Kişisel Bakım Ürünleri: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Kişisel Bakım Ürünleri konusundaki 32 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

B2 32 kelime B2 Seviyesi İngilizce Kelimeler
electric razor /ɪlˈɛktɹɪk ɹˈeɪzɚ/ isim

elektrikli tıraş makinesi

tıraş için kullanılan elektrikli cihaz

"Electric razor is convenient."Elektrikli tıraş makinesi çok pratiktir.

shaver /ˈʃeɪvɝ/ isim

tıraş makinesi

tıraş için kullanılan elektrikli alet

"Use the shaver."O, elektrikli tıraş makinesi kullanıyor.

sunscreen /ˈsənskɹin/, /sənsˈkɹin/ isim

güneş kremi

cildi güneşin zararlı ışınlarından korumak için cilde uygulanan krem

"Use sunscreen daily."Güneş kremi her gün kullanılmalı.

shampoo /ʃæmˈpu/ isim

şampuan

saç yıkamak için kullanılan sıvı temizlik ürünü

"He bought shampoo for his oily hair."Yağlı saçları için şampuan aldı.

conditioner /kənˈdɪʃənɝ/ isim

saç kremi

Şampuanlamadan sonra saça uygulanarak yumuşak ve şekillendirmeyi kolaylaştıran sıvı ya da krem.

"Conditioner makes hair soft."Saç kremi saçı yumuşak hâle getirir.

balm /bɑːm/, /bɑːlm/ isim

balm

Ağrı, tahriş ya da rahatsızlığı gidermek için hoş bir kokuya sahip, iyileştirici ya da yatıştırıcı özelliği olan cilt bakım maddesi.

"Lip balm is useful."Dudak balmı işe yarar.

lotion /ˈɫoʊʃən/ isim

losyon

Cildi korumak ya da temizlemek amacıyla cilde sürülen her türlü sıvı.

"Body lotion smells good."Vücut losyonunun güzel bir kokusu var.

cosmetics /kɑzˈmɛtɪks/ isim

kozmetik

Özellikle yüz gibi bölgelere uygulanarak görünümü güzelleştirmeyi amaçlayan her türlü madde.

"She buys cosmetics."Kozmetik ürünler alıyor.

hairspray /hˈɛɹ spɹˈeɪ/ isim

saç spreyi

Saçın şeklini sabitlemek amacıyla sprey şeklinde uygulanan kozmetik ürün.

"Hairspray holds style."Saç spreyi şekli korur.

eyeliner /ˈaɪˌɫaɪnɝ/ isim

eyeliner

Göz kenarlarına sürülerek gözleri daha çekici ya da belirgin hâle getiren genellikle siyah kozmetik ürün.

"Black eyeliner looks nice."Siyah eyeliner güzel durur.

eyeshadow /ˈaɪˈʃædoʊ/ isim

far

Göz kapaklarına ya da göz çevresine sürülerek gözleri vurgulayan ya da daha çekici hâle getiren renkli krem ya da pudra.

"She applied eyeshadow."Far sürdü.

concealer /kənsˈiːlɚ/ isim

kapatıcı

Genellikle krem ya da sıvı formda, cilt tonuna uygun olarak göz altındaki morlukları ya da diğer kusurları gizlemek için kullanılan kozmetik ürün.

"She used concealer to hide her dark circles."Göz altı morluklarını gizlemek için kapatıcı kullandı.

face powder /fˈeɪs pˈaʊdɚ/ isim

yüz pudrası

Cilt tonuna uygun, yüz üzerine sürülen ve parlaklığı azaltıp ciltteki kusurları gizleyen kozmetik pudra.

"Face powder finishes makeup."Yüz pudrası makyajı tamamlar.

lip gloss /lˈɪp ɡlˈɔs/ isim

dudak parlatıcısı

Dudaklara parlak bir görünüm ve genellikle hafif bir renk veren sıvı ya da jel formundaki kozmetik ürün.

"She likes lip gloss."Dudak parlatıcısını seviyor.

lipstick /ˈɫɪpˌstɪk/ isim

ruj

Dudaklarda kullanılan, balmumu bazlı renkli kozmetik ürün.

"Red lipstick is bold."Kırmızı ruj cesur bir tercihtir.

mascara /mæˈskɛɹə/ isim

maskara

Kirpikleri uzatmak ya da koyulaştırmak için kullanılan siyah kozmetik ürün.

"Mascara makes lashes long."Maskara kirpikleri uzun gösterir.

nail polish /nˈeɪl pˈɑːlɪʃ/ isim

tırnak cilası

Tırnakları renklendirmek ve çekici kılmak amacıyla uygulanan kozmetik sıvı.

"Red nail polish."Kırmızı tırnak cilası.

face mask /fˈeɪs mˈæsk/ isim

yüz maskesi

Yüzün geçici olarak kapatıldığı ve ardından çıkarılarak cildi rahatlatıp iyileştirmeyi amaçlayan madde.

"Face mask cleans skin."Yüz maskesi cildi temizler.

dye /ˈdaɪ/ isim

boyalı madde

Kumaş, iplik gibi maddelerin rengini değiştirmek ya da vermek amacıyla suya batırılarak ya da sürülerek kullanılan renkli madde.

"Hair dye changed color."Saç boyası rengi değiştirdi.

tweezers /ˈtwizɝz/ isim

cımbız

Uçları birleştirilmiş iki uzun parçadan oluşan, küçük nesneleri, özellikle kılları tutup çekmek için kullanılan küçük alet.

"Use tweezers carefully."Cımbızı dikkatli kullan.

cologne /kəˈɫoʊn/ isim

kolonya

İnsanların daha iyi kokmak için ciltlerinin veya giysilerinin bazı yerlerine sürdükleri sıvı.

"He wears cologne."Kolonya kullanıyor.

deodorant /diˈoʊdɝənt/ isim

deodorant

Kötü kokuları gizlemek ya da hoş koku vermek amacıyla cilde uygulanan madde.

"He forgot to apply deodorant this morning."Bu sabah deodorant sürmeyi unutmuş.

mouthwash /ˈmaʊθˌwɑʃ/ isim

ağız gargarası

Ağız ve dişlerin tazelenmesi ve sağlıklı olması için antibakteriyel maddeler içeren, ağızda çalkalanarak kullanılan sıvı.

"Mouthwash is fresh."Ağız gargarası ferahlatıcıdır.

dental floss /dˈɛntəl flˈɔs/ isim

diş ipi

Dişler arasını temizlemek için kullanılan yumuşak ve ipeksi iplik.

"Dental floss cleans teeth."Diş ipi dişleri temizler.

nail file /nˈeɪlfaɪl/ isim

tırnak törpüsü

Tırnakların şekillendirilmesi ve pürüzlü kenarlarının düzeltilmesi için kullanılan metal ya da cam yüzeyli alet.

"Nail file smooths edges."Tırnak törpüsü kenarları düzleştirir.

cotton swab /kˈɑːʔn̩ swˈɑːb/ isim

pamuklu çubuk

Hijyenik veya kozmetik amaçlarla kullanılan, her iki ucunda yuvarlak pamuk parçaları olan küçük bir çubuk.

"Cotton swab cleans ears."Pamuklu çubuk kulakları temizler.

nail clippers /neɪl klɪpɚz/ isim

tırnak makası

Tırnakları kesmek ve kısaltmak için kullanılan alet.

"Nail clippers are sharp."Tırnak makası keskindir.

tampon /ˈtæmpɑn/ isim

tampon

Bir kadının adet döneminde kanın dışarı çıkmasını durdurmak için vajinasına yerleştirdiği pamuklu malzeme parçası.

"She needs tampon."Tampona ihtiyacı var.

gel /ˈdʒɛɫ/ isim

jel

Kozmetik ya da tıbbi ürünlerde saç ya da cilt için kullanılan şeffaf, jöle kıvamında madde.

"Hair gel is strong."Saç jeli çok güçlü.

blush /ˈbɫəʃ/ isim

allık

Yanaklara renk vererek çekicilik kazandıran pudra ya da krem.

"Pink blush on cheeks."Yanaklarda pembe allık.

foundation /faʊnˈdeɪʃən/ isim

fondöten

Yüzdeki kusurları kapatmak ve diğer kozmetiklere hazırlamak için kullanılan krem, pudra veya sıvı formunda bir madde.

"She put on foundation."Fondöten sürdü.

makeup /ˈmeɪˌkəp/ isim

makyaj

Yüzün görünümünü değiştirmek ya da güzelleştirmek amacıyla kullanılan renkli kozmetik ürünlerin tümü.

"She wears makeup."O makyaj yapar.

Bu listedeki 32 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

B2 Seviyesi İngilizce Kelimeler — Konular