Medya · C2 Seviyesi İngilizce Kelimeler

C2 Seviyesi İngilizce Kelimeler listesindeki "Medya" ile ilgili 28 İngilizce kelimeyi telaffuzu, örnek cümlesi ve Türkçe anlamıyla birlikte öğren.

28 kelime C2 Seviyesi İngilizce Kelimeler
teleprompter /ˈtɛɫəˌpɹɑmptɝ/ isim

teleprompter

Konuşmacının metni okumasını sağlayan, ekran üzerinde metni gösteren elektronik cihaz.

"He reads the teleprompter."Teleprompteri okuyarak konuştu.

back issue /bˈæk ˈɪʃuː/ isim

eski sayı

Bir dergi ya da gazetenin daha önceki sayısı.

"I bought a back issue of that magazine."O derginin eski bir sayısını aldım.

gazette /ɡəˈzɛt/ isim

resmi gazete

Bir kuruluş tarafından yayımlanan, karar alma ve politika konularına ilişkin ciddi bilgileri içeren resmi dergi ya da gazete.

"Read the gazette."Resmi gazeteyi oku.

byline /ˈbaɪˌɫaɪn/ isim

yazar satırı

Genellikle bir köşe ya da makalenin başında ya da sonunda yazarın adının yer aldığı satır.

"Her byline appeared."Yazar satırı göründü.

canard /kəˈnɑɹd/ isim

sahte haber

İnsanları yanıltmak amacıyla uydurulmuş, temelsiz bir hikâye ya da haber raporu.

"It is a canard."Bu bir sahte haber.

write-up /ɹˈaɪtˈʌp/ isim

yazı

Bir gazetede bir kitabı, performansı veya etkinliği incelemek için yapılan yazılı bir anlatım.

"The write-up is good."Yazı iyi.

stop press /stˈɑːp pɹˈɛs/ isim

son dakika

Yazım ya da baskı sürecinin son anında, özellikle başlık olarak eklenen en yeni ve önemli haber.

"Stop press news!"Son dakika haberleri!

sidebar /ˈsaɪdˌbɑɹ/ isim

kenar notu

Ana makalenin yanında, ek bilgi sunan kısa bir metin.

"Read the sidebar."Kenar notunu oku.

roundup /ˈɹaʊnˌdəp/ isim

özet haber

En önemli haberlerin toplandığı kısa özet.

"The news roundup covered all major events."Özet haber tüm büyük olayları kapsıyordu.

rave /ˈɹeɪv/ isim

övgü

Belirli bir film, kitap vb. hakkında bir dergi ya da gazetede yayımlanan coşkulu makale.

"The critic wrote a rave."Eleştirmen bir övgü yazdı.

lede /lˈiːd/ isim

giriş cümlesi

Bir haberin en önemli yönlerini sunan, haberin ilk cümlesi ya da paragrafı.

"Write a strong lede."Güçlü bir giriş cümlesi yaz.

op-ed /ˈɑːpˈɛd/ isim

köşe yazısı

Gazetenin editöryal sayfasının karşısında yer alan, haber ve özellikli makaleler hakkında kişisel görüşlerin bulunduğu bölüm.

"She wrote an op-ed."O bir köşe yazısı kaleme aldı.

offprint /ˈɔfpɹɪnt/ isim

ayrı basım

Bir dergi ya da gazetede ayrı bir parça olarak yayımlanan makale.

"He requested an offprint."Bir baskı örneği istedi.

obituary /oʊˈbɪtʃuˌɛɹi/ isim

ölüm ilanı

Özellikle bir kişinin ölümünden kısa bir süre sonra gazetede yayımlanan, yaşamı hakkında bilgi veren makale ya da haber.

"I read the obituary."Ölüm ilanını okudum.

hit piece /hˈɪt pˈiːs/ isim

saldırgan haber

Birini itibarsızlaştırmak amacıyla sahte bilgiler sunan rapor, makale vb.

"It was a hit piece."Bu bir saldırgan haberdi.

masthead /ˈmæstˌhɛd/ isim

başlık çubuğu

Bir dergi ya da gazetenin ilk sayfasının üst kısmında yer alan başlık.

"Check the masthead."Başlık çubuğuna bak.

muckraking /ˈməˌkɹeɪkɪŋ/ isim

kamuoyunu aydınlatma gazeteciliği

Yolsuzlukları, skandalları ya da toplumsal adaletsizlikleri agresif gazetecilikle ortaya çıkarma uygulaması.

"Muckraking exposed corruption."Kamuoyunu aydınlatma gazeteciliği yolsuzlukları ortaya çıkardı.

infotainment /ˌɪnfoʊˈteɪnmənt/ isim

bilgi-eğlence

Bilgi ile eğlenceyi birleştiren içerik türü.

"Infotainment mixes news with entertainment."Bilgi-eğlence haberleri eğlenceyle harmanlar.

cord-cutting /kˈoːɹdkˈʌɾɪŋ/ isim

kablo kesme

Geleneksel kablo ya da uydu TV aboneliklerini iptal edip, yayın hizmetleri ya da diğer dijital medya seçeneklerine yönelme eğilimi.

"Cord-cutting is popular."Kablo kesme popüler bir trend.

transmedia /ˌtɹænzˈmidiə/ isim

transmedya

Bir anlatıyı film, dizi, kitap, video oyunu gibi birden çok platformda genişleterek tutarlı bir deneyim sunan hikâye anlatım teknikleri.

"The franchise expanded through transmedia storytelling successfully"Franchise, transmedya anlatımıyla başarılı bir şekilde genişledi.

tell-all /tˈɛlˈɔːl/ sıfat

her şeyi anlatan

(Kitap, röportaj vb.) bir ünlünün ya da bireyin şok edici bilgileri açıkladığı eser.

"She wrote a tell-all book."O, her şeyi anlatan bir kitap yazdı.

organ /ˈɔrgən/ isim

organ

Belirli bir grubun veya kuruluşun görüşlerini tanıtmak için yayınladığı bir gazete, süreli yayın veya dergi.

"This is their organ."Bu onların organıdır.

supplement /ˈsʌpləˌmɛnt/ isim

ek sayfa

Genellikle renkli bir dergi biçiminde, gazeteyle birlikte satılan ayrı bir bölüm.

"Read the weekend supplement."Ek sayfayı al.

stringer /ˈstɹɪŋɝ/ isim

serbest muhabir

Bir gazeteye tam zamanlı çalışan olmamakla birlikte, zaman zaman o gazete için haber sağlayan gazeteci.

"He works as a stringer."O, serbest muhabir olarak çalışıyor.

scoop /ˈskup/ isim

ilk haber

Diğer medya organlarından daha önce bir haber ajansı tarafından duyurulan haber.

"They got the scoop."Onlar ilk haberi aldılar.

mouthpiece /ˈmaʊθˌpis/ isim

söz taşıyıcısı

Başkasının, bir hükümetin vb. görüşlerini temsil eden kişi, gazete ya da kuruluş.

"He is their mouthpiece."O onların söz taşıyıcısı.

blaze /ˈbɫeɪz/ fiil

manşetlerde yer almak

Bir haberin çok dikkat çekici bir şekilde duyurulması.

"They will blaze the news."Yangın bütün gece alev aldı.

carry /ˈkɛri/ fiil

yayınlamak

Bir televizyon, radyo ağı veya gazetenin bir şeyi yayınlaması veya bir raporun belirli bir bilgiyi içermesi

"The news will carry the story."Haberler bu hikayeyi yayınlayacak.

Bu listedeki 28 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

C2 Seviyesi İngilizce Kelimeler — Konular