Görsel Sanatçılar: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Görsel Sanatçılar konusundaki 32 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

32 kelime Sanat İle İlgili İngilizce Kelimeler
caricaturist /ˈkɛɹəkətʃɝəst/ isim

karikatürist

İnsanların mizahi ve abartılı çizimlerini yapan sanatçı.

"Caricaturist draws funny portraits."Karikatürist komik portreler çizer.

cartoonist /kɑɹˈtunəst/ isim

karikatürist

Genellikle karikatür ya da çizgi roman şeklinde mizahi çizimler yapan sanatçı.

"Talented political cartoonist."Yetenekli bir siyasi karikatürist.

draftsman /ˈdɹæftsmən/ isim

çizimci

Teknik amaçlar için detaylı çizimler ya da planlar hazırlayan sanatçı.

"Draftsman creates technical drawings."Çizimci teknik çizimler üretir.

illustrator /ˈɪɫəˌstɹeɪtɝ/ isim

illüstratör

Kitap, dergi ya da diğer yayınlar için görsel tasvirler yapan sanatçı.

"Illustrator draws for books."Illüstratör kitaplar için resimler çizer.

miniaturist /mˈɪnɪtʃɚɹˌɪst/ isim

minyatürist

Küçük ölçekli, son derece detaylı eserler üreten sanatçı.

"Miniaturist paints tiny detailed works."Minyatürist çok küçük ve detaylı eserler yapar.

Old Master /ˈoʊld mˈæstɚ/ isim

eski usta

19. yüzyıldan önce yaşamış, tanınmış bir Avrupa ressamı.

"Old Master is pre-1800 European artist."Eski usta, 1800 öncesi bir Avrupa sanatçısıdır.

pavement artist /pˈeɪvmənt ˈɑːɹɾɪst/ isim

kaldıraç sanatçısı

Kaldırımlara tebeşirle çizim yapan ve yoldan geçenlerden bağış toplama amacı güden sanatçı.

"Pavement artist draws on sidewalks."Kaldıraç sanatçısı kaldırımda çizer.

animator /ˈænəˌmeɪtɝ/ isim

animatör

çizgi film, animasyon gibi hareketli görüntüler yaratan, çeşitli teknik ve yazılımları kullanan kişi

"Animator creates moving images."Animatör hareketli görüntüler üretir.

architect /ˈɑɹkəˌtɛkt/ isim

mimar

Binaları tasarlayan ve genellikle inşaatlarını denetleyen kişi.

"The architect designed a modern glass building."Mimar modern bir cam bina tasarladı.

artisan /ˈɑɹtəzən/ isim

zanaatkar

Eşyaları kısmen ya da tamamen el ile üreten yetkin usta.

"Skilled local artisan."Usta yerel zanaatkar.

concept artist /kˈɑːnsɛpt ˈɑːɹɾɪst/ isim

konsept sanatçısı

fikirlere görsel temsiller üreten, genellikle film, video oyunu ve diğer medya projelerinde kullanılan sanatçı

"Concept artist designs imaginary worlds."Konsept sanatçısı hayali dünyalar tasarlar.

floral designer /flˈoːɹəl dɪzˈaɪnɚ/ isim

çiçek tasarımcısı

çiçek ve yaprakları düzenleyerek dekoratif gösterimler oluşturan profesyonel

"Flower arranger is a floral designer."Çiçek düzenleyicisi bir çiçek tasarımcısıdır.

jewelry designer /dʒˈuːəlɹi dɪzˈaɪnɚ/ isim

takı tasarımcısı

satış amacıyla takı parçaları yaratan ve tasarlayan profesyonel

"Jewelry designer creates wearable art."Takı tasarımcısı giyilebilir sanat eserleri üretir.

penciller /pˈɛnsɪlɚ/ isim

çizimci

çizgi roman sayfalarının ilk taslak ve düzenlemelerini yapan sanatçı

"Penciller draws comic book pages."Çizimci çizgi roman sayfalarını çizer.

photographer /fəˈtɑːɡrəfɚ/ isim

fotoğrafçı

Hobi ya da mesleği fotoğraf çekmek olan kişi

"The photographer took pictures."Fotoğrafçı fotoğraflar çekti.

photojournalist /ˌfoʊtoʊˈdʒɝnəɫəst/ isim

foto muhabiri

haber yayınları için olayları belgeleyen ve hikayeleri anlatan fotoğraflar çeken profesyonel

"Photojournalist tells news with images."Foto muhabiri görüntülerle haber anlatır.

potter /ˈpɑtɝ/ isim

çömlekçi

kilden dekoratif ve işlevsel nesneler üreten sanatçı

"Potter shapes clay vessels."Çömlekçi kilden vazolar şekillendirir.

sculptor /ˈskəɫptɝ/ isim

heykeltıraş

Taş, ahşap, kil, metal vb. malzemeleri oyup şekillendirerek sanat eserleri yaratan kişi.

"The sculptor carved stone."Heykeltıraş taşı oyarak bir eser yaptı.

tattoo artist /tætuː ɑːɹɾɪst/ isim

dövme sanatçısı

özel ekipmanla iğne ve pigment kullanarak kalıcı vücut sanatı yapan yetkin profesyonel

"Tattoo artist inks permanent skin designs."Dövme sanatçısı kalıcı deri tasarımları uygular.

craftsman /ˈkɹæfsmən/, /ˈkɹæftsmən/ isim

zanaatkar

geleneksel yöntem ve tekniklerle el işi ürünler üreten yetenekli profesyonel

"Craftsman makes functional objects skillfully."Zanaatkar işlevsel nesneleri ustalıkla üretir.

saddler /ˈsædəɫɝ/, /ˈsædɫɝ/ isim

seleci

At ve diğer hayvanlar için deri sele ve diğer deri eşyaları yapan ve onaran zanaatkar.

"Saddler makes leather saddles."Seleci deri seleler yapar.

mason /ˈmeɪsən/ isim

duvar ustası

Taş, tuğla ya da betondan yapı inşa eden yetkin zanaatkar.

"The mason built a stone wall."Duvar ustası bir taş duvar inşa etti.

tanner /ˈtænɝ/ isim

dericilik ustası

Hayvan derilerini suda bekletip, gererek ve yağlar ile kimyasallar kullanarak deriye dönüştüren zanaatkar.

"Tanner converts hides into leather."Dericilik ustası derileri deriye çevirir.

master craftsman /mˈæstɚ kɹˈæftsmən/ isim

usta zanaatkar

Kendi dalında yüksek beceri ve deneyime ulaşmış, mesleğinde belirli bir seviyeye ulaşmış zanaatkar.

"Master craftsman trains apprentices."Usta zanaatkar çırakları eğitir.

apprentice /əˈpɹɛntəs/, /əˈpɹɛntɪs/ isim

çırak

Becerilerini öğrenmek için belirli bir süre boyunca yetenekli bir kişiye çalışan, genellikle düşük gelir kazanan kimse

"The apprentice learned quickly."Çırak çabuk öğrendi.

journeyman /ˈdʒɝniˌmæn/ isim

çıraklık sonrası zanaatkar

Çıraklığını tamamlamış, belli bir beceri ve deneyime sahip ancak hâlâ usta seviyesine ulaşmamış zanaatkar.

"Journeyman works under master."Çıraklık sonrası zanaatkar usta altında çalışır.

printmaker /ˈpɹɪntˌmeɪkɝ/ isim

grafik sanatçısı

Özel levhalar ya da bloklardan resim ya da tasarımları basan kişi.

"Printmaker produces multiple original impressions."Grafik sanatçısı birden çok özgün baskı üretir.

engraver /ɪnˈɡɹeɪvɝ/ isim

kazı ustası

Ağaç, taş gibi sert yüzeylere tasarımlar ve yazılar oyma ya da kesme işi yapan eğitilmiş kişi.

"Engraver cuts designs into metal."Kazı ustası metallere tasarımlar kazır.

glazier /ˈɡɫeɪziɝ/ isim

camcı

Cam kesme, takma ve değiştirme işlerinde uzmanlaşmış meslek sahibi.

"The glazier repaired the window quickly."Camcı pencereyi çabucak onardı.

weaver /ˈwiːvər/ isim

dokumacı

İplik ya da yunu bir tezgâh üzerinde örerek desenli kumaşlar ve tekstil ürünleri üreten yetkin usta.

"The weaver created beautiful patterns on the loom."Dokumacı tezgâhta güzel desenler yarattı.

milliner /ˈmɪɫɪnɝ/ isim

şapka tasarımcısı

Şapka, başlık ve benzeri aksesuarları tasarlayan, yapan ve satan kişi.

"Milliner makes custom hats."Şapka tasarımcısı özel şapkalar üretir.

lapidary /ˈɫæpəˌdɛɹi/ isim

taş işçisi

Değerli taşları, mineralleri ve kayaları kesme, şekillendirme ve parlatma sanatında uzmanlaşmış kişi.

"He is a lapidary."O bir taş işçisidir.

Bu listedeki 32 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Sanat İle İlgili İngilizce Kelimeler — Konular