Kızarmış Hamur Yiyecekleri, Soğuk Çorbalar, Meyve ve Tatlı Çorbaları ve 6 Konu Daha · Yiyecekler İle İlgili İngilizce Kelimeler

Yiyecekler İle İlgili İngilizce Kelimeler listesinden Kızarmış Hamur Yiyecekleri, Soğuk Çorbalar, Meyve ve Tatlı Çorbaları ve 6 konu daha kapsayan 133 İngilizce kelimeyi telaffuzu, örnek cümlesi ve Türkçe anlamıyla birlikte öğren.

133 kelime Yiyecekler İle İlgili İngilizce Kelimeler

Kızarmış Hamur Yiyecekleri

donut /ˈdoʊˌnʌt/ isim

donut

Tatlı hamurdan yapılan, halka şeklinde küçük bir kızartma

"The donut is glazed."Donut şekerli.

cronut /kɹɑːnʌt/ isim

cronut

Kruvasan hamurunun derin yağda kızartılmasıyla elde edilen, genellikle halka şeklinde sunulan bir tatlı hamur işi.

"Cronut is croissant-doughnut hybrid."Cronut, kruvasan-donut hibritidir.

Berliner /bɝˈɫaɪnɝ/, /bɝˈɫɪnɝ/ isim

berliner

Jel dolu, yuvarlak ve genellikle pudra şekeriyle kaplanmış bir Alman tatlı hamuru.

"Berliner is jelly-filled donut."Berliner, reçelli donuttur.

ring donut /ɹɪŋ doʊnʌt/ isim

halka donut

Ortasında bir delik bulunan, şekerli hamurdan yapılan ve genellikle kızartılıp şeker veya glazürle kaplanan bir donut çeşidi.

"Ring donut has hole in center."Halka donutun ortasında delik vardır.

filled donut /fɪld doʊnʌt/ isim

dolma çörek

tatlı hamurdan yapılan, genellikle şekerli bir dolgu ile doldurulan kızarmış veya pişmiş hamur işi.

"Filled donut has cream jelly."Dolma çörek kremalı ve jelili olabilir.

donut hole /doʊnʌt hoʊl/ isim

çörek deliği

büyük bir çörek pişirilirken ortasından çıkarılan, küçük ve yuvarlak hamur parçası.

"Donut hole is small."Çörek deliği, küçük yuvarlak bir çörektir.

fritter /ˈfɹɪtɝ/ isim

kızartma

kaplaması hamur karışımıyla kaplanıp derin yağda kızartılan yiyecek parçası.

"Fritter has fruit batter."Kızartmanın içinde meyve parçaları bulunur.

Dutchie /dʌtʃi/ isim

düşi çörek

kuru üzüm içeren ve şekerli bir glazürle kaplanan bir çeşit çörek.

"Dutchie is square donut."Düşi çörek kare şeklindedir.

mochi donut /mɑːtʃaɪ doʊnʌt/ isim

mochi çörek

yapışkan pirinç unundan (mochi unu) yapılan, çiğnenebilir dokulu, ortasında delik bulunan yuvarlak çörek; çeşitli tatlandırıcılar ve iç dolgularla sunulur.

"Mochi donut has chewy texture."Mochi çörek çiğnenebilir bir dokuya sahiptir.

long john /lɑːŋ dʒɑːn/ isim

uzun çörek

genellikle dikdörtgen biçimli, kremalı ya da muhallebi dolu ve üzeri şurup ya da glazürle kaplanmış bir çörek türü.

"Long john is oblong donut."Uzun çörek uzunlamasına şekilli bir çörektir.

cruller /kɹˈʌlɚ/ isim

kıvrımlı çörek

tatlı maya hamurundan yapılmış, dışı çıtır, içi yumuşak ve bükülmüş, oluklu bir şekle sahip hamur işi.

"Cruller has twisted shape."Kıvrımlı çörek bükülmüş bir şekle sahiptir.

beignet /bˈeɪnɪt/ isim

beignet

derin yağda kızartılmış choux hamurundan yapılan, üzerine pudra şekeri serpilmiş Fransız tatlısı.

"Beignet is French pastry."Beignet, Fransız kökenli kare bir çörektir.

gulab jamun /ɡjˈʊlæb dʒˈæmʌn/ isim

gulab jamun

Hindistan alt kıtasında yaygın olan, kızartılmış peynir (paneer) toplarının gül suyu içeren şerbetle kaynatıldığı tatlı.

"Gulab jamun soaks in syrup."Gulab jamun şerbette bekletilir.

jalebi /dʒeɪlbaɪ/ isim

jalebi

Hindistan ve Pakistan mutfağından, buğday unu hamurunun spiral şekline getirildikten sonra şeker şurubuna batırılan tatlı kızartma.

"Jalebi is spiral fried sweet."Jalebi, spiral şekilli kızarmış bir tatlıdır.

tulumba /tuːlʌmbə/ isim

tulumba

Kızartılmış hamurdan yapılan, şerbetle ıslatılan ve genellikle gül suyu ya da limon suyu ile tatlandırılan geleneksel Orta Doğu tatlısı.

"Tulumba is fried syrup soaked pastry."Tulumba, şerbet içinde bekletilen kızarmış bir hamur tatlısıdır.

churro /tʃɜːɹoʊ/ isim

çurro

İspanyol ve Meksika mutfağına ait, uzun ve oluklu çubuk şeklinde kızartılmış hamur tatlısı.

"Churro is fried cinnamon pastry."Çurro, tarçınlı kızarmış bir hamur tatlısıdır.

Brown Bobby /bɹaʊn bɑːbi/ isim

brown Bobby

Waffle makinesine benzer bir cihazla pişirilen, üçgen şekilli ve çikolata kaplamalı bir donut çeşidi.

"Brown Bobby is chocolate-covered donut."Brown Bobby, çikolata kaplı bir donut’tur.

Boston cream donut /bɔstən kɹiːm doʊnʌt/ isim

boston kremalı donut

Yuvarlak, mayalı, kızarmış hamurdan yapılan ve vanilyalı krema ya da custard ile doldurulup çikolata glazür ile kaplanan bir donut.

"Boston cream donut has custard."Boston kremalı donut, içinde custard (krem) bulundurur.

koeksister /koʊksɪstɚ/ isim

koeksister

Gevrek kızartılmış, örülmüş hamurdan yapılan ve tarçın, zencefil ya da limon suyu aromalı şerbete batırılan, bazen hindistancevizi ile kaplanan geleneksel bir Güney Afrika tatlısı.

"Koeksister is plaited syrup pastry."Koeksister, şerbetli örülmüş bir hamur tatlısıdır.

Soğuk Çorbalar

gazpacho /ɡæzpˈætʃoʊ/ isim

gazpacho

domates, salatalık, biber ve soğan gibi sebzelerin karıştırılarak hazırlanıp soğuk servis edilen bir İspanyol çorbası

"Gazpacho is cold tomato soup."Gazpacho soğuk domates çorbasıdır.

cucumber soup /kjuːkʌmbɚ suːp/ isim

salatalık çorbası

çoğunlukla salatalıktan yapılan, isteğe bağlı olarak yoğurt, otlar ve baharatlarla zenginleştirilebilen soğuk ya da sıcak çorba

"Cucumber soup is chilled."Salatalık çorbası soğuk servis edilir.

ajoblanco /ædʒəblænkoʊ/ isim

ajoblanco

ekmek, badem, sarımsak, zeytinyağı ve bazen diğer malzemelerle hazırlanan soğuk bir İspanyol çorbası

"Ajoblanco is almond garlic soup."Ajoblanco bademli sarımsak çorbasıdır.

yogurt soup /joʊɡɚt suːp/ isim

yoğurt çorbası

Yoğurdun ana malzeme olarak kullanıldığı, genellikle sebzeler, otlar ve baharatlarla karıştırılan ve Orta Doğu, Orta Asya ve Doğu Avrupa mutfaklarında yaygın olan bir çorba türü.

"Yogurt soup is Turkish."Yoğurt çorbası Türk mutfağındandır.

vichyssoise /ˌviʃɪˈswɑz/ isim

vişyözü

Patates ve pırasa ile hazırlanan, genellikle püre haline getirilip krema ile karıştırılan ve soğuk servis edilen bir çorba; üzerine frenk soğanı veya diğer otlar serpilir.

"Vichyssoise is cold leek potato soup."Vişyözü, soğuk pırasa ve patates çorbasıdır.

salmorejo /sælmoːɹdʒoʊ/ isim

salmorejo

Güney İspanya’ya özgü, soğuk, domates bazlı bir çorba; genellikle doğranmış haşlanmış yumurta ve jambonla servis edilir.

"Salmorejo is thick tomato soup."Salmorejo, kıvamı yoğun bir domates çorbasıdır.

holodnik /hɑːlədnɪk/ isim

holodnik

pancar, salatalık, yeşil soğan ve kefir veya ekşi kremayla yapılan, genellikle haşlanmış yumurta ve dereotu ile servis edilen Rus ve Ukrayna soğuk çorbası

"Holodnik is beet soup."Holodnik, pancarlı bir soğuk çorbadır.

okroshka /ˈɑːkɹɑːʃkə/ isim

okroşka

Kvas ya da kefir, haşlanmış patates, doğranmış sebzeler ve genellikle haşlanmış yumurta ile ekşi krema ile servis edilen soğuk bir Rus çorbasıdır.

"Okroshka is kvass soup."Okroşka, kvas bazlı bir çorbadır.

jade soup /dʒeɪd suːp/ isim

jade çorbası

Taze mısır, süt veya krema, soğan, sarımsak ve diğer baharatlarla hazırlanan, canlı yeşil rengiyle dikkat çeken geleneksel bir çorbadır.

"Jade soup has vegetables."Jade çorbası içinde çeşitli sebzeler bulunur.

sorrel soup /sɔːɹəl suːp/ isim

labada çorbası

Genellikle patates, soğan ve bazen de krema ile pişirilip sıcak veya soğuk servis edilen, labada bitkisinin yapraklarından yapılan geleneksel bir çorba.

"Sorrel soup is tangy."Labada çorbası ekşidir.

naengmyeon /niːŋmjoʊn/ isim

naengmyeon

Karabuğday ya da tatlı patates eriştesiyle hazırlanan, soğuk et suyu içinde servis edilen ve çeşitli malzemelerle süslenen Kore soğuk noodle çorbasıdır.

"Naengmyeon is cold noodle soup."Naengmyeon, soğuk noodle çorbasıdır.

chilled soup /tʃɪld suːp/ isim

soğuk çorba

Taze malzemelerle hazırlanan ve özellikle sıcak havalarda ferahlatıcı bir yemek olarak tüketilen, soğuk servis edilen çorbadır.

"Chilled soup serves cold."Soğuk çorba soğuk olarak sunulur.

tarator /tæɹeɪɾɚ/ isim

tarator

Balkan, Orta Doğu ve Akdeniz mutfaklarında yer alan, yoğurt, salatalık, ceviz ve dereotu gibi malzemelerle hazırlanan geleneksel bir soğuk çorba ya da sos.

"Tarator has yogurt cucumber."Tarator, yoğurt ve salatalık içerir.

Meyve ve Tatlı Çorbaları

che /tʃiː/ isim

çé (che)

Farklı baklagiller, meyveler, tapioka incileri ve hindistancevizi sütü gibi çeşitli malzemelerle hazırlanan, genellikle soğuk olarak sunulan bir Vietnam tatlısı ya da içeceğidir.

"Che is Vietnamese dessert soup."Çé, Vietnam mutfağının tatlı çorbasıdır.

ginataan /dʒɪnɐtɑːn/ isim

ginataan

Hindistan cevizi sütü baz alınarak yapılan bir Filipin yemeği.

"Ginataan has coconut milk."Ginataan hindistan cevizi sütü içerir.

shiruko /ʃɜːɹuːkoʊ/ isim

shiruko

Tatlı kırmızı fasulye ezmesi (anko) ile yapılan ve genellikle sıcak ya da ılık servis edilen bir Japon tatlı çorbası.

"Shiruko is red bean soup."Shiruko kırmızı fasulye çorbasıdır.

tong sui /tɑːŋ suːi/ isim

tong sui

Çeşitli malzemelerle hazırlanabilen, sıcak ya da soğuk servis edilen bir Çin tatlı çorbası.

"Tong sui is sweet soup."Tong sui tatlı bir çorbadır.

black sesame soup /blæk sɛsɐmi suːp/ isim

siyah susam çorbası

Öğütülmüş siyah susam tohumlarından yapılan bir Çin tatlı çorbası.

"Black sesame soup is warm dessert."Siyah susam çorbası sıcak bir tatlıdır.

tofu pudding /toʊfuː pʊdɪŋ/ isim

tofu pudingi

Tofu, şeker ve aromalarla hazırlanan, pürüzsüz ve kremamsı bir tatlı; bitki temelli, hafif bir lezzet sunar.

"Tofu pudding is silky."Tofu pudingi ipeksi bir kıvama sahiptir.

coconut soup /koʊkənʌt suːp/ isim

hindistan cevizi çorbası

Hindistan cevizi sütünün ana malzeme olduğu, aromatik bir çorba.

"Coconut soup is Thai."Hindistan cevizi çorbası Tayland mutfağına aittir.

sour cherry soup /saɪʊɹ tʃɛɹi suːp/ isim

ekşi kiraz çorbası

Ekşi kiraz, şeker ve suyun bir araya getirildiği, bazen başka malzemelerle zenginleştirilen geleneksel bir Macar yemeği.

"Sour cherry soup is Hungarian."Ekşi kiraz çorbası Macar mutfağına aittir.

kissel /ˈkɪsəɫ/ isim

kisel

Meyve suyu veya püreden yapılan, genellikle nişasta veya ararot ile koyulaştırılan Slav kökenli bir tatlı veya içecek.

"Kissel is berry pudding."Kisel böğürtlü pudingdir.

bilo-bilo /bɪloʊbɪloʊ/ isim

bilo-bilo

Yapışkan pirinç toplarından yapılan, genellikle tatlı ve kremamsı hindistan cevizi sütü çorbasında sunulan bir Filipin tatlısı.

"Bilo-bilo has rice balls."Bilo-bilo pirinç topları içerir.

koldskal /koʊldskəl/ isim

koldskal

Yoğurt, yumurta, şeker, vanilya ve limon suyuyla hazırlanan geleneksel bir Danimarka soğuk ayran çorbası.

"Koldskal is buttermilk soup."Koldskal bir ayran çorbasıdır.

blueberry soup /bluːbɛɹi suːp/ isim

yaban mersini çorbası

Yaban mersininden yapılan, genellikle meyvemsi ve tatlı bir çorba; soğuk ya da sıcak olarak tatlı ya da başlangıç olarak servis edilir.

"Blueberry soup is Scandinavian."Yaban mersini çorbası İskandinav mutfağına aittir.

Sebze Çorbaları

borscht /ˈbɔɹʃt/ isim

borsç

Doğu Avrupa'ya özgü, genellikle pancar, patates, lahana ve çeşitli sebzelerle hazırlanan, üzerine ekşi krema ve dereotu konularak servis edilen geleneksel çorba.

"Borscht has beets."Borsç pancar içerir.

corn chowder /kˈɔːɹn tʃˈaʊdɚ/ isim

mısır çorbası

Mısır, patates, soğan ve et suyu ile yapılan, genellikle pastırma ya da jambon eklenerek zenginleştirilen yoğun ve kremalı çorba.

"Corn chowder has corn potatoes."Mısır çorbası mısır ve patates içerir.

minestrone /ˌmɪnəˈstɹoʊˌni/ isim

minestrone

İçinde makarna ve çeşitli sebzeler bulunan, İtalya kökenli bir çorba türü.

"The minestrone was full of vegetables."Minestrone çorbası sebzelerle doluydu.

spring soup /spɹɪŋ suːp/ isim

ilkbahar çorbası

İlkbahar mevsimine özgü taze sebzelerle hazırlanan hafif çorba türü.

"Spring soup is fresh."İlkbahar çorbası taze sebzeler içerir.

ribollita /ɹɪbəliːɾə/ isim

ribollita

Fasulye, ekmek ve çeşitli sebzelerle yapılan, Toskana mutfağının kalın ve doyurucu sebze çorbası.

"Ribollita is hearty soup."Ribollita Toskana ekmek çorbasıdır.

pickle soup /pɪkəl suːp/ isim

turşu çorbası

Turşu sebzeler, et suyu ve genellikle patates, havuç ve dereotu gibi ek malzemelerle hazırlanan ekşi çorba.

"Pickle soup is tangy."Turşu çorbası turşu içerir.

atama soup /ætɑːmə suːp/ isim

atama çorbası

Nijerya'ya özgü, sebzeler, palmiye çekirdeği özü ve genellikle et ya da balık gibi malzemelerle hazırlanan geleneksel çorba.

"Atama soup is Nigerian."Atama çorbası palmiye meyvesi içerir.

rassolnik /ɹæsəlnɪk/ isim

rasolnik

Turşu, et (sığır ya da domuz), arpa ve genellikle patates ve diğer sebzelerle hazırlanan Rus mutfağının geleneksel çorbası.

"Rassolnik has pickles."Rasolnik turşu içerir.

cock-a-leekie /kˈɑːkɐlˈiːki/ isim

cock-a-leekie çorbası

İskoç mutfağının tavuk, pırasa, pirinç ya da arpa ve erik (kuru kayısı) ile hazırlanan geleneksel çorbası.

"Cock-a-leekie soup has chicken."Cock-a-leekie çorbası pırasa içerir.

scotch broth /skˈɑːtʃ bɹˈɑːθ/ isim

scotch broth

Kuzu ya da dana eti, arpa, kök sebzeler ve bazen kuru baklagillerle hazırlanan doyurucu İskoç çorbası.

"Scotch broth has lamb."Scotch broth arpa içerir.

alphabet soup /ˈælfəbˌɛt sˈuːp/ isim

alfabe çorbası

İçinde harf şeklinde makarna bulunan çorba türü.

"Alphabet soup has letter noodles."Alfabe çorbası harf makarnası içerir.

wonton soup /wˈɑːntən sˈuːp/ isim

wonton çorbası

tavuk suyu, doldurulmuş wontonlar ve genellikle bok choy, mantar, taze soğan gibi sebzeler içeren popüler bir Çin çorbasıdır

"Wonton soup has dumplings."Wonton çorbası mantarlı hamurlardan oluşur.

potage /ˈpoʊˌtɑʒ/, /ˈpoʊtədʒ/ isim

potaj

sebze ve etin et suyunda ya da suda kaynatılarak yoğun kıvamda pişirilen çorba

"Potage is thick soup."Potaj kalın bir çorbadır.

mulligatawny /mˈʌlɪɡˌætɔːni/ isim

mulligatawny

Hindistan alt kıtasından gelen, içinde köri, sebzeler, pirinç ve bazen et bulunan çorba

"Mulligatawny is curry soup."Mulligatawny bir köri çorbasıdır.

Balık ve Deniz Ürünleri Çorbaları

bouillabaisse /bˈuːɪlˌæbeɪs/ isim

bouillabaisse

çeşitli balık, kabuklu deniz ürünleri, sebzeler ve otlarla hazırlanan, genellikle ekmek ve sarımsaklı mayonez (rouille) eşliğinde sunulan geleneksel Fransız balık güveci

"Bouillabaisse is fish stew."Bouillabaisse bir balık çorbasıdır.

chowder /ˈtʃaʊdɝ/ isim

kremalı çorba (chowder)

İstiridye, balık gibi deniz ürünleri ya da bazen sebzelerle yapılan, genellikle krema ya da patatesle kıvamı artırılan çorba türü

"Chowder is creamy soup."Chowder kremalı deniz ürünlü bir çorbadır.

clam chowder /klˈæm tʃˈaʊdɚ/ isim

midye çorbası

midye, patates, soğan ve süt ya da krema ile hazırlanan, ot ve baharatlarla tatlandırılan kremalı çorba

"Clam chowder has clams."Clam chowder içinde midyeler bulunur.

fish chowder /fˈɪʃ tʃˈaʊdɚ/ isim

balık çorbası

farklı balık türleri, patates, soğan ve süt ya da krema ile yapılan, ot ve baharatlarla tatlandırılan bir chowder çeşidi

"Fish chowder has fish."Fish chowder beyaz balık içerir.

gumbo /ˈɡəmboʊ/ isim

gumbo

Güney Louisiana kökenli, yoğun aromalı bir roux, sebzeler, et ya da deniz ürünleri ve kıvam artırıcı olarak okra (bamya) kullanılan bir güveç ya da çorba

"Gumbo has okra."Gumbo içinde okra bulunur.

buridda /bɛɹɪdə/ isim

buridda

Ligurya bölgesine ait, karışık balık, domates, sarımsak ve beyaz şarapla hazırlanan geleneksel İtalyan balık güveci ya da çorbası

"Buridda is fish stew."Buridda bir İtalyan balık güveçidir.

mohinga /moʊhɪŋɡə/ isim

mohinga

Myanmar'ın ulusal yemeği olarak kabul edilen, balık temelli ve erişte içeren geleneksel Burma çorbası

"Mohinga is noodle soup."Mohinga bir Burma erişte çorbasıdır.

sliced fish soup /slaɪst fɪʃ suːp/ isim

dilimlenmiş balık çorbası

Balığın ince dilimler halinde kesilip çeşitli sebzeler, otlar ve baharatlarla birlikte bir et suyu içinde pişirildiği çorba türü.

"Sliced fish soup has fish."Dilimlenmiş balık çorbasında balık parçaları bulunur.

cullen skink /kʌlən skɪŋk/ isim

cullen skink

İskoç mutfağına ait, füme haddok, patates, soğan ve krema ile yapılan, zengin ve dumanlı aromalı geleneksel çorba.

"Cullen skink has fish."Cullen skink, füme balık çorbasıdır.

lung fung soup /lʌŋ fʌŋ suːp/ isim

lung fung çorbası

Tavuk ve karidesle yapılan bir Çin çorbası.

"Lung fung soup has chicken."Lung fung çorbası tavuk içerir.

she-crab soup /ʃiːkɹæb suːp/ isim

dişi yengeç çorbası

Mavi yengeç eti, yengeç yumurtası ve genellikle şeri ile tatlandırılan kremalı, lezzetli bir çorba.

"She-crab soup has crab."Dişi yengeç çorbasında yengeç yumurtası bulunur.

laksa /lˈæksə/ isim

laksa

Uzak Doğu kökenli, sıcak bir çorba içinde sunulan erişte yemeği.

"Laksa is noodle soup."Laksa, baharatlı bir erişte çorbasıdır.

solyanka /sɑːlɪænkə/ isim

solyanka

Ekşi ve baharatlı, genellikle et, balık ya da mantar ile hazırlanan geleneksel Rus çorbası.

"Solyanka is spicy soup."Solyanka turşu ve et içerir.

Yeşil Salatalar

composed salad /kəmpoʊzd sæləd/ isim

kompozit salata

Malzemelerin karıştırılmak yerine tabağa özenle yerleştirildiği salata türü.

"Composed salad is arranged."Kompozit salata, malzemeleri ayrı ayrı düzenler.

tossed salad /tˈɑːst sˈæləd/ isim

karıştırılmış salata

Çeşitli malzemelerin bir kase içinde, genellikle bir sosla birlikte karıştırıldığı salata türü.

"Tossed salad mixes ingredients well."Karıştırılmış salata, malzemeleri bir araya getirir.

wedge salad /wɛdʒ sæləd/ isim

dilim salata

Dörtgen ya da dilim şeklinde kesilmiş marul, sos, pastırma ve diğer süslemelerle hazırlanan salata.

"Wedge salad has lettuce."Dilim salata, marulun bir çeyreği şeklindedir.

acar /ɐkɑːɹ/ isim

acar

Havuç, salatalık ve diğer sebzelerle, ekşi ve baharatlı bir sos içinde marine edilen Endonezya ya da Malezya usulü turşu.

"Acar is pickled vegetables."Acar, turşu salatasıdır.

Afghan salad /ˈæfɡæn sæləd/ isim

afgan salatası

Afganistan mutfağına ait bir salata türü; genellikle taze sebzeler, otlar ve baharatlarla hazırlanır.

"Afghan salad has herbs."Afgan salatasında domates ve salatalık bulunur.

Arab salad /ˈæɹəb sæləd/ isim

arap salatası

Orta Doğu mutfağında sıkça rastlanan bir salata türü.

"Arab salad has lemon."Arap salatasında limon ve nane bulunur.

garden salad /ɡɑːɹdən sæləd/ isim

bahçe salatası

Çeşitli taze sebzelerle yapılan bir salata türü.

"Garden salad has lettuce tomatoes."Bahçe salatasında marul ve domates bulunur.

Greek salad /ɡɹˈiːk sˈæləd/ isim

yunan salatası

Zeytin, domates ve feta peyniri içeren bir salata.

"Greek salad has feta olives."Yunan salatasında feta ve zeytin bulunur.

kachumbari /kætʃəmbɑːɹɹi/ isim

kachumbari

Doğu Afrika mutfağından; doğranmış domates, soğan, kişniş ve diğer taze sebzelerle yapılan bir salata.

"Kachumbari is tomato onion salad."Kachumbari, domates ve soğan salatasıdır.

spinach salad /ˈspɪnɪtʃ ˈsæləd/ isim

ispanak salatası

Taze ıspanak yapraklarıyla, genellikle başka malzemelerle birleştirilerek hazırlanan bir yemek.

"Spinach salad uses baby spinach."Ispanak salatası bebek ıspanağı kullanır.

arugula salad /æɹuːɡjʊlə sæləd/ isim

roka salatası

Taze roka yapraklarıyla, genellikle başka malzemelerle birleştirilerek hazırlanan bir yemek.

"Arugula salad is peppery."Roka salatası acımtıraktır.

house salad /haʊs sæləd/ isim

ev salatası

Karışık taze yeşillikler, sebzeler ve genellikle ek malzemelerle hazırlanan bir salata.

"House salad is restaurant standard."Ev salatası restoranların standart yanıdır.

harvest salad /hɑːɹvɪst sæləd/ isim

hasat salatası

Mevsimlik malzemeler; kavrulmuş sebzeler, meyveler, kuruyemiş ve tahıllar gibi içeriklerle hazırlanan bir salata.

"Harvest salad has nuts fruit."Hasat salatasında kuruyemiş ve meyve bulunur.

Mexican salad /mɛksɪkən sæləd/ isim

meksika salatası

Meksika mutfağında sıkça kullanılan fasulye, mısır, avokado, domates ve Meksika baharatları gibi malzemelerle hazırlanan bir salata.

"Mexican salad has beans corn."Meksika salatasında fasulye ve mısır bulunur.

Italian salad /ɪtælɪən sæləd/ isim

italyan salatası

İtalyan mutfağında sıkça kullanılan malzemelerle, karışık yeşillikler, domates, zeytin, biber, peynir ve İtalyan sosu gibi içeriklerle hazırlanan salata.

"Italian salad has mozzarella."İtalyan salatasında mozzarella bulunur.

Bağlı Salatalar

tuna salad /tˈuːnə sˈæləd/ isim

ton balıklı salata

Konzerv ton balığı, mayonez ve kereviz, turşu gibi çeşitli ek malzemelerle hazırlanan, genellikle yeşilliklerin üzerinde ya da ekmek dilimleri arasında servis edilen soğuk yemek.

"Tuna salad has mayonnaise."Ton balıklı salatada mayonez bulunur.

chicken salad /tʃˈɪkɪn sˈæləd/ isim

tavuklu salata

Doğranmış tavuk etinin, genellikle sebzeler, mayonez ya da diğer baharatlarla karıştırılmasıyla hazırlanan bir yemek.

"Chicken salad has chopped chicken."Tavuklu salatada doğranmış tavuk bulunur.

coleslaw /ˈkoʊɫˌsɫɑ/ isim

lahana salatası

Genellikle mayonez bazlı bir sosla tatlandırılmış, rendelenmiş çiğ lahana ve diğer sebzelerden yapılan bir yan yemek.

"Coleslaw has shredded cabbage."Lahana salatası rendelenmiş lahana içerir.

potato salad /pətˈeɪɾoʊ sˈæləd/ isim

patates salatası

Haşlanmış patateslerin mayonez, hardal ve kereviz, soğan, turşu gibi ek malzemelerle karıştırılmasıyla yapılan klasik bir yemek.

"Potato salad has boiled potatoes."Patates salatasında haşlanmış patates bulunur.

pasta salad /pˈɑːstə sˈæləd/ isim

makarna salatası

Haşlanmış makarna, sebzeler ve genellikle vinaigrette sosundan oluşan soğuk bir yemek.

"Pasta salad has cold noodles."Makarna salatasında soğuk makarna bulunur.

macaroni salad /mˌækɐɹˈoʊni sˈæləd/ isim

makarna salatası (elbow makarna)

Haşlanmış makarna, sebzeler ve genellikle mayonez bazlı kremalı bir sosla hazırlanan soğuk bir yemek.

"Macaroni salad is pasta salad."Makarna salatası bir makarna salatasıdır.

egg salad /ˈɛɡ sæləd/ isim

yumurta salatası

Doğranmış haşlanmış yumurtalar, mayonez ve kereviz, soğan, hardal gibi ek malzemelerle hazırlanan soğuk bir yemek.

"Egg salad has chopped eggs."Yumurta salatasında doğranmış yumurta bulunur.

waldorf salad /wˈɑːldoːɹf sˈæləd/ isim

waldorf salatası

Elma, kereviz, ceviz ve mayonez bazlı bir sosla hazırlanan soğuk bir yemek.

"Waldorf salad has apples walnuts."Waldorf salatasında elma ve ceviz bulunur.

cheese slaw /tʃiːz slɔː/ isim

peynirli lahana salatası

Genellikle lahana, havuç ve diğer sebzelerle birleştirilen, rendelenmiş veya ince dilimlenmiş peynirle yapılan bir tür salata.

"Cheese slaw has grated cheese."Peynirli lahana salatası rendelenmiş peynir içerir.

curtido /kɝˈtidoʊ/ isim

curtido

lahana, havuç, soğan ve bazen jalapeno biberiyle hazırlanan geleneksel Salvadorlu salata.

"Curtido is Salvadoran slaw."Curtido, Salvadorlu bir lahana salatasıdır.

tabbouleh /tˈæbuːlˌeɪ/ isim

tabbouleh

ince doğranmış soğan, domates ve maydanozun bulgurla karıştırıldığı, Arap ülkelerinde ortaya çıkan bir yemek.

"Tabbouleh has bulgur parsley."Tabbouleh, bulgur ve maydanoz içerir.

seven-layer salad /sɛvənleɪɚ sæləd/ isim

seven-layer salad

marul, çeşitli sebzeler, peynir ve sos katmanlarından oluşan klasik bir Amerikan yemeği.

"Seven-layer salad stacks ingredients."Seven-layer salad, katmanlı malzemelerle hazırlanır.

dressed herring /dɹɛst hɛɹɪŋ/ isim

dressed herring

katmanlar halinde turşu hamsi, sebzeler ve mayonezle hazırlanan geleneksel bir Rus yemeği.

"Dressed herring has layered herring."Dressed herring, katmanlı hamsi içerir.

frogeye salad /fɹoʊdʒaɪ sæləd/ isim

frogeye salad

acini di pepe makarnası, ananas, mandalina, marshmallow ve krem şantiyle yapılan tatlı ve meyveli bir salata.

"Frogeye salad has acini de pepe."Frogeye salad, acini di pepe makarnası içerir.

Akşam Yemeği Salataları

Pittsburgh salad /pɪtsbɜːɡ sæləd/ isim

pittsburgh salad

Pennsylvania, Pittsburgh kökenli, genellikle karışık yeşilliklerle hazırlanan özgün bir salata.

"Pittsburgh salad has french fries."Pittsburgh salad, içinde patates kızartması bulundurur.

Caesar salad /sˈiːzɚ sˈæləd/ isim

caesar salad

Romaine marulu, kruton ve genellikle mayonez bazlı kremalı sosla hazırlanan soğuk bir yemek.

"Caesar salad has romaine parmesan."Caesar salad, romaine marulu ve parmesan içerir.

chef's salad /ʃˈɛfs sˈæləd/ isim

chef's salad

haşlanmış yumurta, domates, marul ve şeritler halinde peynir ve etten oluşan bir salata.

"Chef's salad has meats cheeses."Chef's salad, et ve peynir içerir.

cobb salad /kɑːb sæləd/ isim

cobb salad

karışık yeşillik, ızgara ya da kavrulmuş tavuk, pastırma, yumurta, domates, avokado ve mavi peynirden oluşan popüler bir Amerikan ana yemek salatası.

"Cobb salad has bacon egg."Cobb salad, pastırma ve yumurta içerir.

Michigan salad /mɪʃɪɡən sæləd/ isim

michigan salad

ABD'nin Michigan eyaletine özgü bir bölgesel salata.

"Michigan salad has cherries."Michigan salad, kiraz içerir.

ceviche /sɛviːʃ/ isim

ceviche

genellikle çiğ balık ya da deniz ürünlerinin narenciye suyunda marine edilip, çeşitli sebze ve baharatlarla karıştırılarak soğuk servis edilen bir yemek

"Ceviche is raw fish in citrus."Ceviche, narenciye suyunda marine edilmiş çiğ balıktır.

herring salad /hˈɛɹɪŋ sˈæləd/ isim

haring salatası

tuzlanmış ringa balığının, patates, soğan, pancar ve diğer malzemelerle karıştırıldığı, genellikle sade bir vinaigrette ile tatlandırılan geleneksel bir yemek

"Herring salad has pickled herring."Haring salatası, turşu ringa balığı içerir.

olivier salad /ˈɑːlɪvɪɚ sæləd/ isim

olivier salatası

haşlanmış patates, çeşitli sebzeler ve mayonez sosu ile hazırlanan popüler bir yemek

"Olivier salad has potatoes peas."Olivier salatası patates ve bezelye içerir.

panzanella /pænzeɪnɛlə/ isim

panzanella

bayat ekmek, domates, soğan ve diğer sebzelerle, zeytinyağı ve sirke ile tatlandırılan bir İtalyan salatası

"Panzanella has bread tomatoes."Panzanella ekmek ve domates içerir.

poke /ˈpoʊk/ isim

poke

Hawaii mutfağına ait, genellikle çiğ ton balığı ya da somon gibi balıkların sos içinde marine edilip pirinç üstünde ya da salata olarak sunulduğu bir yemek

"Poke is raw fish salad."Poke, çiğ balık salatasıdır.

fattoush /fæɾaʊʃ/ isim

fattoush

kızarmış ya da kızartılmış pita ekmeği, karışık sebzeler ve ekşi bir sosla hazırlanan Orta Doğu salatası

"Fattoush has toasted pita."Fattoush kızarmış pita içerir.

power salad /paʊɚ sæləd/ isim

power salata

çeşitli sebze, meyve, kuruyemiş, tohum ve yağsız proteinlerden oluşan, dengeli ve enerji verici bir öğün sunmak amacıyla hazırlanan besleyici salata

"Power salad has protein."Power salata protein içerir.

summer salad /sʌmɚ sæləd/ isim

yaz salatası

mevsimlik meyve ve sebzelerle hazırlanan, sıcak havalarda ferahlatıcı ve hafif bir salata

"Summer salad has seasonal produce."Yaz salatası mevsimlik ürünler içerir.

rainbow salad /ɹeɪnboʊ sæləd/ isim

gökkuşağı salatası

farklı renklerdeki sebze ve meyvelerin bir araya getirildiği, gökkuşağının renklerini yansıtan renkli bir salata

"Rainbow salad has colorful vegetables."Gökkuşağı salatası renkli sebzeler içerir.

Salad Nicoise /sˈæləd nˈɪkɔɪs/ isim

nicoise salatası

karışık yeşillikler, haşlanmış patates, taze fasulye, domates, haşlanmış yumurta, ton balığı, zeytin ve ançuez gibi malzemelerle, vinaigrette sosla tatlandırılan klasik bir Fransız salatası

"Salad Nicoise has tuna anchovies."Nicoise salatası ton balığı ve ançuez içerir.

Cep ve Hero Sandviçleri

American sub /ɐmɛɹɪkən sʌb/ isim

amerikan sandviçi

Genellikle çeşitli etler, peynirler, sebzeler ve soslarla doldurulmuş uzun bir rulo veya baget ile yapılan bir sandviç türü.

"American sub has cold cuts."Amerikan sandviçinde şarküteri ürünleri bulunur.

submarine sandwich /sˈʌbmɚɹˌiːn sˈændwɪtʃ/ isim

submarine sandviç

Uzun, silindirik bir rulo ekmeğin içine çeşitli et, peynir, sebze ve sosların konulmasıyla hazırlanan bir sandviç.

"Submarine sandwich is long roll."Submarine sandviç uzun bir rulodan yapılır.

hoagie /ˈhoʊɡi/ isim

hoagie

(Pennsylvania) Uzun bir ekmek diliminin içine et, salata ve peynir konularak yapılan bir sandviç.

"Hoagie is submarine sandwich."Hoagie bir submarine sandviçtir.

Cuban sandwich /kjˈuːbən sˈændwɪtʃ/ isim

küba sandviçi

Uzun, silindirik bir ekmek içinde jambon, kızarmış domuz eti, İsviçre peyniri, turşu ve hardal bulunan ve ekmek çıtır, peynir eriyene kadar ızgara yapılan bir sandviç türü.

"Cuban sandwich has ham pork."Küba sandviçinde jambon ve domuz eti bulunur.

souvlaki /suːvlˈæki/ isim

souvlaki

Yunan kökenli, şişe dizilmiş et parçalarının ızgara yapılmasıyla hazırlanan bir yemek.

"Souvlaki is meat skewer."Souvlaki, et şişidir.

Doner kebab /dˈoʊnɚ kəbˈɑːb/ isim

döner kebap

Dikey bir şişte pişirilen etin ince dilimler hâlinde kesilip genellikle pide ekmeğiyle sunulduğu, Türkiye kökenli bir yemek.

"Doner kebab is sliced meat."Döner kebap, dilimlenmiş ettir.

cheese roll /tʃiːz ɹoʊl/ isim

peynirli rulo

Peynir ya da peynirle birlikte başka malzemeler eklenerek yayılıp rulo hâlinde hazırlanıp pişirilen bir atıştırmalık ya da meze.

"Cheese roll has cheese filling."Peynirli ruloda peynir dolgusu vardır.

kati roll /kæɾi ɹoʊl/ isim

kati rulo

Hindistan’ın Kalküta şehrine özgü, şişte ızgara edilen et ya da sebzelerin paratha (ince bir lavaş) içine sarılmasıyla hazırlanan popüler bir sokak yemeği.

"Kati roll is Indian wrap."Kati rulo, Hint usulü dürümdür.

strudel /stɹˈuːdəl/ isim

strudel

İnce açılmış hamurun içine tatlı ya da tuzlu bir iç harç konularak rulo hâline getirildiği ve dışı çıtır, içi yumuşak olacak şekilde pişirilen bir hamur işi.

"Strudel has thin pastry."Strudel, ince hamurludur.

fougasse /faʊɡæs/ isim

fougasse

Fransız mutfağına ait, genellikle yaprak ya da kulak şekline getirilen, ot, zeytin gibi malzemelerle tatlandırılan bir tür düz ekmek.

"Fougasse is French flatbread."Fougasse, Fransız düz ekmeğidir.

calzone /kælzoʊn/ isim

calzone

İtalyan mutfağına ait, pizza hamurunun üzerine peynir, sos ve çeşitli malzemeler konularak katlanıp kenarları kapatıldıktan sonra fırın ya da kızartma yoluyla pişirilen bir tür katlanmış pizza.

"Calzone is folded pizza."Calzone, katlanmış pizzadır.

stromboli /ˌstɹɑmboʊɫi/ isim

stromboli

Pizza hamurunun içine peynir, İtalyan şarküteri ürünleri ve sebzeler konularak rulo hâline getirildiği, altın rengini alana kadar pişirilen bir yemek.

"Stromboli is rolled pizza."Stromboli, rulo pizza gibidir.

runza /ɹʌnzə/ isim

runza

Nebraska’ya özgü, mayalı hamurdan yapılan bir poşet içinde kıyma, soğan ve lahana bulunan geleneksel bir yemek.

"Runza has cabbage meat."Runza’da lahana ve et bulunur.

bierock /bɪɹɑːk/ isim

birok

Alman esintili, kıyma, soğan ve lahana ile doldurulup altın rengine kadar pişirilen bir hamur işi.

"Bierock has meat cabbage."Birokta et ve lahana bulunur.

pepperoni roll /pɛpɚɹoʊni ɹoʊl/ isim

salamlı rulo

Pizza hamuruyla yapılan ve genellikle salam ve peynirle doldurulup altın rengi olana kadar fırınlanan bir rulo.

"Pepperoni roll has pepperoni inside."Salamlı rulonun içinde salam bulunur.

pizza roll /piːtsɚ ɹoʊl/ isim

pizza rulosu

Peynir, sos ve çeşitli malzemelerle doldurulmuş pizza hamurundan yapılan, lokmalık bir atıştırmalık.

"Pizza roll is bite-sized."Pizza rulosu lokmalık boyuttadır.

chicken roll /tʃɪkɪn ɹoʊl/ isim

tavuklu rulo

Tavukla yapılan, ister tavukla doldurulmuş bir ekmek rulosu ister çeşitli malzemelerle doldurulmuş rulo bir tavuk yemeği olan bir yemek.

"Chicken roll has chicken."Tavuklu rulo tavuk içerir.

bocadillo /bɑːkɐdɪoʊ/ isim

bocadillo

Baguette ya da yuvarlak ekmek içinde çeşitli et, peynir ve sebzelerle doldurulmuş İspanyol tarzı bir sandviç.

"Bocadillo is Spanish sandwich."Bocadillo bir İspanyol sandviçidir.

Bu listedeki 133 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Yiyecekler İle İlgili İngilizce Kelimeler — Konular