Görsel Sanat Türleri: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Görsel Sanat Türleri konusundaki 28 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

28 kelime Sanat İle İlgili İngilizce Kelimeler
bodegon /bˈoʊdɡɑːn/ isim

bodegon

İspanyol mutfak ve sofrada bulunan seramik ve metal kaplarda yer alan günlük nesneler, yiyecek ve içecekleri betimleyen bir natürmort türü.

"Bodegon depicts pantry food scenes."Bodegon, kilerdeki yiyecek sahnelerini tasvir eder.

figure painting /fˈɪɡjɚ pˈeɪntɪŋ/ isim

figüratif resim

İnsanın bedenini, anatomisini ve fizyolojisini sanat yoluyla tasvir eden resim türü.

"Figure painting represents human body."Figüratif resim insan vücudunu temsil eder.

landscape painting /lˈændskeɪp pˈeɪntɪŋ/ isim

manzara resmi

Dağlar, ormanlar, nehirler gibi doğal unsurları ve arazi şekillerini konu alan sanat eseri.

"Landscape painting shows natural scenery."Manzara resmi doğal bir sahneyi gösterir.

portrait /ˈpɔrtrɪt/ isim

portre

bir kişinin, özellikle yüzünün ve omuzlarının çizimi, fotoğrafı veya tablosu.

"He painted a family portrait."Bir aile portresi çizdi.

still life /stˈɪl lˈaɪf/ isim

natürmort

Çiçekler, cam eşyalar gibi hareket etmeyen nesneleri betimleyen resim veya çizim.

"The still life showed fruit and flowers."Natürmort meyve ve çiçekleri gösteriyordu.

veduta /vˈɛdʒuːɾə/ isim

veduta

17. ve 18. yüzyıllarda gelişen, şehir manzaralarını son derece ayrıntılı şekilde tasvir eden İtalyan resim ve gravür türü.

"Veduta is detailed city view."Veduta, detaylı bir şehir manzarasıdır.

caricature /ˈkɛɹəkətʃɝ/ isim

karikatür

Bir kişi ya da nesnenin mizahi, abartılı tasviri; genellikle çizim ya da heykel şeklinde.

"Caricature exaggerates distinctive features."Karikatür ayırt edici özellikleri abartır.

diptych /dˈɪptɪtʃ/ isim

diptiş

İki ayrı tahtadan yapılmış, menteşeli ve kitap gibi kapanabilen, genellikle bir sunak resmi olarak kullanılan tablo ya da gravür.

"Ancient diptych painting."Antik bir diptiş resmi.

hologram /ˈhɑɫəˌɡɹæm/ isim

hologram

Bölünmüş koherent ışık ışını (örneğin lazer) kullanılarak üç boyutlu görüntü oluşturan özel bir fotoğraf türü.

"Hologram shows 3D image."Hologram üç boyutlu bir görüntü oluşturur.

inset /ˈɪnˌsɛt/ isim

iç resim

Sayfanın ya da görselin ana kısmından ayrı olarak yer alan, küçük bir alan.

"Inset shows detail."İç resim büyütülmüş detayı gösterir.

life drawing /lˈaɪf dɹˈɔːɪŋ/ isim

canlı model çizimi

Canlı insan modellerinin, özellikle çıplak modellerin, çizilmesi etkinliği ya da becerisi.

"Life drawing studies form."Canlı model çizimi bir modeli tasvir eder.

line drawing /lˈaɪn dɹˈɔːɪŋ/ isim

çizgi çizimi

Sadece katı çizgilerle tasarımı betimleyen bir çizim türü.

"Line drawing shows shape."Çizgi çizimi sadece çizgiler kullanır.

lithograph /ˈɫɪθəˌɡɹæf/ isim

litografi

Bir taş ya da metal levhaya görüntü aktararak kağıda basılan baskı.

"Lithograph is a print."Litografi taş yüzeyinden baskı alır.

matchstick man /mˈætʃstɪk mˈæn/ isim

kibrit çubuğu insanı

Figürlerin kibrit çubuğu gibi ince, basit çizgilerle tasvir edildiği çizim ya da resim tekniği.

"Matchstick man is simple."Kibrit çubuğu insanı basit bir çubuk figürdür.

mural /ˈmjʊɹəɫ/ isim

duvar resmi

Bir duvar üzerine yapılan büyük resim.

"The mural covered the entire wall."Duvar resmi tüm duvarı kaplamıştı.

primitive art /pɹˈɪmɪtˌɪv ˈɑːɹt/ isim

ilkel sanat

Basit malzemeler ve tekniklerle, çoğunlukla manevi ya da dini amaçlarla yaratılan sanat.

"Primitive art is simple."İlkel sanat, sadeleştirilmiş formlara sahiptir.

seascape /sˈiːskeɪp/ isim

deniz manzarası

Denizi betimleyen bir tablo ya da fotoğraf.

"Seascape shows the sea."Deniz manzarası, okyanus sahnelerini tasvir eder.

self-portrait /ˌsɛɫfˈpɔɹtɹət/ isim

otobiyografi portresi

Bir kişinin kendisi tarafından yapılan kendi portresi.

"The self-portrait is detailed."Otobiyografi portresi ayrıntılıdır.

tableau /təˈbɫoʊ/ isim

tablo (tableau)

Ünlü bir tarihî ya da kurgu sahneyi sanatsal biçimde temsil eden, model ya da heykellerden oluşan grup

"The tableau was beautiful."Oturma odasındaki tablo, zaman içinde donmuş bir aile sahnesini gösteriyordu.

tracing /ˈtɹeɪsɪŋ/ isim

izleme

Bir tasarımın ya da görüntünün üzerine kağıt koyup hatlarını izleyerek kopya oluşturma tekniği.

"Tracing makes a copy."İzleme, şeffaf kağıtla kopyalar oluşturur.

triptych /ˈtɹɪptɪk/ isim

triptik

Üç ayrı tahtadan yapılmış, yan yana menteşeli olarak birleştirilen ve genellikle bir sunak resmi olarak kullanılan tablo ya da gravür.

"Triptych has three parts."Triptik, üç menteşeli panelden oluşur.

action painting /ˈækʃən pˈeɪntɪŋ/ isim

eylem resmi

Sanatçının boyayı spontane ve jestik bir şekilde uyguladığı soyut resim türü.

"Action painting is messy."Eylem resmi, enerjik jestleri vurgular.

digital painting /dˈɪdʒɪɾəl pˈeɪntɪŋ/ isim

dijital resim

Grafik tableti ya da stylus gibi dijital araçlar ve yazılım kullanılarak oluşturulan resim türü.

"Digital painting uses computer."Dijital resim, bilgisayar yazılımı kullanır.

silverpoint /sˈɪlvɚpˌɔɪnt/ isim

gümüş nokta

Hazırlanmış bir yüzeye gümüş ya da altın tel ile çizim yapma tekniği.

"She used silverpoint for drawing."Gümüş nokta, gümüş tel ile çizer.

graffiti /ɡrəˈfiːti/ isim

duvar yazısı

Duvarlar, kapılar, trenler vb. kamusal yüzlere çizilen resim veya yazılar.

"Graffiti covered the wall."Duvar yazıları duvarı kaplamıştı.

illustration /ˌɪləˈstreɪʃən/ isim

resimleme

Bir kitapta veya başka bir yayında, özellikle bir şeyin anlaşılmasını kolaylaştıran resim veya çizim.

"The illustration is clear."Resimleme net.

detonography /dˌɛtənˈɑːɡɹəfi/ isim

detonografi

Yüzeye barut ya da başka patlayıcı maddeler uygulanıp ateşlenerek kontrollü bir patlama ile görüntü ya da tasarım oluşturma sanatı.

"He tried detonography art."Detonografi, patlayıcılarla görüntüler yaratır.

comic book /kˈɑːmɪk bˈʊk/ isim

çizgi roman

Bir dizi resim ve kelimeyle hikâye anlatan, genellikle süper kahramanlar ya da macera temalı kitap.

"I read a comic book."Çizgi roman, panel dizisiyle hikâye anlatır.

Bu listedeki 28 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Sanat İle İlgili İngilizce Kelimeler — Konular