde ettiği en yüksek başarı ya da performans.

"He achieves a personal best in the 800 meters."800 metrede kişisel en iyisini elde etti.

starting line /stˈɑːɹɾɪŋ lˈaɪn/ isim

başlangıç çizgisi

Yarışçıların bir koşuya ya da etkinliğe başladıkları, pist ya da sahada belirlenmiş nokta.

"The runners align at the starting line."Koşucular başlangıç çizgisinde hizalandı.

track event /tɹˈæk ɪvˈɛnt/ isim

pist etkinliği

Belirli bir pistte yapılan, sprint, engelli, orta ve uzun mesafe koşuları ile bayrak yarışlarını kapsayan rekabetçi atletik etkinlik.

"The 100 meters is a track event."100 metre bir pist etkinliğidir.

broad jump /bɹˈɔːd dʒˈʌmp/ isim

uzun atlama

Atletlerin ayakta durarak ileriye doğru atladığı, yüksekliğin değil mesafenin ölçüldüğü bir atletizm dalı.

"He did a broad jump."Uzun atlama, uzun atlama için eski bir isimdir.

steeplechase /ˈstipəɫˌtʃeɪs/ isim

steeplechase

genellikle 3000 metre uzunluğunda, engeller ve su atlamaları içeren bir atletizm yarışı

"The steeplechase is tough."Steeplechase zor bir yarıştır.

Bu listedeki 31 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Spor İle İlgili İngilizce Kelimeler — Konular

Sporlarda Genel Terimler17 kelimeSpor Alanları ve Bölgeleri36 kelimeSpor Tesisleri13 kelimeProfesyonel Sporcular38 kelimePersonel ve Kadro18 kelimeSpor Yarışmaları24 kelimeSpor Etkinlikleri32 kelimeSpor Başarıları ve Sonuçları27 kelimeSpor Unvanları14 kelimeSpor Türleri23 kelimeTakım Sporları18 kelimeTakım Sporlarında Terimler25 kelimeTakım Sporlarında Pozisyonlar21 kelimeTakım Sporlarında Oyuncu Rolleri28 kelimeTakım Sporlarında Hücum Oyuncuları19 kelimeTakım Sporlarında Savunma Oyuncuları24 kelimeFutbol20 kelimeAmerikan Futbolu13 kelimeRugby18 kelimeBasketball20 kelimeVoleybol11 kelimeBaseball28 kelimeCricket23 kelimeLakros10 kelimeGolf14 kelimeBowling11 kelimeRaket Sporları34 kelimeTenis13 kelimeKoşma11 kelimeDövüş Sporları34 kelimeDövüş Sporcuları15 kelimeBoks24 kelimeOkçuluk ve Atıcılık16 kelimeKış Sporları14 kelimeKayak17 kelimeHokey16 kelimeSu Sporları18 kelimeSörf13 kelimeTüplü Dalış18 kelimeYüzme22 kelimePaten Sporları24 kelimeArtistik Patinaj28 kelimeTırmanma21 kelimeAğırlık Kaldırma11 kelimeMotor Sporları23 kelimeBisiklet Sürme16 kelimeHava Sporları13 kelimeAt Sporları29 kelimeJimnastik13 kelimeBaston Sporları18 kelimeUçan Disk Sporları7 kelimeSportif Balıkçılık18 kelimeAtletik Kıyafet36 kelimeToplar ve Diskler22 kelimeSopalar, Raketler ve Silahlar25 kelimeKoruyucu Ekipman42 kelimeSaha ve Eğitim Ekipmanları32 kelimePanolar ve Kayaklar16 kelimeÖzel Ekipman27 kelimeAraçlar25 kelimeAletler ve Makineler14 kelimeCihazlar12 kelime