motorlu testere
Küçük bir motorla çalışan, dişli bir zincir içeren ve odun kesmek için kullanılan alet.
"Chainsaw cuts trees."Motorlu testere ağaçları keser.
Aletler konusundaki 31 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
motorlu testere
Küçük bir motorla çalışan, dişli bir zincir içeren ve odun kesmek için kullanılan alet.
"Chainsaw cuts trees."Motorlu testere ağaçları keser.
anahtar
Kolu ve bir ya da iki çenesi bulunan, somun, cıvata ya da boru gibi nesneleri kavramak, döndürmek ya da tutmak için kullanılan el aleti.
"Adjustable wrench is useful."Ayarlanabilir anahtar çok işe yarar.
vida
Odun ya da metal üzerine tornavida yardımıyla döndürülerek nesneleri bir arada tutan, sivri uçlu küçük metal parça.
"Tighten the screw."Vidayı sık.
yapıştırıcı
Nesneleri birbirine yapıştırmak için kullanılan madde.
"Strong glue fixes."Güçlü yapıştırıcı tamir eder.
keski
Tutacağı ve düz, keskin kenarı olan metal alet; ahşap, metal gibi sert maddeleri şekillendirmek için kullanılır.
"Wood chisel is sharp."Ahşap keski keskindir.
pul
Küçük olan ve sızdırmazlık sağlayan veya bir somun ile cıvata arasına bağlantılarını sıkılaştırmak için konulan düz lastik, plastik veya metal halka.
"The washer is a ring."Pul bir halkadır.
kürek
Uzun saplı, geniş ve kavisli metal kepçe ucu bulunan, kar, toprak vb. maddeleri taşımak için kullanılan alet.
"Garden shovel digs."Bahçe küreği toprağı kazıyor.
el arabası
İki tutamağı ve tek tekerleği olan, yük taşımak için kullanılan taşıma aracı.
"Wheelbarrow carries sand."El arabası kum taşıyor.
alet kutusu
Aletleri düzenli tutmak ve taşımak için kullanılan, genellikle metalden yapılmış taşınabilir kutu.
"The toolbox contained a hammer and nails."Alet kutusunda çekiç ve çiviler vardı.
kargaburun
İki çenesi bulunan, tel, boru ya da küçük nesneleri tutmak, bükmek ya da kesmek için kullanılan küçük metal alet.
"Pliers grip well."Kargaburun iyi tutar.
tel kesme makası
Tel ve kabloları kesmek üzere tasarlanmış el aleti.
"Cut the wire."Tel kesme makası keser.
duct tape
Bir tarafı yapışkan, gümüş renkli bant; geçici onarımlarda kullanılır.
"Use duct tape."Duct tape tamir eder.
tıkanıklık açıcı
Tıkanmış boruları veya giderleri temizlemek için kullanılan, bir sapa sabitlenmiş lastik bir kupası olan alet.
"Unclog the drain."Gideri aç.
kaldıraç çubuğu
Bir ucu kıvrık olan, kaldıraç görevi gören demir çubuk.
"Pry the lid."Kaldıraç çubuğu kutuyu açar.
zımba tabancası
Kağıt, ahşap gibi malzemeleri zımbalarla sabitlemek için kullanılan metal alet.
"Fix the paper."Zımba tabancası hızlıdır.
bıçaklı kutu kesici
Ayarlanabilir bıçağa sahip, karton kutu ve paket malzemelerini kesmek için kullanılan küçük bıçak.
"Cut the box."Bıçaklı kutu kesici keskindir.
ayarlanabilir anahtar
Farklı boyutlardaki somun ve civataları tutup çevirebilen, hareketli bir kısmı olan anahtar türü.
"Adjust the wrench."Ayarlanabilir anahtar kullanışlıdır.
metre ölçüm bandı
Üzerinde ölçü işaretleri bulunan, metal, kumaş ya da plastikten uzun bir şerit şeklinde esnek ölçüm aracı.
"Measure the length."Marangoz uzunluğu ölçmek için metre ölçüm bandını kullandı.
kütle çekiç
Ucu ağır metal bir blok bulunan uzun saplı, iki elle kullanılan büyük bir çekiç.
"Break the stone."Kütle çekiç çok ağırdı.
çekiç
Metal bir baş ve sapı olan, çivi çakmak gibi darbeler için kullanılan alet.
"Use hammer carefully."Çekici dikkatli kullan.
tokmak
Büyük ahşap ya da kauçuk başlı, çekiç gibi kullanılan, nesneleri vurmak ya da yönlendirmek için kullanılan alet.
"Rubber mallet is soft."Kauçuk tokmak yumuşaktır.
testere
Dişli bir bıçağa sahip, ileri geri hareket ettirilerek ahşap, metal vb. kesen metal alet.
"He used sharp saw."Keskin bir testere kullandı.
matkap
Dönme gücüyle çeşitli malzemelerde delik açan ya da vida döken elde taşınabilir alet.
"Use the drill."Diş hekimi çürüğü çıkarmak için matkap kullandı.
tornavida
Vidalara takılarak döndürülmesini sağlayan metal uca sahip küçük el aleti.
"Use screwdriver now."Şimdi tornavidayı kullan.
çivi
Çekiçle duvar ya da ahşap nesnelere çakılarak asma ya da birleştirme işlevi gören, ince ve sivri metal parça.
"Hammer the nail."Çiviyi çekiçle çak.
zımpara
Ahşap veya metalin pürüzlü kenarlarını düzeltmek için kullanılan, yüzeyi pürüzlü metal alet.
"Use the file."Zımparayı kullan.
cıvata
Deliklerden geçirilerek ve somunla sıkılarak monte edilmiş parçaları sabitlemek için kullanılan, ucu sivri olmayan kalın bir çiviye benzeyen metal parça.
"Tighten the bolt."Cıvatayı sıkın.
somun
Ortasında cıvatanın nesneleri sabitlemek veya bağlamak için geçirildiği bir delik bulunan düz metal parça.
"Tighten the nut."Somunu sık.
çatal
Sapı ve üç veya dört keskin ucu olan, kazmak veya saman taşımak için kullanılan bahçe aleti.
"Use the fork."Çatalı kullan.
çalışmak
Doğru ve sorunsuz bir şekilde işlev görmek.
"The machine functions perfectly after repair."Tamir sonrası makine mükemmel çalışıyor.
balta
Uzun bir ahşap sapı ağır çelik ya da demir bir bıçağa bağlanmış, esas olarak odun kesmek ve ağaçları devirmek için kullanılan alet.
"Chop the wood."Balta keskindir.
Bu listedeki 31 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla