Kültür ve Gelenek: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Kültür ve Gelenek konusundaki 22 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

C2 22 kelime C2 Seviyesi İngilizce Kelimeler
iconoclast /ˌaɪˈkɑnəˌkɫæst/ isim

ikonoklast

Yerleşik inançları, gelenekleri ya da değerleri sorgulayan, reddeden ve genellikle değişim yaratma ya da eksikleri ortaya çıkarma amacı güden kişi

"The artist was an iconoclast who broke all the rules."Sanatçı, tüm kuralları yıkan bir ikonoklasttı.

iconoclasm /ˌaɪˈkɑnəˌkɫæzəm/ isim

ikonoklazm

Dini imgelerin sapkınlık olarak kabul edilerek reddedilmesi ya da yok edilmesi

"Iconoclasm destroyed images."İkonoklazm, imgeleri yok etti.

mores /ˈmɔˌɹeɪz/ isim

görenekler

Bir toplumu karakterize eden örf, adet ve değerler.

"The mores of the society strongly discouraged public displays of anger."Toplumun görenekleri, öfkenin alenen gösterilmesini kesinlikle uygun görmüyordu.

ethnography /ɛθnˈɑːɡɹəfi/ isim

etnografi

Doğrudan gözlem ve etkileşim yoluyla insanların ve kültürlerin derinlemesine incelenmesi.

"Ethnography is the detailed study of how people live in different cultures."Etnografi, insanların farklı kültürlerde nasıl yaşadığının ayrıntılı incelenmesidir.

counterculture /ˈkaʊnɝˌkəɫtʃɝ/ isim

karşı kültür

Baskın ana akım normlara, değerlere ve uygulamalara karşı ortaya çıkan sosyal ve kültürel bir hareket.

"The counterculture rejected traditional values."Karşı kültür, geleneksel değerleri reddetti.

totem /ˈtoʊtəm/ isim

totem

Kutsal kabul edilen ve belirli bir grup, kabile veya aileyi simgeleyen doğal bir nesne; çoğunlukla bir hayvan veya bitkiden oluşur.

"The totem pole represents a family's history."Totem direk, ailenin tarihini temsil eder.

conventionality /kənvˌɛnʃənˈælɪɾi/ isim

gelenekçilik

Kabul görmüş düşünce ve davranış biçimlerine, uygulamalara ve standartlara uyum gösterme durumu.

"Conventionality means following the usual rules and not doing anything strange."Gelenekçilik, alışılmış kurallara uymak ve sıra dışı bir şey yapmamak demektir.

credo /ˈkɹeɪdoʊ/ isim

inanç özeti

Bir bireyin veya kuruluşun dünya görüşünü şekillendiren temel inanç ve rehber ilkelerinin resmi ifadesi; çoğunlukla dini veya felsefi niteliktedir.

"Honesty is his personal credo."Dürüstlük onun kişisel inanç özettir.

precept /ˈpɹiˌsɛpt/ isim

öğüt

Ahlaki rehberlik sağlamaya veya davranışa temel oluşturmaya yönelik yol gösterici bir ilke.

"The precept guided his behavior."Bu öğüt davranışlarına yön verdi.

pageantry /ˈpædʒəntɹi/ isim

gösteriş

Kamu etkinlikleri, kutlamalar ya da resmi törenlerde görülen süslü gösterim ve törenî şov

"The opening ceremony was full of colorful pageantry with flags and music."Açılış töreni renkli bayraklar ve müzikle dolu bir gösterişti.

syncretism /sˈɪŋkɹɪtˌɪzəm/ isim

senkretizm

Farklı kültürel unsurların, stillerin ya da geleneklerin bir araya gelerek benzersiz bir bütün oluşturması

"It shows syncretism."Bu eser senkretizmi gösteriyor.

multiculturalism /ˌməɫtiˈkəɫtʃɝəˌɫɪzəm/ isim

çokkültürlülük

bir toplum içindeki kültürel çeşitliliğin saygı görmesi gerektiği inancı

"Multiculturalism is very important."Çokkültürlülük çok önemlidir.

subculture /ˈsəbˌkəɫtʃɝ/ isim

alt kültür

büyük bir kültür içindeki, genellikle baskın kültürden farklılaşan kendine özgü değerleri, normları ve davranışları paylaşan bir grup

"Goths are a subculture."Gotlar bir alt kültüre aittir.

folklore /ˈfoʊˌkɫɔɹ/ isim

halkbilgisi

Belirli bir topluluğun nesilden nesile sözlü olarak aktarılan geleneksel inançları, adetleri, hikâyeleri ve efsaneleri

"Local folklore is rich."Yerel halkbilgisi zengindir.

soiree /swɑˈɹeɪ/ isim

akşam sohbeti

Genellikle akşam saatlerinde düzenlenen, şık ve resmi bir toplanma ya da parti

"We attended a soiree."Bir akşam sohbetine katıldık.

endogamy /ˈɛndoʊɡˌæmi/ isim

endogami

Kendi sosyal, etnik veya kültürel grubu içinde evlenme uygulaması.

"Anthropologists researched endogamy in isolated communities"Antropologlar izole topluluklardaki endogamiyi araştırdılar.

ritualism /ɹˈɪtʃuːəlˌɪzəm/ isim

ritüelcilik

Bir kültürde eski gelenek ve törenlere sıkı sıkıya bağlı kalma, işleri geleneksel biçimde yapma eğilimi

"The ritualism is strict."Ritüelcilik çok katıdır.

animism /ˈænəˌmɪzəm/ isim

animizm

Doğal unsurların, nesnelerin ve canlı varlıkların içinde ruhların barındığına dair inanç.

"Animism believes spirits live in everything."Animizm, her şeyin içinde ruhların yaşadığına inanır.

matrilineal /ˌmætɹɪˈɫɪniəɫ/ sıfat

anne soyuna dayalı

Soy ve mirasın annenin tarafı üzerinden izlendiği kültürel sistem

"The society is matrilineal."Toplum anne soyuna dayalıdır.

patrilineal /ˌpætɹɪˈɫɪniəɫ/ sıfat

baba soyuna dayalı

Soy ve mirasın babanın tarafı üzerinden izlendiği kültürel sistem

"The tribe is patrilineal."Kabile baba soyuna dayalıdır.

acculturational /ɐkˌʌltʃɚɹˈeɪʃənəl/ sıfat

kültürleştirici

Farklı ya da hâkim bir kültürün norm, görenek ve uygulamalarını edinme ya da onlara uyum sağlama süreciyle ilgili.

"The process is acculturational."Süreç kültürleştiricidir.

mannerism /ˈmænɝˌɪzəm/ isim

özel alışkanlık / kişilik özelliği

Belirli bir bireyin, grubun veya dönemin kendine özgü tarzı, davranışı veya iş yapma biçimi.

"His mannerisms annoyed his coworkers."Özel alışkanlıkları iş arkadaşlarını rahatsız ediyordu.

Bu listedeki 22 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

C2 Seviyesi İngilizce Kelimeler — Konular

Boyut ve Büyüklük23 kelimeAğırlık ve Denge13 kelimeMiktar24 kelimeYoğunluk16 kelimeTempo17 kelimeŞekiller19 kelimeÖnem ve Gereklilik23 kelimeYaygınlık ve Benzersizlik18 kelimeZorluk ve Meydan Okuma28 kelimeFiyat ve Lüks12 kelimeKalite24 kelimeBaşarı ve Zenginlik24 kelimeBaşarısızlık ve Yoksulluk24 kelimeVücut Şekli31 kelimeYaş ve Görünüm26 kelimeAnlama ve Zeka25 kelimeKişisel Özellikler22 kelimeDuygusal Durumlar25 kelimeDuyguları Tetikleme28 kelimeDuygular30 kelimeİlişki Dinamikleri ve Bağlantılar25 kelimeSosyal ve Ahlaki Davranışlar33 kelimeTatlar ve Kokular22 kelimeSesler25 kelimeDoku27 kelimeDüşünceler ve Kararlar22 kelimeŞikayet ve Eleştiri21 kelimeUyum ve Uyuşmazlık22 kelimeİletişim ve Tartışma32 kelimeBeden Dili ve Duygusal Eylemler18 kelimeSipariş ve İzin19 kelimeTavsiye ve Etki15 kelimeOnur ve Hayranlık19 kelimeİstek ve Cevap13 kelimeGirişim ve Önleme16 kelimeDeğişme ve Oluşma22 kelimeHareketler24 kelimeYemek Hazırlama21 kelimeYiyecek ve İçecekler26 kelimeDoğal Çevre21 kelimeHayvanlar32 kelimeHava Durumu ve Sıcaklık27 kelimeAfet ve Kirlilik23 kelimeÇalışma Ortamı27 kelimeMeslekler30 kelimeKonaklama29 kelimeUlaşım29 kelimeTurizm ve Göç21 kelimeHobiler ve Rutinler20 kelimeSpor28 kelimeSanatlar30 kelimeSinema ve Tiyatro31 kelimeEdebiyat29 kelimeMüzik28 kelimeKıyafetler ve Moda29 kelimeMimari30 kelimeTarih15 kelimeToplum28 kelimeDin29 kelimeFelsefe29 kelimeDilbilim29 kelimePolitika22 kelimeHukuk30 kelimeSuç28 kelimeCeza17 kelimeSavaş ve Ordu31 kelimeHükümet19 kelimeEğitim23 kelimeMedya28 kelimeTeknoloji ve İnternet23 kelimePazarlama ve Reklam25 kelimeAlışveriş24 kelimeİşletme ve Yönetim26 kelimeFinans25 kelimeBilimsel Alanlar ve Çalışmalar30 kelimeTıp26 kelimeSağlık Durumu31 kelimeİyileşme ve Tedavi29 kelimeİnsan Vücudu30 kelimePsikoloji25 kelimeBiyoloji29 kelimeKimya31 kelimeFizik32 kelimeAstronomi25 kelimeMatematik19 kelimeJeoloji28 kelimeMühendislik21 kelimeÖlçüm18 kelime