Psikoloji: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Psikoloji konusundaki 25 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

C2 25 kelime C2 Seviyesi İngilizce Kelimeler
neurosis /nʊˈɹoʊsəs/ isim

nevroz

Organik bir hastalıktan kaynaklanmayan, kişinin sürekli olarak kaygılı, endişeli ve stresli olduğu bir ruhsal durum

"Neurosis causes constant anxiety."Nevroz kaygıya neden olur ancak gerçeklikle bağlantıyı kaybetmez.

cognitive behavioral therapy /kˈɑːɡnɪtˌɪv bɪhˈeɪvjɚɹəl θˈɛɹəpi/ isim

bilişsel davranışçı terapi

Ruhsal sağlık sorunlarını ele almak için olumsuz düşünceleri ve davranışları hedef alan bir psikoterapi

"CBT targets negative thoughts."Bilişsel davranışçı terapi olumsuz düşünceleri değiştirmeye yardımcı olur.

psychosis /saɪˈkoʊsəs/ isim

psikoz

Hastanın dış gerçeklikle bağını kaybettiği ciddi bir ruhsal bozukluk.

"Psychosis means losing touch with reality."Psikoz, gerçeklikle bağ kaybına neden olur.

body dysmorphic disorder /bˈɑːdi dɪsmˈoːɹfɪk dɪsˈoːɹdɚ/ isim

beden dismorfik bozukluğu

Kişinin görünüşündeki hayali kusurları düşünecek şekilde çok fazla zaman harcamasına yol açan psikolojik bir bozukluk.

"BDD focuses on imaginary flaws."Beden dismorfik bozukluğu, insanların görünüşünden nefret etmesine neden olur.

obsessive-compulsive disorder /ˈɑːkd/ isim

obsesif kompulsif bozukluk

Kişinin sürekli istenmeyen düşüncelere sahip olmasına ya da temizlik yapma, kontrol etme gibi eylemleri defalarca tekrarlamasına neden olan bir bozukluk.

"OCD has unwanted thoughts."OKB, kişinin eylemleri veya düşünceleri sürekli tekrarlamasına neden olur.

post-traumatic stress disorder /pˈoʊsttɹɔːmˈæɾɪk stɹˈɛs dɪsˈoːɹdɚ/ isim

travma sonrası stres bozukluğu

Çok şok edici veya korkutucu bir olay yaşayan kişide oluşan, kabuslar veya olayın aniden canlanmasına neden olan bir bozukluk.

"PTSD causes flashbacks from trauma."Travma sonrası stres bozukluğu, korkutucu bir olayın ardından ortaya çıkar.

borderline personality disorder /bˈoːɹdɚlˌaɪn pˌɜːsənˈælɪɾi dɪsˈoːɹdɚ/ isim

sınırda kişilik bozukluğu

Kişinin dürtüsel davranmasına, ruh halinde şiddetli dalgalanmalar yaşamasına ve kişilerarası ilişkiler kuramamasına neden olan bir ruhsal hastalık.

"BPD causes impulsive actions."Sınırda kişilik bozukluğu, dengesiz ruh hali ve ilişkilere neden olur.

dissociative identity disorder /dɪsˈoʊsiətˌɪv aɪdˈɛntɪɾi dɪsˈoːɹdɚ/ isim

disosiyatif kimlik bozukluğu

Kişide birbirinden farklı anılar ve davranış kalıplarına sahip birden fazla kişiliğin bulunduğu psikolojik bir durum.

"DID has many personalities."Disosiyatif kimlik bozukluğu, birden fazla kişilik varlığını içerir.

coping mechanism /kˈoʊpɪŋ mˈɛkənˌɪzəm/ isim

başa çıkma mekanizması

Zorlayıcı duygular, düşünceler ya da durumlarla başa çıkmak için kullanılan strateji ya da davranış.

"Humor can be a healthy coping mechanism for dealing with difficult times."Mizah, zor zamanlarla başa çıkmak için sağlıklı bir başa çıkma mekanizması olabilir.

defense mechanism /dɪfˈɛns mˈɛkənˌɪzəm/ isim

savunma mekanizması

Bireylerin kaygı, rahatsızlık veya tehdit eden duygularla başa çıkmak için bilinçaltında kullandıkları stratejiler

"Denial is a common defense mechanism."İnkâr yaygın bir savunma mekanizmasıdır.

abreaction /ɐbɹɪˈækʃən/ isim

abreaction

bastırılmış duyguların ya da travmatik anıların terapötik bir yöntemle dışa vurulması; genellikle katarsis ve duygusal rahatlama sağlar

"She had an abreaction."O, bir abreaksiyon yaşadı.

bipolar disorder /baɪpˈoʊlɚ dɪsˈoːɹdɚ/ isim

bipolar bozukluk

mani ve depresyon ataklarıyla kendini gösteren kronik bir zihinsel sağlık hastalığı

"She has bipolar disorder."Onun bipolar bozukluğu var.

hypochondria /ˌhaɪpəˈkɑndɹiə/ isim

hipokondri

kişinin sürekli olarak sağlığı hakkında kaygı ve endişe duyduğu zihinsel durum

"He suffers from hypochondria."O, hipokondri hastalığıyla mücadele ediyor.

kleptomania /klˌɛptəmˈeɪniə/ isim

kleptomani

maddi bir motivasyon olmaksızın eşya çalma dürtüsüyle karakterize edilen zihinsel bozukluk

"Kleptomania causes an urge to steal."Kleptomani çalma isteği doğurur.

latent content /lˈeɪtənt kˈɑːntɛnt/ isim

latent içerik

rüyaların psikanalitik kuramla yorumlandığında ortaya çıkan, yüzeydeki (manifest) içerikten farklı, sembolik ve örtük anlamları

"Dream analysis explores hidden latent content carefully"Rüya analizi, gizli latent içeriği dikkatle araştırır.

masochism /ˈmæsəkɪzəm/ isim

masoşizm

fiziksel ya da duygusal acı ve aşağılanmadan cinsel haz duyma eğilimi

"The psychologist discussed masochism during the lecture"Psikolog ders sırasında masoşizmi tartıştı.

narcissism /ˈnɑɹsɪˌsɪzəm/ isim

narsisizm

kişinin aşırı benmerkezci olması ve kendisini başkalarından üstün görmesiyle karakterize edilen psikolojik özellik ya da kişilik bozukluğu

"Excessive narcissism damages personal relationships seriously"Aşırı narsisizm kişisel ilişkileri ciddi şekilde zedeler.

Oedipus complex /ˈiːdɪpəs kˈɑːmplɛks/ isim

oedipus kompleksi

çocuğun karşı cins ebeveyne karşı bilinçdışı bir istek ve aynı cins ebeveynle rekabet duygusu geliştirmesi

"He has Oedipus complex."Onun Oedipus kompleksi var.

psychosomatic disorder /sˌaɪkoʊsəmˈæɾɪk dɪsˈoːɹdɚ/ isim

psikosomatik bozukluk

psikolojik ya da duygusal nedenlerden kaynaklanan, tıbbi bir açıklaması olmayan fiziksel belirtilerle kendini gösteren durum

"It is psychosomatic."Bu bir psikosomatik durumdur.

rationalization /ˌɹæʃənəɫɪˈzeɪʃən/, /ˌɹæʃnəɫɪˈzeɪʃən/ isim

rasyonalizasyon

(psikiyatri) bireylerin davranışlarını, genellikle bilinçdışı olarak, benlik imajları ya da toplumsal normlarla uyumlu bir şekilde haklı çıkarmaları ya da açıklamaları süreci

"This is rationalization."Bu bir rasyonalizasyondur.

Freudian slip /fɹˈɔɪdiən slˈɪp/ isim

freud hatası

konuşanın gerçek düşünce ya da duygularını ortaya çıkaran hata

"It was a Freudian slip."Bu bir Freud hatasıydı.

condensation /ˌkɑndənˈseɪʃən/ isim

kondenzasyon

(psikanaliz) Bilinçdışı öğelerin tek bir sembol ya da imge içinde birleştirilmesi süreci; genellikle rüyalarda ya da serbest çağrışımda görülür.

"This shows condensation."Bu, kondenzasyonu gösteriyor.

catharsis /kəˈθɑɹsəs/ isim

katarsis

(psikoloji) bastırılmış bir karmaşanın bilinç düzeyine çıkarılarak ve doğrudan ele alınarak giderilmesi süreci.

"Catharsis relieves emotional tension."Katarsis, yoğun duygusal gerilimi serbest bırakır.

dissociation /dɪˌsoʊsiˈeɪʃən/ isim

disosiyasyon

Düşüncelerin, anıların, kimliğin veya bilincin birbirinden ayrılması veya kopmasını içeren psikolojik ve nörolojik bir süreç; sıklıkla travma veya stres karşıtepki olarak ortaya çıkar

"Dissociation disconnects consciousness."Disosiyasyon kendinden kopmuş hissetmeye neden olur.

psyche /ˈsaɪki/ isim

ruh

Bir kişinin maddi olmayan veya fiziksel olmayan yönü

"The psyche is nonphysical."Ruh, bilinçli ve bilinçdışı zihni kapsar.

Bu listedeki 25 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

C2 Seviyesi İngilizce Kelimeler — Konular

Boyut ve Büyüklük23 kelimeAğırlık ve Denge13 kelimeMiktar24 kelimeYoğunluk16 kelimeTempo17 kelimeŞekiller19 kelimeÖnem ve Gereklilik23 kelimeYaygınlık ve Benzersizlik18 kelimeZorluk ve Meydan Okuma28 kelimeFiyat ve Lüks12 kelimeKalite24 kelimeBaşarı ve Zenginlik24 kelimeBaşarısızlık ve Yoksulluk24 kelimeVücut Şekli31 kelimeYaş ve Görünüm26 kelimeAnlama ve Zeka25 kelimeKişisel Özellikler22 kelimeDuygusal Durumlar25 kelimeDuyguları Tetikleme28 kelimeDuygular30 kelimeİlişki Dinamikleri ve Bağlantılar25 kelimeSosyal ve Ahlaki Davranışlar33 kelimeTatlar ve Kokular22 kelimeSesler25 kelimeDoku27 kelimeDüşünceler ve Kararlar22 kelimeŞikayet ve Eleştiri21 kelimeUyum ve Uyuşmazlık22 kelimeİletişim ve Tartışma32 kelimeBeden Dili ve Duygusal Eylemler18 kelimeSipariş ve İzin19 kelimeTavsiye ve Etki15 kelimeOnur ve Hayranlık19 kelimeİstek ve Cevap13 kelimeGirişim ve Önleme16 kelimeDeğişme ve Oluşma22 kelimeHareketler24 kelimeYemek Hazırlama21 kelimeYiyecek ve İçecekler26 kelimeDoğal Çevre21 kelimeHayvanlar32 kelimeHava Durumu ve Sıcaklık27 kelimeAfet ve Kirlilik23 kelimeÇalışma Ortamı27 kelimeMeslekler30 kelimeKonaklama29 kelimeUlaşım29 kelimeTurizm ve Göç21 kelimeHobiler ve Rutinler20 kelimeSpor28 kelimeSanatlar30 kelimeSinema ve Tiyatro31 kelimeEdebiyat29 kelimeMüzik28 kelimeKıyafetler ve Moda29 kelimeMimari30 kelimeTarih15 kelimeKültür ve Gelenek22 kelimeToplum28 kelimeDin29 kelimeFelsefe29 kelimeDilbilim29 kelimePolitika22 kelimeHukuk30 kelimeSuç28 kelimeCeza17 kelimeSavaş ve Ordu31 kelimeHükümet19 kelimeEğitim23 kelimeMedya28 kelimeTeknoloji ve İnternet23 kelimePazarlama ve Reklam25 kelimeAlışveriş24 kelimeİşletme ve Yönetim26 kelimeFinans25 kelimeBilimsel Alanlar ve Çalışmalar30 kelimeTıp26 kelimeSağlık Durumu31 kelimeİyileşme ve Tedavi29 kelimeİnsan Vücudu30 kelimeBiyoloji29 kelimeKimya31 kelimeFizik32 kelimeAstronomi25 kelimeMatematik19 kelimeJeoloji28 kelimeMühendislik21 kelimeÖlçüm18 kelime