Zihinsel ve Fiziksel Acı: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Zihinsel ve Fiziksel Acı konusundaki 27 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

27 kelime Sağlık İle İlgili İngilizce Kelimeler
backache /ˈbækˌeɪk/ isim

bel ağrısı

sırt bölgesindeki ağrı

"He had a backache after lifting boxes."Kutuları kaldırdıktan sonra bel ağrısı çekti.

colic /kˈɑːlɪk/ isim

kolik

Bebeklerde genellikle karın ağrısı ya da gaz nedeniyle sık sık ve uzun süre ağlamaya yol açan durum.

"The baby cries from colic every evening."Bebek her akşam kolik nedeniyle ağlıyor.

cramp /ˈkɹæmp/ isim

kramp

Yorgunluk nedeniyle bir kasın aniden ağrılı bir şekilde kasılması.

"My leg has a cramp."Bacağımda kramp var.

crick /ˈkɹɪk/ isim

boyun tutması

Kas sertliğiyle ilişkili, aniden ortaya çıkan keskin ağrı ya da rahatsızlık; genellikle boyun, sırt gibi bölgelerde görülür.

"He has a crick."Uyanınca boynunda bir tutma hissi var.

earache /ˈɪrˌeɪk/ isim

kulak ağrısı

kulak içindeki ağrı

"The child cried because of his earache."Çocuk kulak ağrısı nedeniyle ağladı.

electric shock /ɪlˈɛktɹɪk ʃˈɑːk/ isim

elektrik çarpması

Vücuttan geçen elektrik akımı nedeniyle oluşan travma; yanıklar ya da kalp durması gibi sonuçlar doğurabilir.

"The electric shock hurt."Elektrik çarpması onu geriye savurdu.

eyestrain /ˈaɪˌstɹeɪn/ isim

göz yorgunluğu

Uzun süre okuma, ekran kullanımı gibi yoğun görsel odak gerektiren aktiviteler sonrası gözlerde oluşan rahatsızlık ya da yorgunluk.

"Eyestrain causes discomfort."Göz yorgunluğu, uzun ekran kullanımından sonra baş ağrısına neden olur.

growing pains /ɡɹˈoʊɪŋ pˈeɪnz/ isim

büyüme ağrıları

Çocukların hızlı büyüme dönemlerinde, özellikle akşamları bacaklarda hissedilen hafif kas ağrıları; büyümenin doğrudan nedeni değildir.

"The child has growing pains."Çocuk gece büyüme ağrılarından şikayet ediyor.

headache /ˈhɛdˌeɪk/ isim

baş ağrısı

Genellikle kalıcı olan baş ağrısı.

"I have a bad headache."Kötü bir baş ağrım var.

lumbago /ɫəmˈbeɪˌɡoʊ/ isim

bel ağrısı

Genellikle omurganın bel bölgesinde rahatsızlık, sertlik veya kas gerginliği ile karakterize edilen alt sırt ağrısı.

"Lumbago causes back pain."Bel ağrısı sırt ağrısına neden olur.

pins and needles /pˈɪnz ænd nˈiːdəlz/ ifade

karıncalanma

Eller, ayaklar, kollar gibi bölgelerde sinirlere baskı uygulandığında hissedilen, iğne batması ya da hafif uyuşma hissi.

"My leg has pins and needles."Ayaklarım karıncalanıyor.

toothache /ˈtuːθˌeɪk/ isim

diş ağrısı

Bir veya birkaç dişte hissedilen ağrı.

"She complained of toothache."Diş ağrısından şikâyet etti.

writer's cramp /ɹˈaɪɾɚz kɹˈæmp/ isim

yazıcı tutması

Aşırı yazı yazma nedeniyle elde ya da ön kolda ağrılı, istemsiz hareket ya da sertlikle kendini gösteren bir durum.

"Writer's cramp hurts hand."Uzun süre yazı yazdıktan sonra yazarın tutması elini felç eder.

ache /eɪk/ isim

ağrı

Vücudun bir bölümünde sürekli, genellikle şiddetli olmayan bir acı.

"My legs ache today."Bacaklarım bugün ağrıyor.

agony /ˈæɡəni/ isim

ıstırap

Şiddetli fiziksel veya zihinsel acı

"The injured animal was in obvious agony and needed a vet immediately."Yaralı hayvan apaçık ıstırap içindeydi ve derhal bir veteriner gerekiyordu.

anguish /ˈæŋɡwɪʃ/ isim

ızdırap

aşırı fiziksel acı veya ruhsal sıkıntı hali

"His anguish was heartbreaking to see."Onun ızdırablarını görmek yüreğırırtıcıydı.

neuralgia /nʊɹɹˈældʒə/ isim

nöralji

Sinirin tahriş ya da hasar görmesi sonucu ortaya çıkan, iğne batırıyormuş gibi yanıcı bir ağrı.

"Neuralgia causes sharp pain."Nöralji sinir boyunca keskin bir ağrı yayar.

pang /ˈpæŋ/ isim

şiddetli acı

Kısa, yoğun bir fiziksel acı veya rahatsızlık.

"A pang of hunger."Bir açlık sancısı.

spasm /ˈspæzəm/ isim

kasılma

kasın aniden ve kontrolsüz bir şekilde sıkılaşması ya da kasılması

"Muscle spasm occurred."Kas kasılması meydana geldi.

stab /stæb/ isim

keskin acı

Bir duygunun ani, yoğun hissi.

"A stab of sadness."Bir hüzün sancısı.

throb /ˈθɹɑb/ isim

zonklama

Genellikle kalp atışı gibi, baş veya kaslar gibi bölgelerde hissedilen, düzenli veya atan bir acı veya rahatsızlık hissi.

"My head has a throb."Başım zonkluyor.

torment /ˈtɔɹˌmɛnt/, /tɔɹˈmɛnt/ isim

azap

Fiziksel ya da zihinsel olarak yaşanan aşırı ağrı ya da ıstırap.

"The pain was pure torment."Ağrı saf bir azaba dönüşür.

griping /ˈɡɹaɪpɪŋ/ isim

karın krampları

Sindirim sorunları ya da adet dönemi gibi nedenlerle karın bölgesinde ortaya çıkan keskin ya da yoğun ağrı.

"She has stomach griping."Karın krampları onu bütün gece uyanık tutar.

decompression sickness /dˌiːkəmpɹˈɛʃən sˈɪknəs/ isim

dekompresyon hastalığı

Ani basınç değişiklikleri sonucu vücutta azot kabarcıkları oluşarak eklem ağrısı ve yorgunluk gibi belirtilere yol açan durum.

"Divers get decompression sickness."Dekompresyon hastalığı derin deniz dalgıçlarını etkiler.

repetitive strain injury /ɹɪpˈɛɾɪtˌɪv stɹˈeɪn ˈɪndʒɚɹi/ isim

tekrarlayan zorlanma yaralanması

İş ya da günlük aktiviteler sırasında tekrarlayan hareketler, uzun süreli aşırı kullanım ya da sürekli rahatsız pozisyonlar nedeniyle zamanla kas, tendon ya da diğer yumuşak dokularda meydana gelen hasar.

"Typing caused repetitive strain injury."Tekrarlayan zorlanma yaralanması onun bileğini ağrıtıyor.

chest pain /tʃˈɛst pˈeɪn/ isim

göğüs ağrısı

Göğüs bölgesinde hissedilen her türlü rahatsızlık ya da baskı; kalp sorunları, sindirim problemleri ya da kas gerginliği gibi nedenlerden kaynaklanabilir.

"He felt chest pain."Göğüs ağrısı onu acil servise götürdü.

stomachache /ˈstʌməkˌeɪk/ isim

karın ağrısı

Birinin mide bölgesinde veya yakınındaki ağrı

"He stayed home with a stomachache."Karın ağrısıyla evde kaldı.

Bu listedeki 27 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Sağlık İle İlgili İngilizce Kelimeler — Konular