Düğün Töreni: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Düğün Töreni konusundaki 27 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

B2 27 kelime B2 Seviyesi İngilizce Kelimeler
bachelor party /bˈætʃəlɚ pˈɑːɹɾi/ isim

bekarlığa veda partisi

Evlenecek bir erkeğin erkek arkadaşları tarafından düzenlenen parti.

"The bachelor party was loud."Bekarlığa veda partisi çok gürültülüydü.

bachelorette party /bˌɑːkɪloːɹˈɛt pˈɑːɹɾi/ isim

bekarlığa veda kız partisi

Evlenecek bir kadının kadın arkadaşları tarafından düzenlenen parti.

"The bachelorette party was fun and noisy."Bekarlığa veda kız partisi eğlenceli ve gürültülüydü.

best man /bˈɛst mˈæn/ isim

damat arkadaşı

Damat tarafından düğün sırasında ona yardımcı olması için seçilen erkek.

"The best man spoke well."Damat arkadaşının konuşması çok iyiydi.

bridesmaid /ˈbɹaɪdzˌmeɪd/ isim

gelin arkadaşı

Gelin tarafından düğün sırasında ona yardımcı olması için seçilen kadın.

"The bridesmaid carried flowers."Gelin arkadaşı çiçekleri taşıdı.

fiance /ˌfiˌɑnˈseɪ/, /fiˈɑnˌseɪ/ isim

nişanlı (erkek)

Birine nişanlı olan erkek.

"Her fiance arrived early."Onun nişanlısı erken geldi.

fiancee /fiˈænsi/ isim

nişanlı (kadın)

Birine nişanlı olan kadın.

"His fiancee smiled."Onun nişanlısı gülümsedi.

flower girl /flˈaʊɚ ɡˈɜːl/ isim

çiçek kız

Düğünde gelinin önüne çiçek yaprakları atan küçük kız.

"The flower girl was cute."Çiçek kız çok tatlıydı.

maid of honor /mˈeɪd ʌv ˈɑːnɚ/ ifade

nedime

gelin tarafından ana nedime olarak seçilen ve düğün planlama süreci boyunca ve düğün gününde ona destek olan kadın

"Her sister was the maid of honor."Kız kardeşi nedimeydi.

bouquet /buˈkeɪ/ isim

buket

bir tören veya hediye olarak çekici bir şekilde düzenlenmiş çiçekler

"The bouquet is beautiful."Buket güzel.

engagement ring /ɛnɡˈeɪdʒmənt ɹˈɪŋ/ isim

nişan yüzüğü

Evlenecekleri konusunda anlaşma sağlandıktan sonra birinin partnerine verdiği yüzük.

"The engagement ring is shining."Nişan yüzüğü parlıyor.

wedding ring /wˈɛdɪŋ ɹˈɪŋ/ isim

evlilik yüzüğü

Evlilik töreninde eşin diğerine takdığı yüzük.

"His wedding ring is made of gold."Evlilik yüzüğü altından yapılmış.

wedding gown /wˈɛdɪŋ ɡˈaʊn/ isim

gelinlik

Gelin tarafından düğün töreninde giyilen resmi elbise.

"The wedding gown is white."Gelinin elbisesi beyaz.

tuxedo /ˌtəkˈsidoʊ/ isim

smoking

Genellikle siyah kravatlı, resmi davet ve törenlerde giyilen erkek takımı.

"The tuxedo looks formal."Smoking resmi görünüyor.

confetti /kənˈfɛti/ isim

konfeti

Özel bir etkinlikte, özellikle düğün sonrası yeni evlilere atılan renkli kağıt parçacıkları.

"Confetti flew everywhere."Konfeti her yere uçtu.

elope /ɪˈɫoʊp/ fiil

kaçmak (evlenmek için)

Gizlice kaçıp partneriyle evlenmek.

"They will elope secretly."Genç çift bu gece gizlice kaçıyor.

vow /vaʊ/ isim

yemin

Özellikle bir düğün ya da dini tören sırasında yapılan ciddi ve resmi bir söz.

"They made a vow."Yeminlerini değiş tokuş ettiler.

bell /bel/ isim

çan

İçinde ayrı bir metal parçası asılı bulunan ve hareket ettiğinde çınlayan ses çıkaran metalik, kupa biçiminde nesne.

"The bell rang."Çan çaldı.

dance floor /dˈæns flˈoːɹ/ isim

dans pisti

Etkinlik, diskotek, kulüp vb. yerlerde insanların dans edebildiği belirli alan.

"The couple stepped onto the dance floor."Çift dans pistine adım attı.

honeymoon /ˈhəniˌmun/ isim

balayı

Yeni evlilerin düğünden hemen sonra yaptıkları tatil.

"The honeymoon was relaxing."Balayı çok rahatlatıcıydı.

newlywed /ˈnuɫiˌwɛd/ isim

yeni evli

Kısa bir süre önce evlenmiş kişi.

"The newlywed smiled."Yeni evli gülümsedi.

pregnant /ˈpɹɛɡnənt/ sıfat

hamile

(Kadın ya da dişi hayvan) içinde bebek taşıyan.

"My sister is pregnant."Kız kardeşim hamile.

reception /rɪˈsɛpʃən/ isim

resepsiyon

bir olayı kutlamak veya birini karşılamak için verilen resmi bir parti

"We attended a reception party."Bir resepsiyon partisine katıldık.

speech /ˈspitʃ/ isim

konuşma

Belirli bir konu hakkında dinleyiciye yapılan resmi hitap.

"The speech was moving."Konuşma çok duyguluydu.

toast /toʊst/ isim

kadeh kaldırmak

birini onurlandırmak veya ona sağlık, mutluluk veya başarı dilemek için genellikle alkol dolu bir kadehi kaldırma eylemi

"Let's have a toast."Kadeh kaldıralım.

veil /ˈveɪɫ/ isim

duvak

Gelinlerin başını ve yüzünü örten ya da sırtına dökülen, genellikle dantel gibi ince kumaşlardan yapılan parça.

"The veil is long."Duvak uzun.

aisle /ˈaɪəɫ/, /ˈaɪɫ/ isim

koridor

Kilise içinde sıralar arasındaki geçit yolu, genellikle girişten sunak bölgesine uzanır.

"The aisle is narrow."Koridor dar.

exchange /ɪksˈʧeɪnʤ/ fiil

değiş tokuş etmek

Birine bir şey vermek ve karşılığında başka bir şey almak.

"Let's exchange gifts."Tatillerde hediye değiş tokuş ederler.

Bu listedeki 27 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

B2 Seviyesi İngilizce Kelimeler — Konular