fotoğrafın reklam, gazetecilik, bilimsel araştırma gibi pratik amaçlarla bilgi iletmek ya da mesaj vermek için kullanılması
"Applied photography serves practical purposes."Uygulamalı fotoğrafçılık pratik amaçlara hizmet eder.
aerial photography/ˈɛɹɪəl fətˈɑːɡɹəfi/isim
havadan fotoğrafçılık
uçak, drone ya da uydu gibi yükseltilmiş bir konumdan fotoğraf çekerek yer yüzeyinin, çevrenin ya da yapıların kapsamlı bir perspektifini sunma yöntemi
"Aerial photography shoots from above."Havadan fotoğrafçılık yukarıdan çekim yapar.
astrophotography/ˌæstɹoʊfəˈtɑɡɹəfi/isim
astrofotoğrafçılık
yıldızlar, gezegenler ve galaksiler gibi gök cisimlerinin fotoğraflarını çekmeye yönelik uzmanlaşmış fotoğrafçılık dalı
"Astrophotography captures stars."Astrofotoğrafçılık gök cisimlerini yakalar.
autoradiography/ˌɔːɾoʊɹˌeɪdɪˈɑːɡɹəfi/isim
otorradyografi
örnek içindeki radyoaktif maddelerin konumlarını özel film ya da dedektörlerle radyoaktiviteyi yakalayarak gösteren yöntem
Hareketli bir nesnenin hızlı bir şekilde çekilen bir dizi fotoğrafıyla hareket ve davranışları analiz etmeye yarayan fotoğraf tekniği.
"Chronophotography records motion phases."Kronofotografi hareket aşamalarını kaydeder.
geophotography/dʒˌiːoʊfoʊtˈɑːɡɹəfi/isim
jeofotografi
Doğal ortam ve manzaraları, jeolojik özellikleri, arazi şekillerini ve doğal fenomenleri belgelemeye odaklanan fotoğraf türü.
"Geophotography documents geological features."Jeofotografi jeolojik özellikleri belgeler.
phototherapy/fˌoʊɾoʊθˈɛɹəpi/isim
fototerapi
Genellikle ultraviyole (UV) ışık olmak üzere ışık kullanarak cilt hastalıkları, depresyon ve uyku bozuklukları gibi çeşitli durumları tedavi eden tıbbi yöntem.
"Phototherapy uses light for healing."Fototerapi iyileşme için ışık kullanır.
straight photography/stɹˈeɪt fətˈɑːɡɹəfi/isim
düz fotoğrafçılık
Manipülasyon ya da değişiklik yapmadan, nesnenin gerçekçi ve nesnel temsiline vurgu yapan, dünyayı doğru ve doğrudan yansıtan fotoğrafçılık tarzı.
Uydu, uçak ya da insansız hava aracı gibi sistemlerle, nesnelere fiziksel temas kurmadan, Dünya yüzeyi ya da diğer nesneler hakkında bilgi elde etme yöntemi.
"Remote sensing collects data from distance."Uzaktan algılama uzaktan veri toplar.
Yüksek hızlı kameralar ve stroblar gibi özel ekipmanlar kullanarak, çok hızlı hareket eden nesneleri ya da olayları son derece kısa enstantane süreleriyle yakalayan teknik.
"High-speed photography freezes fast motion."Yüksek hızlı fotoğrafçılık hızlı hareketi dondurur.
holography/həlˈɑːɡɹəfi/isim
holografi
Lazer ışığı kullanarak bir nesnenin üç boyutlu görüntüsünü (hologram) kaydeden ve ışık girişim desenini kaydederek üç boyutlu bir imaj oluşturan fotoğraf tekniği.
"Holography records three-dimensional images."Holografi üç boyutlu görüntüler kaydeder.
photogrammetry/fˌoʊɾoʊɡɹˈæmətɹi/isim
fotogrametri
Bir nesnenin farklı açılardan çekilen fotoğraflarını kullanarak, nesnenin doğru üç boyutlu ölçümlerini ve modellerini oluşturma tekniği.
"Photogrammetry measures from photographs."Fotogrametri fotoğraflardan ölçüm yapar.
photomicrography/fˌoʊɾoʊmˈaɪkɹəɡɹəfi/isim
fotomikrografi
Mikroskop altında çok küçük nesnelerin ya da detayların (hücreler, dokular, mikroorganizmalar vb.) büyütülmüş fotoğraflarını çekmeye yarayan özel fotoğrafçılık biçimi.
"Photography through a microscope is photomicrography."Mikroskop altında fotoğraf çekmek fotomikrograftır.