dal
bir daldan çıkan küçük ve ince ağaç dalı
"A small twig fell."Küçük bir dal düştü.
Bitkiler konusundaki 30 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
dal
bir daldan çıkan küçük ve ince ağaç dalı
"A small twig fell."Küçük bir dal düştü.
çalı (bitki)
Kökten birden fazla gövde çıkaran, boyu kısa olan bitki türü.
"The bush is low."Çalı alçaktır.
bambu
Holluklu gövdesi olan, tropikal bölgelerde yetişen bir bitki türü.
"Bamboo grows fast."Bambu hızlı büyür.
okaliptüs
Avustralya’da yaygın olarak yetişen, güçlü kokulu bir ağaç türü
"Eucalyptus smells strong."Okaliptüs güçlü bir koku yayar.
köknar
İğne gibi yaprakları olan bir iğne yapraklı ağaç türü
"The fir is tall."Köknar uzun boyludur.
sarmaşık
koyu yeşil yapraklı, genellikle dekoratif amaçlı kullanılan bir tür herdem yeşil tırmanıcı bitki
"Ivy climbed the wall."Sarmaşık duvara tırmandı.
meşe
Güçlü odunu ve meşhur meyvesiyle bilinen büyük ağaç
"The oak is strong."Meşe güçlü bir ağaçtır.
çam
İğne yapraklı, ormanlarda yetişen bir ağaç türü
"The pine is tall."Çam uzun boyludur.
asma bağ
Üzüm gibi meyveler veren tırmanıcı bitki
"The vine climbed fast."Asma bağ hızlı bir şekilde tırmandı.
söğüt
Su kenarlarında yetişen, ince yapraklarıyla sepet yapımında kullanılan bir ağaç
"The willow bends gracefully."Söğüt zarifçe bükülür.
ağlayan söğüt
Su kenarlarında yetişen, uzun dalları ve yere değen yapraklarıyla bilinen bir ağaç
"The weeping willow is graceful."Ağlayan söğüt zarif bir görünüme sahiptir.
nergis
trompet şeklinde, beyaz ve sarı renkli uzun bir çiçek
"The daffodil is bright."Nergis parlak.
papatya
Sarı ortası ve beyaz yaprakları olan küçük yabani çiçek
"The daisy is small."Papatya küçüktür.
nilüfer
Göl yüzeyinde yetişen, beyaz ya da pembe yaprakları olan su çiçeği
"The lotus is beautiful."Nilüfer güzeldir.
lale
Kupa şekilli, parlak renkli ve ilkbaharda çiçek açan çiçek
"The tulip is colorful."Lale renkli bir çiçektir.
dal
Ağacın yapraklarının büyüdüğü, başka parçalara ayrılan kısmı.
"The branch broke."Dal kırıldı.
kök
Bitkinin yer altında su ve mineralleri emen, diğer bölümlere taşıyan kısmı.
"The root is deep."Kök derindir.
gövde
bir ağacın ana odunsu kısmı
"The tree trunk is big."Ağacın gövdesi büyük.
dişbudak
Avrupa ve Asya'nın bazı bölgelerine özgü, uzun, düz gövdesi ve bileşik yapraklarıyla bilinen bir orman ağacı türü
"The ash tree is tall."Dişbudak ağacı uzundur.
iğne yapraklı (yıl boyu yeşil) bitki
Yıl boyunca yapraklarını yeşil tutan her türlü bitki
"Pine trees are evergreen and stay green all year."Çam ağaçları iğne yapraklıdır ve bütün yıl yeşildir.
palmiye
büyük bir gövdesi ve tüy gibi veya yelpaze şeklinde yaprakları olan tropikal bir ağaç
"A palm tree grows here."Burada bir palmiye ağacı yetişiyor.
çiçek açmak
(bitkinin) çiçek üreterek renkli bir şekilde görünmesi
"Flowers bloom beautifully in the spring."Çiçekler baharda güzel bir şekilde açar.
çiçek açmak
(bir bitkinin) çiçek vermesi, özellikle tam açmamış çiçeklerin ortaya çıkması
"The flowers will blossom."Kiraz ağaçları her Nisan’da çiçek açar.
tomurcuk
Yeni çiçek, yaprak ya da dalın geliştiği bitki bölümü
"The flower bud will open in spring."Çiçek tomurcuğu baharda açılacak.
yaprak
Genellikle yeşil olan, fotosentezin gerçekleştiği bitki organı
"The leaf is green."Yaprak yeşildir.
gövde
Kökleri dallara, yapraklara ve çiçeklere bağlayan bitkinin ana kısmı
"The stem is thin."Gövde ince.
diken
Gövdeden çıkan keskin, sivri bitki parçası
"The thorn is sharp."Diken keskindir.
menekşe
Küçük mor ya da beyaz çiçekleri ve tatlı kokusu olan bir bitki türü
"The violet is delicate."Menekşe narindir.
lavanta
Mor çiçekli ve hoş kokulu bir bitki türü
"Lavender smells lovely."Lavanta güzel kokar.
yabani ot
Tarım ya da bahçede büyümeyi engelleyebilen, istenmeyen ve genellikle yabani olan bitki
"The garden was full of weeds."Bahçe yabani otlarla doluydu.
Bu listedeki 30 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla