körlük
tamamen ya da kısmen görme yetisinin kaybolması durumu
"He suffers from blindness."Körlükten muzdarip.
Engellilik konusundaki 19 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
körlük
tamamen ya da kısmen görme yetisinin kaybolması durumu
"He suffers from blindness."Körlükten muzdarip.
kilitli kalma sendromu
Bir kişinin hareket edemediği veya konuşamadığı, ancak tam farkındalığa ve zihinsel uyanıklığa sahip olduğu nadir bir nörolojik durum.
"Locked-in syndrome leaves the mind fully aware."Kilitli kalma sendromu zihni tam olarak uyanık bırakır.
sağırlık
Tamamen ya da kısmen işitme kaybı durumu
"He has complete deafness."Onun tam sağırlığı var.
otizm spektrum bozukluğu
sosyal iletişim ve etkileşimde sürekli zorluklar ya da tekrarlayan düşünce ve davranış kalıplarıyla karakterize karmaşık bir gelişim bozukluğu.
"Autism spectrum disorder is complex."Otizm spektrum bozukluğu sosyal iletişimi etkiler.
engellilik
Bir kişinin bedeninin bir kısmını tam olarak kullanmasını ya da bir şeyi kolayca öğrenmesini engelleyen fiziksel ya da zihinsel durum.
"Her disability does not limit her ambition."Onun engelliliği hırsını sınırlamıyor.
amputasyon
Bir uzuvun ya da uzuvun bir kısmının cerrahi olarak çıkarılması.
"Leg amputation performed."Bacak amputasyonu gerçekleştirildi.
spina bifida
embriyonik gelişim sırasında omuriliği ve omurgayı oluşturan sinir tüpünün tam olarak kapanmaması sonucu ortaya çıkan doğumsal bir anomali.
"Spina bifida is a neural tube defect."Spina bifida bir sinir tüpü kusurudur.
serebral palsi
gebelik, doğum ya da erken çocukluk döneminde beyin hasarı nedeniyle hareket ve koordinasyonu etkileyen nörolojik bir bozukluk.
"Cerebral palsy affects movement and coordination."Serebral palsi hareket ve koordinasyonu etkiler.
epilepsi
ani, tetiklenmemiş ve tekrarlayan nöbetlerle kendini gösteren merkezi sinir sistemi hastalığı.
"Epilepsy causes recurrent seizures."Epilepsi tekrarlayan nöbetlere yol açar.
ekolali
başkasının söylediği sözleri anlamsız bir şekilde tekrarlama; genellikle zihinsel bozuklukların bir belirtisi olarak görülür.
"Echolalia repeats sounds."Ekolali kelimeleri ya da ifadeleri tekrar eder.
afantazi
bireyin zihinsel gözle görüntü oluşturma ya da hayal etme yeteneğinin olmaması durumu.
"Aphantasia prevents mental visualization."Afantazi zihinsel görselleştirmeyi engeller.
disleksi
zeka düzeyi normal olan bireylerde okuma ve heceleme güçlüğüyle kendini gösteren özgül nörobiyolojik bir bozukluk.
"Dyslexia makes reading difficult."Disleksi okuma güçlüğüne neden olur.
cücelik
genetik ya da tıbbi nedenlerle ortalamanın altında boy uzunluğuna sahip olma durumu.
"Dwarfism causes short stature."Cücelik kısa boyla sonuçlanır.
işitme kaybı
iyi duyamama durumu
"She is hard of hearing."Büyükannem işitme kaybı yaşıyor.
bozukluk
Vücudun ya da beynin bir bölümünün düzgün çalışmadığı durum.
"He has hearing impairment."İşitme bozukluğu var.
öğrenme güçlüğü
Fiziksel bir engelle ilişkili olmayan, bilginin anlaşılması ya da işlenmesi yetisini etkileyen bir bozukluk.
"A learning disability affects specific academic skills."Öğrenme güçlüğü, belirli akademik becerileri etkiler.
parapleji
omurilik hasarı sonucu bacakları ve alt vücudu etkileyen felç türü
"She has paraplegia."Hasta paraplejiden muzdarip.
dört ekstremite felci
Boynun altından aşağısının felç olduğu bir durum.
"Quadriplegia paralyzes all four limbs."Dört ekstremite felci, dört uzvun da felç olmasına neden olur.
uzak görme (hipermetropi)
Yakındaki nesneleri net görememe durumu.
"He has longsightedness."Uzak görme, yakın nesnelerin bulanık görünmesine yol açar.
Bu listedeki 19 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla