Aesthetics and Creative Processes: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Aesthetics and Creative Processes konusundaki 12 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

12 kelime Sanat İle İlgili İngilizce Kelimeler
afflatus /ɐflˈæɾəs/ isim

ilham

Üst bir güçten gelmiş gibi zihne aniden esen güçlü yaratıcılık ya da sezgi patlaması.

"Afflatus is divine inspiration."İlham, sanatsal bir esinlenmedir.

creation /kɹiˈeɪʃən/ isim

yaratım

Bir şeyi varlık kazandırma eylemi.

"Creation makes something new."Yaratım yeni bir sanat eserini ortaya çıkarır.

creativity /ˌkɹieɪˈtɪvəti/ isim

yaratıcılık

hayal gücünü kullanarak yeni bir şey ortaya koyma yeteneği

"Creativity is an inner ability."Yaratıcılık özgün fikirler üretir.

effect /ɪˈfɛkt/ isim

etki

Bir kişi veya şeyin başka bir kişi veya şeyden kaynaklanan değişikliği.

"The effect was surprising."Etki şaşırtıcıydı.

magnum opus /mˈæɡnəm ˈɑːpəs/ isim

başyapıt

Bir yazar ya da sanatçının yarattığı en büyük edebi ya da sanatsal eser.

"The novel was considered the author's magnum opus."Roman, yazarın başyapıtı olarak kabul edildi.

muse /ˈmjuz/ isim

ilham kaynağı

Bir sanatçı ya da yazarın eser üretirken fikir almasını ya da motive olmasını sağlayan kişi ya da şey.

"Artist muse inspired."Sanatçının ilham kaynağı onu etkiledi.

imprimatura /ɪmpɹˈɪmətʃˌʊɹə/ isim

imprimatura

boya katmanları uygulanmadan önce tablo yüzeyine sürülen ilk ince katman ya da astar

"Imprimatura stains canvas tonally."Imprimatura, tuvali tonlayarak lekeler.

objet d'art /ɑːbdʒˈɛt dˈɑːɹt/ isim

sanat nesnesi

öncelikle süsleme amacıyla tasarlanmış, işlevden çok estetik değer taşıyan eser

"Objet d'art is decorative art piece."Sanat nesnesi dekoratif bir sanat parçasıdır.

oeuvre /ˈɝv/, /ˈuvɹə/ isim

eserler bütünlüğü

Belirli bir ressam, yazar vb. tarafından üretilen sanatsal ya da edebi eserlerin toplamı.

"This is his finest oeuvre."Bu, onun en iyi eserler bütünlüğüdür.

painterly /ˈpeɪntɝɫi/ sıfat

resimsel

(bir tablo ya da tarzı için) görünür fırça darbeleriyle ve gerçekçi olmaktan ziyade duygusal bir temsil içeren

"The brushstroke is painterly."Fırça darbesi resimsel bir nitelik taşır.

aesthetics /ɛsˈθɛtɪks/ isim

estetik

Güzellik ve sanatın doğasını inceleyen felsefenin dalı.

"Aesthetics is the study of beauty."Estetik, güzelliğin incelenmesidir.

conceptualize /kənˈsɛptʃwəˌɫaɪz/ fiil

kavramsallaştırmak

Mevcut fikirlerin ya da bilgilerin birleştirilmesiyle zihinde bir fikir ya da kavram oluşturmak

"It is hard to conceptualize infinity."Sonsuzluğu kavramsallaştırmak zordur.

Bu listedeki 12 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Sanat İle İlgili İngilizce Kelimeler — Konular