asla pes etme
Olumlu bir tutum sergilemek, ısrarcı olmak ve hedefe ulaşana kadar denemeye devam etmek gerektiğini teşvik eder.
"Do not give up — never say die."Vazgeçme — asla pes etme.
İyimserlik konusundaki 11 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
asla pes etme
Olumlu bir tutum sergilemek, ısrarcı olmak ve hedefe ulaşana kadar denemeye devam etmek gerektiğini teşvik eder.
"Do not give up — never say die."Vazgeçme — asla pes etme.
asla 'asla' deme
Gelecek hakkında kesin yargılara varmaktan kaçınmayı, değişebilecek koşullara ve yeni fırsatlara açık olmayı öğütler.
"Do not rule anything out — never say never."Hiçbir şeyi dışlamama — asla 'asla' deme.
kötü bir şey, hiçbir işe yaramaz değildir
En kötü deneyimlerin bile bir faydası, ders ya da kişisel gelişim fırsatı sunduğunu ifade eder.
"Everything has some use — nothing so bad as not to be good for something."Her şeyin bir faydası vardır — kötü bir şey, hiçbir işe yaramaz değildir.
kötü bir şey yoktur ki daha da kötü olmasın
Yaşanan zor durumun daha da kötü olabileceğini hatırlatarak şükran ve olumlu bir bakış açısı kazandırır.
"Things could always be worse — nothing so bad but it might have been worse."Her şey daha da kötü olabilirdi — kötü bir şey yoktur ki daha da kötü olmasın.
zirvede her zaman yer vardır
Başarı ve yükselişin sadece seçkin bir kesime mahsus olmadığını, çalışkan ve hedeflerine bağlı kalan herkesin ulaşabileceğini ifade eder.
"Work hard; there is room at top."Yetenekli insanlar için her zaman bir yer vardır — zirvede her zaman yer vardır.
yarın yeni bir gündür
Başarısızlık ya da aksilik sonrası yeni bir fırsatın her zaman olduğu, yeniden denemenin mümkün olduğunu anlatır.
"A fresh start is always possible — tomorrow is another day."Yeni bir başlangıç her zaman mümkündür — yarın yeni bir gündür.
halka değil, çörek kısmına bak
İnsanların sahip oldukları şeyleri takdir etmek yerine, eksik olanlara odaklanmak yerine, bir durumun olumlu yönlerine odaklanmaları gerektiğini öne sürer.
"Appreciate what you have — watch the doughnut."Sahip olduklarını takdir et; halkaya değil, çörek kısmına bak.
yaşam olduğu sürece umut da vardır
Birinin hayatta olduğu sürece olumlu bir değişim ya da iyileşme ihtimalinin her zaman var olduğunu vurgulayan bir söz.
"Where there is life there is hope."Yaşam olduğu sürece umut da vardır.
umut sonsuzdur
İnsan doğasının temelinde umut ve iyimserliğin yattığını, zor zamanlarda bile insanların pozitif kalma yeteneğine sahip olduğunu ifade eder.
"Hope never runs out — hope springs eternal."Umut tükenmez – umut sonsuzdur.
umut kahvaltı gibidir, akşam yemeği değildir
Umut ve iyimserliğin bir işin başlangıcında faydalı olabileceğini, ancak son aşamada gerçekçi ve pratik bir yaklaşımın gerektiğini anlatır.
"Hope is good start, but not end."Umut başlangıçta iyidir, son aşamada işe yaramaz – umut kahvaltı gibidir, akşam yemeği değildir.
umut olmasaydı kalp kırılırdı
Zor zamanlarda ayakta kalmamızı sağlayan, dayanma gücümüzü veren umut gücünün vazgeçilmez olduğunu vurgular.
"Hope is what stops people from collapsing — if it were not for hope, the heart would break."Umut, insanları çöküşten alıkoyar – umut olmasaydı kalp kırılırdı.
Bu listedeki 11 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla