omnidirectional kamera
Tek bir çekimde çevresinin 360 derece görüşünü yakalayabilen kamera.
"Omnidirectional camera captures all directions."Omnidirectional kamera tüm yönleri kaydeder.
Kamera Türleri konusundaki 37 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
omnidirectional kamera
Tek bir çekimde çevresinin 360 derece görüşünü yakalayabilen kamera.
"Omnidirectional camera captures all directions."Omnidirectional kamera tüm yönleri kaydeder.
kamera kaydedici
Fotoğraf ve video çekmek için kullanılan taşınabilir cihaz.
"Camcorder records video and audio."Kamera kaydedici video ve ses kaydeder.
geri görüş kamerası
Aracın arkasına monte edilen ve sürücünün geri vitese alırken arka alanı görmesini sağlayan kamera.
"Backup camera helps car reversing."Geri görüş kamerası arabanın geri gitmesini kolaylaştırır.
kutu kamera
Bir ucunda lens, diğer ucunda film ya da dijital sensör bulunan kapalı bir kutu şeklinde basit kamera türü.
"Box camera is simple early camera."Kutu kamera, erken dönem basit bir kameradır.
kamera telefon
Kullanıcıların fotoğraf ve video çekebilmesi için yerleşik bir kameraya sahip akıllı telefon.
"Camera phone is built into phone."Kamera telefon telefonun içine entegre edilmiştir.
kapalı devre televizyon
Bir bölgeyi ve içindekileri suçtan korumak amacıyla kameraların görüntülerinin televizyon ekranlarına aktarıldığı sistem
"Closed-circuit television watches area."Kapalı devre televizyon bölgeyi izliyor.
otomatik fotoğraf makinesi
Odak, pozlama ve diğer ayarları otomatik olarak yapan, genellikle kompakt ve taşınabilir, kullanımı kolay bir kamera türü.
"Point-and-shoot camera is simple automatic."Otomatik fotoğraf makinesi basit ve otomatik bir cihazdır.
ayna kamerasız (mirrorless) kamera
Mekanik ayna ve optik vizör yerine elektronik vizör ya da arka LCD ekran kullanan dijital kamera türü.
"Mirrorless camera has no reflex mirror."Ayna kamerasız kamera refleks aynasına sahip değildir.
araç kamerası
Araç içinde, gösterge paneline ya da ön cama monte edilen ve ön yoldaki ya da araç içindeki görüntüyü kaydeden kamera türü.
"Dashcam records while driving."Araç kamerası sürüş sırasında kayıt yapar.
dijital fotoğraf makinesi
Görüntüyü dijital veri olarak yakalayan ve bilgisayarda saklanıp görüntülenebilen fotoğraf makinesi.
"Digital camera stores electronic photos."Dijital fotoğraf makinesi elektronik fotoğrafları depolar.
dijital tek lens refleks kamera
Bir aynanın ve prizma sisteminin, lensten gelen ışığı optik vizöre yansıtarak fotoğrafçının lensin gördüğünü tam olarak görmesini sağlayan bir tür dijital kamera.
"A digital single-lens reflex camera takes photos."Dijital tek lens refleks kamera fotoğraf çeker.
tek kullanımlık kamera
Tek seferlik kullanım için tasarlanmış, çekim sonrası laboratuvara gönderilip işlenen bir filmli fotoğraf makinesi.
"Disposable camera is single-use only."Tek kullanımlık kamera yalnızca bir kez kullanılabilir.
doküman kamerası
Basılı materyaller, üç boyutlu nesneler veya diğer öğelerin görüntülerini yakalayıp büyük bir ekrana ya da projektöre yansıtmak için tasarlanmış kamera türü.
"Document camera projects real objects."Doküman kamerası gerçek nesneleri ekrana yansıtır.
silah kamerası
Askeri uçak veya araçlara monte edilen ve operasyon sırasında hedeflerin görüntülerini kaydeden kamera türü.
"Gun camera records action."Silah kamerası nişangah üzerinden çekim yapar.
iP kamera
Veri iletimini bilgisayar ağı ya da internet üzerinden gerçekleştiren, uzaktan izleme ve kontrol imkanı sunan dijital video kamerası.
"IP camera streams over internet."IP kamera internet üzerinden yayın yapar.
büyük format
Geleneksel 35 mm film ya da dijital sensörlerden daha büyük film ya da sensör kullanan fotoğrafçılık türü.
"Large format uses big film."Büyük format kameralar büyük film kullanır.
canlı ön izleme
Kullanıcının fotoğraf ya da video çekmeden önce ekranda gerçek zamanlı olarak görüntüyü görmesini sağlayan dijital kamera özelliği.
"Live preview shows screen before shot."Canlı ön izleme, çekim öncesi ekranda görüntüyü gösterir.
orta format
35 mm kameralar ile büyük format kameralar arasında kalan, daha büyük film ya da sensör kullanan fotoğrafçılık türü.
"Medium format is between small and large."Orta format, küçük ve büyük format arasında yer alır.
film kamera
Hareketli görüntüleri, ardışık kareler halinde film ya da dijital depolama ortamına kaydederek sinema filmi çekmek için kullanılan cihaz.
"Movie camera records motion pictures."Film kamera hareketli görüntüler kaydeder.
iğne deliği kamera
Kameranın içindeki bir yüzeye, genellikle film ya da ışığa duyarlı kağıda, dış dünyayı ters çevrilmiş olarak yansıtan küçük bir delik kullanan basit kamera türü.
"Pinhole camera has no lens."İğne deliği kameranın merceği yoktur.
televizyon kamerası
Canlı ya da kaydedilmiş video ve ses sinyallerini televizyon yayıncılığı için yakalayan ve ileten kamera; genellikle bir mercek, görüntü sensörü ve sinyali işleyip gönderen elektronik devrelerden oluşur.
"Television camera broadcasts live video."Televizyon kamerası canlı video yayını yapar.
rapatronik kamera
Nükleer patlamalar ya da balistik füze fırlatmaları gibi çok yüksek hızlı olayları yakalamak için tasarlanmış yüksek hızlı kamera.
"Rapatronic camera captures nuclear explosions."Rapatronik kamera nükleer patlamaları kaydeder.
mesafe ölçer kamera
Kameranın ve konunun arasındaki mesafeyi ölçerek fotoğrafçının netleme yapmasına yardımcı olan bir mesafe ölçer mekanizması kullanan kamera türü.
"Rangefinder camera measures distance mechanically."Mesafe ölçer kamera mesafeyi mekanik olarak ölçer.
stereo kamera
İki ya da daha fazla mercek ya da görüntü sensörü kullanarak hafif farklı açılardan fotoğraf çekip, konunun üç boyutlu bir görüntüsünü oluşturabilen kamera.
"Stereo camera takes paired 3D images."Stereo kamera eşleşmiş 3D görüntüler çeker.
termografik kamera
Görünür ışık yerine termal radyasyonu yakalayarak görüntü oluşturan kamera türü.
"Thermographic camera images heat."Termografik kamera ısıyı görüntüler.
zaman‑uçuşu kamera
Kameranın görüş alanındaki nesnelere olan mesafeyi ölçmek için kızılötesi ışık kullanan kamera türü.
"Time-of-flight camera measures distance with light."Zaman‑uçuşu kamera ışıkla mesafe ölçer.
trafik denetim kamerası
Hız aşımı ya da kırmızı ışık ihlali gibi trafik suçlarını tespit edip kaydeden, ihlal eden aracı fotoğraf ya da video olarak yakalayan kamera türü.
"Traffic camera catches violations."Trafik kamerası ihlalleri yakalar.
çift lensli refleks kamera
Üst üste yerleştirilmiş iki lens kullanan; birisi fotoğrafı çeker, diğeri ise görüntüyü yerden cam ya da prizma üzerine yansıtarak fotoğrafçının kompozisyon yapmasını sağlayan kamera türü.
"He bought a twin-lens reflex camera yesterday."Dün çift lensli refleks bir kamera satın aldı.
video kamera
Elektronik hareketli görüntü yakalamak için kullanılan kamera; başlangıçta televizyon endüstrisi için geliştirilmiş, günümüzde film yapımında da yaygın olarak kullanılmaktadır.
"Video camera records moving images."Video kamera hareketli görüntüleri kaydeder.
web kamerası
Kullanıcının videolarını kaydetmek veya yayınlamak için kullanılan, bir bilgisayara bağlı kamera.
"My webcam is broken."Web kameram bozuk.
gama kamera
radyoaktif bir izotopun yaydığı gama ışınlarını kullanan ve vücudun iç organ ve dokularının yapı ve fonksiyonlarını görselleştiren bir tıbbi görüntüleme cihazı.
"Gamma camera detects radiation."Gama kamera radyasyonu tespit eder.
sanal kamera
kullanıcıların dijital bir ortamda sanal kameranın konumunu, yönünü ve diğer parametrelerini değiştirmesine olanak tanıyan bir yazılım ya da cihaz.
"Virtual camera exists in software."Sanal kamera yazılım içinde bulunur.
vücut kamerası
Genellikle göğüs veya omuzda taşınan ve kolluk kuvvetleri ile halk arasındaki etkileşimlerin ses ve video görüntülerini yakalamak için kullanılan bir kamera türü.
"Body camera is worn on police."Vücut kamerası polislere takılır.
selfie kamerası
mobil telefon ya da dijital kamerada kullanıcıya yönelen ve özportre çekimi için tasarlanmış ön kamera.
"Selfie camera faces the user."Selfie kamerası kullanıcıya bakar.
gizli kamera
kişinin haberi veya izni olmadan video ya da ses kaydı alabilmek için saklanacak veya kamufle edilecek şekilde tasarlanmış kamera.
"Hidden camera is concealed."Gizli kamera saklıdır.
anlık fotoğraf makinesi
çekimden hemen sonra fiziksel bir baskı üreten, kendi kendine gelişen film ya da benzeri baskı teknolojileri kullanan kamera.
"Instant camera prints photos immediately."Anlık fotoğraf makinesi fotoğrafı hemen basar.
polaroid kamera
kendi kendine gelişen filmle çekim anında fiziksel baskı üreten, fotoğrafın etrafında karakteristik beyaz çerçeve bulunan bir anlık fotoğraf makinesi türü.
"Polaroid camera makes instant prints."Polaroid kamera anlık baskılar yapar.
Bu listedeki 37 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla