Heykel: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Heykel konusundaki 23 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

23 kelime Sanat İle İlgili İngilizce Kelimeler
bas-relief /ˈbɑɹiˈɫif/, /ˈbɑsɹiˈɫif/ isim

kabartma rölyef

Şekillerin arka plandan hafifçe yükseltilerek oluşturulduğu bir heykel tarzı.

"Bas-relief is slightly raised."Kabartma rölyef, arka plandan hafifçe dışarı çıkar.

statue /ˈstæʧuː/ isim

heykel

Taş, metal veya ahşap gibi sert malzemelerden yapılmış, bir insan veya hayvana benzeyen büyük nesne.

"The statue is tall."Heykel uzun.

armature /ˈɑːɹmətʃˌʊɹ/ isim

armatur

Heykel yapımında kil, alçı gibi yumuşak malzemeleri şekillendirirken ve sabit tutarken kullanılan metal tel ya da benzeri malzemelerden oluşan çerçeve.

"Armature supports clay sculpture."Armatur, heykelin yapısal desteğini sağlar.

maquette /mækˈɛt/ isim

maket

Büyük bir eserin ön çalışması ya da prototipi olarak, ölçekli olarak yapılan küçük heykel ya da model.

"Maquette is small sculpture model."Maket, heykeltıraşın küçük ölçekli modelidir.

readymade /ɹˈɛdɪmˌeɪd/ isim

hazır nesne (readymade)

Günlük bir nesnenin yeni bir bağlamda sunularak ya da biçimi değiştirilerek sanat eserine dönüştürülmesi; genellikle Marcel Duchamp’ın eserleriyle ilişkilendirilir.

"Readymade is art object."Hazır nesne, sıradan bir nesnenin sanat olarak sunulmasıdır.

patina /pəˈtinə/ isim

patina

Bazı malzemelerin zamanla, kimyasal ya da çevresel etkiler nedeniyle yüzeyinde oluşan ince renkli tabaka.

"Patina forms on old bronze."Patina, metal yüzeyine renk verir.

bristle brush /bɹˈɪsəl bɹˈʌʃ/ isim

kıl fırça

Sapına tutturulmuş sert kıllar ya da liflerden oluşan bir boya aracıdır.

"Bristle brush cleans surfaces."Kıl fırça doğal kıllar kullanır.

chisel /ˈtʃɪzəɫ/ isim

keski

Tutacağı ve düz, keskin kenarı olan metal alet; ahşap, metal gibi sert maddeleri şekillendirmek için kullanılır.

"Wood chisel is sharp."Ahşap keski keskindir.

vise /ˈvaɪs/ isim

kıskaç

İki parçanın vida ya da kol yardımıyla birbirine yaklaştırılarak bir nesneyi sıkıca tutmasını sağlayan el aletidir.

"Vise holds object tightly."Kıskaç, iş parçasını sıkıca tutar.

kiln /ˈkɪɫn/ isim

fırın

Seramik, çömlek ya da tuğla gibi malzemeleri pişirmek ya da kurutmak için kullanılan bir tür ocak ya da fırın.

"Kiln bakes pottery pieces."Fırın, kilin yüksek ısıda pişmesini sağlar.

pliers /ˈpɫaɪɝz/ isim

kargaburun

İki çenesi bulunan, tel, boru ya da küçük nesneleri tutmak, bükmek ya da kesmek için kullanılan küçük metal alet.

"Pliers grip well."Kargaburun iyi tutar.

potter's wheel /pˈɑːɾɚz wˈiːl/ isim

çömlek çarkı

Kili çömlek ve diğer seramik nesnelere şekil vermek için döndüren bir çömlek çarkı.

"Potter's wheel shapes clay."Çömlek çarkı, kili simetrik bir şekilde döndürür.

sandpaper /ˈsændˌpeɪpɝ/ isim

zımpara kağıdı

Bir tarafına kum ya da başka bir aşındırıcı madde yapıştırılmış, yüzeyleri pürüzsüzleştirmek ya da parlaklaştırmak için kullanılan kağıt.

"Sandpaper makes wood smooth."Zımpara kağıdı, pürüzlü yüzeyleri düzleştirir.

scraper /ˈskɹeɪpɝ/ isim

kazıyıcı

Bir yüzeyden kir, boya ya da istenmeyen maddeleri kazıyarak temizlemek için kullanılan alet.

"Paint scraper tool."Boya kazıyıcı aleti.

snips /ˈsnɪps/ isim

kesme makası

Metal ya da benzeri sert malzemeleri kesmek için kullanılan bir tür makas.

"Snips cut thin metal."Kesme makası, sac metal keser.

welding /ˈwɛɫdɪŋ/ isim

kaynak

genellikle metal veya termoplastik olan iki malzemenin yüksek ısıyla eritilmesi ve soğuyarak kaynaşması sağlanarak birleştirilmesi işlemi

"Arc welding involves melting metal with an electric arc."Ark kaynağı, metali bir elektrik arkıyla eritmeyi içerir.

cutting torch /kˈʌɾɪŋ tˈɔːɹtʃ/ isim

kesme meşalesi

Oksijen ve yakıt gazı ile çok sıcak bir alev üreterek metal ya da diğer sert maddeleri eritip kesen bir araç.

"Cutting torch melts metal."Kesme meşalesi, metali dilimleyerek keser.

wire cutter /wˈaɪɚ kˈʌɾɚ/ isim

tel kesme makası

Tel ve kabloları kesmek üzere tasarlanmış el aleti.

"Cut the wire."Tel kesme makası keser.

high relief /hˈaɪ ɹɪlˈiːf/ isim

yüksek kabartma

Heykelde, modelin en az yarısı kadar bir yüksekliğe kadar arka planından öne çıkarılan bir kabartma tekniği.

"High relief stands out."Yüksek kabartma, arka plandan uzakta belirgin bir şekilde öne çıkar.

stele /stˈiːl/ isim

stele

Bir olayı ya da kişiyi anmak ya da kaydetmek amacıyla dikilen taş levha ya da sütun.

"Stele marks ancient grave."Stele, dik bir taş levhadır.

ice sculpture /ˈaɪs skˈʌlptʃɚ/ isim

buz heykeli

Buzdan yapılan bir heykel. Genellikle bir buz bloğu çeşitli aletlerle oyularak dekoratif ya da işlevsel parçalar yaratılır.

"Ice sculpture melts slowly."Buz heykeli, donmuş blokları oyup şekillendirir.

sandcastle /sænd kæsəl/ isim

kum kalesi

Kumdan yapılan bir heykel. Genellikle kum bir kalıba sıkıştırılır ve çeşitli aletlerle şekillendirilir.

"Sandcastle built on beach."Kum kaleleri, ıslak kumu geçici olarak kalıba döker.

wire sculpture /wˈaɪɚ skˈʌlptʃɚ/ isim

tel heykeli

Telden yapılan bir heykel. Tel bükülüp kıvrılarak çeşitli şekil ve figürler oluşturulur.

"Wire sculpture forms shapes."Tel heykeli, metal hatları bükerek şekil verir.

Bu listedeki 23 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Sanat İle İlgili İngilizce Kelimeler — Konular