Zihinsel Hastalıklar ve Sorunlar · Sağlık İle İlgili İngilizce Kelimeler
Sağlık İle İlgili İngilizce Kelimeler listesindeki "Zihinsel Hastalıklar ve Sorunlar" ile ilgili 46 İngilizce kelimeyi telaffuzu, örnek cümlesi ve Türkçe anlamıyla birlikte öğren.
Depresyon, duygusal çalkantılar ve anormal davranışlarla ilişkili, kişisel işleyişte önemli sıkıntı veya bozulmaya neden olan ciddi bir sağlık durumudur.
"Mental disorder affects thinking mood behavior."Ruhsal bozukluk düşünceyi, ruh halini ve davranışı etkiler.
monomania/mˌɑːnoʊmˈeɪniə/isim
monomani
Tek bir konu ya da fikir üzerine aşırı ve sağlıksız bir takıntı geliştirme, bu takıntının hayatı zorlaştıracak ve zararlı hâle gelmesi
"His monomania was clear."Temizlik konusunda aşırı monomani.
nervous breakdown/nˈɜːvəs bɹˈeɪkdaʊn/isim
sinir krizi
Aniden ortaya çıkan, ezici bir zihinsel veya duygusal sıkıntı dönemi.
"Nervous breakdown is acute mental distress."Sinir krizi akut zihinsel sıkıntıdır.
neurosis/nʊˈɹoʊsəs/isim
nevroz
Organik bir hastalıktan kaynaklanmayan, kişinin sürekli olarak kaygılı, endişeli ve stresli olduğu bir ruhsal durum
"Neurosis causes constant anxiety."Nevroz kaygıya neden olur ancak gerçeklikle bağlantıyı kaybetmez.
obsessive-compulsive disorder/ˈɑːkd/isim
obsesif kompulsif bozukluk
Kişinin sürekli istenmeyen düşüncelere sahip olmasına ya da temizlik yapma, kontrol etme gibi eylemleri defalarca tekrarlamasına neden olan bir bozukluk.
"OCD has unwanted thoughts."OKB, kişinin eylemleri veya düşünceleri sürekli tekrarlamasına neden olur.
orthorexia nervosa/ˌɔːɹθoːɹˈɛksiə nɜːvˈoʊsə/isim
ortoreksiya nervoza
Sağlıksız kabul edilen yiyeceklerden tamamen kaçınma eğilimiyle karakterize bir yeme bozukluğu.
Kişinin aşırı derecede benmerkezci ve kendi çıkarlarını ön planda tutma eğiliminde olduğu bir zihinsel durum.
"His egomania is extreme."Onun egomani çok aşırı.
dementia/dɪˈmɛnʃiə/isim
demans
Beynin hastalık ya da yaralanma sonucu zarar görmesiyle ortaya çıkan, hafıza kaybına ve düşünme ya da karar verme yetisinin bozulmasına yol açan zihinsel bir durum.
"Dementia gradually affects memory and reasoning abilities"Demans, hafıza ve akıl yürütme yetilerini yavaş yavaş etkiler.
Orta düzeyde ya da üzeri zekâya sahip, sosyal zorluklar, tekrarlayan davranışlar ve sınırlı ilgi alanlarıyla karakterize otizm spektrum bozukluğunun bir formu.
"Asperger's is an autism spectrum disorder."Asperger otizm spektrum bozukluğudur.
bigorexia/bˌɪɡoːɹˈɛksiə/isim
bigoreksi
Bireyin kas kütlesi artırmaya aşırı takıntılı olması ve kendi beden algısını çarpıtan, zorunlu egzersiz davranışlarına yol açan bir bozukluk.
"Bigorexia obsesses over muscularity."Bigoreksi kaslı olma takıntısı taşır.
body dysmorphic disorder/bˈɑːdi dɪsmˈoːɹfɪk dɪsˈoːɹdɚ/isim
beden dismorfik bozukluğu
Kişinin görünüşündeki hayali kusurları düşünecek şekilde çok fazla zaman harcamasına yol açan psikolojik bir bozukluk.
"BDD focuses on imaginary flaws."Beden dismorfik bozukluğu, insanların görünüşünden nefret etmesine neden olur.
Bu listedeki 46 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren