Kameranın Parçaları: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Kameranın Parçaları konusundaki 26 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

26 kelime Sanat İle İlgili İngilizce Kelimeler
camera back /kˈæmɹə bˈæk/ isim

kamera arka kapağı

film ya da dijital sensörü içinde barındıran ve kameranın gövdesine takılan çıkarılabilir parça.

"Camera back holds film or sensor."Kamera arka kapağı film ya da sensörü tutar.

hotshoe /hˈɑːtʃuː/ isim

flaş yuvası

flaş ünitesi veya mikrofon gibi harici aksesuarların takılmasına olanak tanıyan, bir kamera gövdesi üzerindeki standartlaştırılmış bir montaj noktası

"Hotshoe mounts flash onto camera."Flaş yuvası flaşı kameraya takar.

viewfinder /ˈvjuˌfaɪndɝ/ isim

görünüm bulucu

Fotoğrafçının fotoğrafı çekmeden önce çerçeveyi ve kompozisyonu ön izleme imkanı veren kamera cihazı.

"Viewfinder shows framing."Görünüm bulucu çerçeveyi gösterir.

fisheye lens /fˈɪʃaɪ lˈɛnz/ isim

balık gözü lens

Düz hatların kıvrıldığı, yarım küre şeklinde bir görüntü oluşturan, 180 dereceye kadar görüş açısı sağlayan geniş açı lens türü.

"Fisheye lens creates extreme wide distortion."Balık gözü lens aşırı geniş bozulma yaratır.

telephoto lens /tˈɛlɪfˌoʊɾoʊ lˈɛnz/ isim

telefoto lens

Standart bir lensten daha uzun odak uzaklığına sahip kamera lensi.

"Telephoto lens magnifies distant subjects."Telefoto lens uzaktaki nesneleri büyütür.

wide-angle lens /wˈaɪdˈæŋɡəl lˈɛnz/ isim

geniş açı lens

Standart bir lensten daha kısa odak uzaklığına sahip kamera lensi.

"Wide-angle lens captures broad scenes."Geniş açı lens geniş sahneleri yakalar.

zoom lens /zˈuːm lˈɛnz/ isim

zoom lens

Odak uzaklığını değiştirerek görüntünün büyütülmesini ayarlamaya yarayan kamera lensi.

"Zoom lens changes focal length."Zoom lens odak uzaklığını değiştirir.

monopod /mˈɑːnoʊpˌɑːd/ isim

monopod

Alüminyum ya da karbon fiber gibi hafif malzemelerden yapılmış tek ayaklı kamera destek aparatı.

"Monopod is one-legged camera support."Monopod tek ayaklı kamera desteğidir.

tripod /ˈtɹaɪˌpɑd/ isim

tripod

Üç ayak ve bir bağlama plakası ya da başlığı bulunan, genellikle hafif malzemelerden üretilen kamera destek aparatı.

"Tripod is three-legged camera support."Tripod üç ayaklı kamera desteğidir.

film gauge /fˈɪlm ɡˈeɪdʒ/ isim

film ölçüsü

Film yapımında kullanılan film şeridinin genişliği ya da boyutu.

"Film gauge is film width."Film ölçüsü film genişliğidir.

film base /fˈɪlm bˈeɪs/ isim

film tabanı

Geleneksel film fotoğrafçılığında ışığa duyarlı emülsiyonun kaplandığı şeffaf malzeme.

"Film base supports the emulsion layer."Film tabanı, emülsiyon katmanını destekler.

film holder /fˈɪlm hˈoʊldɚ/ isim

film tutucu

Büyük format kameralarında pozlama sırasında fotoğraf filmini düz ve sabit tutan cihaz.

"Film holder loads sheet film."Film tutucu, yaprak filmi yükler.

film speed /fˈɪlm spˈiːd/ isim

film hızı

Filmin ışığa duyarlılığının ölçüsü; ışığa ne kadar çabuk tepki verdiğini ve doğru pozlama için ne kadar ışık gerektiğini gösterir.

"Film speed measures light sensitivity."Film hızı, ışığa duyarlılığı ölçer.

film stock /fˈɪlm stˈɑːk/ isim

film stoğu

Fotoğrafçılık ya da sinemada kullanılan film türü; örneğin 35 mm, 16 mm ya da 8 mm.

"This film stock is old."Film stoğu, belirli bir film markasını ifade eder.

film grain /fˈɪlm ɡɹˈeɪn/ isim

film tanesi

Fotoğraf filminde ya da kağıtta görülen, küçük parçacıkların oluşturduğu doku ya da desen.

"Film grain appears as tiny specks."Film tanesi, ufak nokta şeklinde belirir.

photographic plate /fˌoʊɾəɡɹˈæfɪk plˈeɪt/ isim

fotoğraf plakası

Üzerine fotoğrafik emülsiyon kaplanmış, düz, ışığa duyarlı cam ya da plastik levha.

"Photographic plate uses glass not film."Fotoğraf plakası, film yerine cam kullanır.

reversal film /ɹɪvˈɜːsəl fˈɪlm/ isim

ters film

Şeffaf bir tabanda pozitif görüntü oluşturan, doğrudan izlenebilen ya da ekrana yansıtılabilen fotoğraf filmi türü.

"Reversal film makes positive slides."Ters film, pozitif slaytlar üretir.

light meter /lˈaɪt mˈiːɾɚ/ isim

ışık ölçer

Sahnedeki ışık miktarını ölçerek fotoğrafçının doğru pozlama ayarlarını belirlemesine yardımcı olan cihaz.

"Light meter measures scene brightness."Işık ölçer, sahnenin parlaklığını ölçer.

lens hood /lˈɛnz hˈʊd/ isim

lens kapakçığı

Kameranın lensinin ön kısmına takılan ve istenmeyen ışığın lense girmesini önleyerek lens parlaması ya da görüntü kalitesinde bozulma oluşmasını engelleyen cihaz.

"Lens hood blocks stray light."Lens kapakçığı istenmeyen ışığı engeller.

lens cap /lˈɛnz kˈæp/ isim

lens kapağı

Kamera kullanılmadığında ya da taşınırken lensin toz, çizik ve diğer zararlarından koruyan, lensin ön kısmına takılan çıkarılabilir kapak.

"Lens cap protects front element."Lens kapağı ön elemanı korur.

lens adapter /lˈɛnz ɐdˈæptɚ/ isim

lens adaptörü

Farklı bir kamera ya da lens yuvası için tasarlanmış lenslerin, ara bir halka ya da yuva aracılığıyla mevcut kameraya bağlanmasını sağlayan cihaz.

"Lens adapter mounts different lenses."Lens adaptörü farklı lensleri monte eder.

camera monitor /kˈæmɹə mˈɑːnɪɾɚ/ isim

kamera monitörü

Kamerada ya da harici bir cihazda bulunan, kameranın canlı görüntüsünü gösteren küçük ekran.

"Camera monitor displays image preview."Kamera monitörü görüntü önizlemesini gösterir.

microscope adapter /mˈaɪkɹəskˌoʊp ɐdˈæptɚ/ isim

mikroskop adaptörü

Bir kamerayı ya da başka bir görüntüleme cihazını mikroskopa bağlamak için kullanılan, mikroskobik örneklerin fotoğraf ya da video olarak kaydedilmesini sağlayan cihaz.

"Microscope adapter connects camera to microscope."Mikroskop adaptörü kamerayı mikroskopa bağlar.

dew shield /dˈuː ʃˈiːld/ isim

çiy koruyucu

Kamera lensinin ya da teleskopun ön kısmına takılan ve özellikle nemli ya da çiyli dış ortamda lens üzerinde su buharı birikmesini önleyen cihaz.

"Dew shield prevents condensation."Çiy koruyucu yoğuşmayı engeller.

UV filter /jˌuːvˈiː fˈɪltɚ/ isim

uV filtresi

Lensin ön kısmına takılan, ultraviyole ışınlarını bloke eden ve aynı zamanda lensi çizik, toz gibi zararlar karşısında koruyan şeffaf filtre.

"UV filter reduces ultraviolet haze."UV filtresi ultraviyole sisini azaltır.

matte box /mˈæt bˈɑːks/ isim

matte kutu

Lensin ön kısmına takılan ve ışığın miktarını ve yönünü ayarlayarak kontrol eden, aynı zamanda filtre takılmasını sağlayan gölgelik cihaz.

"Matte box holds filters and shades."Matte kutu filtreleri ve gölgeleri tutar.

Bu listedeki 26 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Sanat İle İlgili İngilizce Kelimeler — Konular