Ruhsal Hastalıkları Tanımlama: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Ruhsal Hastalıkları Tanımlama konusundaki 13 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

13 kelime Sağlık İle İlgili İngilizce Kelimeler
sociopathic /sˌoʊsɪəpˈæθɪk/ sıfat

sosyopatik

Aşırı antisosyal tutum ve davranışlar sergileyen, kişilik bozukluğu işareti olarak algılanan.

"He has sociopathic tendencies."Onun sosyopatik eğilimleri var.

psychosomatic /saɪˌkoʊsəˈmætɪk/ sıfat

psikosomatik

(Fiziksel hastalık) zihinsel faktörler, örneğin stres ve kaygı nedeniyle ortaya çıkan ya da şiddetlenen.

"Her pain is psychosomatic."Onun ağrısı psikosomatik.

psychopathic /ˌsaɪkəˈpæθɪk/ sıfat

psikopatik

Ahlak, utanma ya da başkalarına karşı duyarlılık eksikliği gösteren.

"The killer is psychopathic."Katil psikopatik bir yapıya sahip.

non compos mentis /nˈɑːn kəmpˈoʊz mˈɛntiz/ sıfat

akıl sağlığı yerinde olmayan

Akli dengesiz, net düşünemeyen.

"The patient is non compos mentis."Hasta akıl sağlığı yerinde değil.

manic-depressive /mˈænɪkdɪpɹˈɛsɪv/ sıfat

manik-depresif

Bipolar bozuklukla ilgili ya da bu bozukluktan muzdarip olma durumu.

"He is manic-depressive."O manik-depresif bir hastadır.

maladjusted /ˌmæɫəˈdʒəstɪd/ sıfat

uyumsuz

Duygusal açıdan istikrarsız ve sağlıklı bir sosyal yaşamın gerekliliklerine uyum sağlayamayan

"The child is maladjusted."Çocuk uyumsuzdur.

unbalanced /ənˈbæɫənst/ sıfat

dengesiz

duygusal veya psikolojik istikrarsızlık, ruh hali, düşünce süreçleri veya davranışlardaki bozukluklar dahil.

"His mind is unbalanced."Aklı dengesiz.

shell-shocked /ʃˈɛlʃˈɑːkt/ isim

travma sonrası şok

Travmatik bir olayın ardından ortaya çıkan, kaygı, depresyon ve sıkıntı gibi belirtilerle kendini gösteren bir durum.

"The veteran remains shell-shocked years later."Gazinin travma sonrası şok hâli yıllar sonra da devam ediyor.

melancholic /ˌmɛɫənˈkɑɫɪk/ sıfat

melankolik

Derin ve kalıcı bir hüzün ya da keder hâliyle nitelendirilen.

"The music is melancholic."Müzik melankolik.

deranged /dɪˈɹeɪndʒd/ sıfat

akıl hastası

Zihinsel hastalık nedeniyle normal davranamayan ya da net düşünecek durumda olmayan kişi.

"The person seemed deranged."Adam akıl hastası.

depressed /dɪˈprɛst/ sıfat

depresif

Çok mutsuz hissetme ve umutsuzluk duygusuyla karakterize bir ruh hâli.

"She feels depressed."O depresif hissediyor.

demented /dɪˈmɛntɪd/ sıfat

demanslı

Şiddetli bilişsel gerileme, hafıza kaybı ve kafa karışıklığı gibi belirtilerle seyreden bir durum.

"The old man is demented."Yaşlı adam demanslı.

bipolar /baɪˈpoʊɫɝ/ sıfat

bipolar

Mani ve depresyon olarak adlandırılan, yüksek ve düşük ruh hâli dönemlerinin dönüşümlü olarak yaşandığı bir psikiyatrik bozukluk.

"She is bipolar."O bipolar.

Bu listedeki 13 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Sağlık İle İlgili İngilizce Kelimeler — Konular