A Closer Look: Ders 6 · Street Talk 1 Kelime Listesi

Street Talk 1 Kelime Listesi listesindeki "A Closer Look: Ders 6" ile ilgili 30 İngilizce kelimeyi telaffuzu, örnek cümlesi ve Türkçe anlamıyla birlikte öğren.

30 kelime Street Talk 1 Kelime Listesi
below the belt /bɪlˌoʊ ðə bˈɛlt/ ifade

altını çizmek, haksızlık yapmak

birinin zayıf yönlerinden haksız bir şekilde yararlanmak

"His insult was below the belt."Onun aşağılayıcı yorumu altını çizmekti.

to [be] in a bad mood /biː ɪn ɐ bˈæd mˈuːd/ ifade

kötü bir ruh halinde olmak

üzgün, sinirli ya da keyifsiz hissetmek

"My father is in a bad mood today."Babam bugün kötü bir ruh halinde.

bootleg /ˈbutˌleɡ/ fiil

kaçakçılık yapmak

Uyuşturucu, alkol veya sahte ürünler gibi yasa dışı ürünleri satmak veya dağıtmak

"They bootleg movies and sell them cheaply."Filmleri kaçakçılık yaparak ucuza satıyorlardı.

to [shake|quake|tremble] in {one's} (boots|shoes) /ʃˈeɪk kwˈeɪk tɹˈɛmbəl ɪn wˈʌnz bˈuːts ʃˈuːz/ ifade

korkudan titremek

aşırı korkuya karşı istemsiz olarak titremek

"The big dog made the mailman shake in his boots."Büyük köpek postacıyı korkudan titretmişti.

blue-collar /blˈuːkˈɑːlɚ/ sıfat

mavi yakalı

El işi ya da beceri gerektiren mesleklerde çalışan işçi sınıfı çalışanları tanımlayan terim.

"My father has a blue-collar job."Babam mavi yakalı bir işte çalışıyor.

hot under the collar /hˈɑːt ˌʌndɚ ðə kˈɑːlɚ/ ifade

çok sinirli olmak

aşırı öfkeli ya da kızgın olmak

"He gets hot under the collar when people are late."İnsanlar geç kaldığında o çok sinirlenir.

off the cuff /ˈɔf ðə kˈʌf/ ifade

hazırlıksızca

herhangi bir hazırlık ya da plan olmadan

"He gave a funny speech off the cuff."O, hazırlıksızca komik bir konuşma yaptı.

to [treat|handle] {sb/sth} with kid gloves /tɹˈiːt hˈændəl ˌɛsbˈiː slˈæʃ ˌɛstˌiːˈeɪtʃ wɪð kˈɪd ɡlˈʌvz/ ifade

nazikçe, özenle davranmak

birine ya da bir şeye karşı özellikle dikkatli, nazik ve düşünceli olmak

"You have to treat her with kid gloves, she is sensitive."Onunla nazikçe davranmalısın, o hassas.

hats off /hˈæts ˈɔf/ ünlem

başınız sağ olsun / takdirlerimi sunarım

yapılan bir iş için övgü ya da saygı göstermek amacıyla söylenen söz

"Hats off to you!"Başınız sağ olsun! Harika bir iş çıkardınız.

to [keep] {sth} under {one's} hat /kˈiːp ˌɛstˌiːˈeɪtʃ ˌʌndɚ wˈʌnz hˈæt/ ifade

gizli tutmak

bir sırrı başkalarına söylememek

"Please keep it under your hat."Lütfen bunu gizli tut.

old hat /ˈoʊld hˈæt/ ifade

eski moda, demode

çok kez kullanılmış ya da uzun süredir var olan, artık yeni olmayan şeyleri tanımlamak için kullanılır

"That idea is old hat."Bu teknoloji artık eski moda.

to [wear] (many|several) (different|) hats /wˈɛɹ mˈɛni sˈɛvɹəl dˈɪfɹənt hˈæts/ ifade

birden çok rol üstlenmek

aynı anda farklı görev, pozisyon ya da işleri yapmak

"She wears many different hats daily."O, her gün birçok farklı rol üstleniyor.

to [have] ants in {one's} pants /hæv ˈænts ɪn wˈʌnz pˈænts/ ifade

sabırsız, heyecanlı olmak

çok sinirli ya da heyecanlı olduğu için sakin kalmakta zorlanmak

"The kids had ants in pants."Çocukların sabırsızlığı vardı.

to [catch] {sb} with {one's} pants down /kˈætʃ ˌɛsbˈiː wɪð wˈʌnz pˈænts dˈaʊn/ ifade

kırmızıya yakalanmak

beklenmedik bir anda utandırıcı bir durumla karşılaşmak ya da ortaya çıkarmak

"The reporter caught him with his pants down."Denetim şirketi kırmızıya yakaladı.

to [charm] the pants off {sb} /tʃˈɑːɹm ðə pˈænts ˈɔf ˌɛsbˈiː/ ifade

büyüleyici bir izlenim bırakmak

ilk karşılaşmada bir kişiyi çok etkileyerek ona karşı büyük bir ilgi uyandırmak

"She charmed the pants off him."O, onu büyüleyici bir izlenim bıraktı.

by the seat of {one's} pants /baɪ ðə sˈiːt ʌv wˈʌnz pˈænts/ ifade

sezgisel olarak, içgüdüyle

gerekli bilgi ya da araçlar olmadan sadece sezgi ya da kişisel yargıya dayanarak bir işi yapmak

"He managed it by the seat of his pants."Uçağı sezgisel olarak uçurdu.

to [sue] the pants off (of|) {sb/sth} /sˈuː ðə pˈænts ˈɔf ʌv ˌɛsbˈiː slˈæʃ ˌɛstˌiːˈeɪtʃ/ ifade

tamamen dava etmek

birine karşı o kadar büyük bir maddi tazminat talep ederek dava açmak ki, karşı tarafın hiçbir şeyi kalmaz

"They will sue the pants off him."Pencereyi kırarsan seni tamamen dava edeceğim.

to [wear] the pants /wˈɛɹ ðə pˈænts/ ifade

kararları elinde tutmak

bir ilişkide ya da ailede en önemli kararları veren, tam kontrol sahibi olan kişi olmak

"She wears the pants here."Burada kararları elinde tutan o.

the [shirt] off {one's} [back] /ðə ʃˈɜːt ˈɔf wˈʌnz bˈæk/ ifade

kıyafeti bile vermek

birine yardım ederken kendi ihtiyaçlarını bile feda etmeye hazır olmak

"He gives shirt off his back."Sana kıyafeti bile verir.

keep {one's} (shirt|pants) on /kˈiːp wˈʌnz ʃˈɜːt ɔːɹ pˈænts ˈɑːn/ kalıp

sabırlı ol, sakin kal

birine acele etmemesini, öfkelenmeden önce düşünmesini söylemek için kullanılan ifade

"Keep your pants on, please."Sakin ol — yemek yakında hazır olacak.

to [lose] {one's} shirt /lˈuːz wˈʌnz ʃˈɜːt/ ifade

parayı kaybetmek, bütün parasını kaybetmek

riskli bir bahis ya da yatırımdan dolayı büyük bir miktar para kaybetmek

"He lost his shirt gambling."Yanlış atağa bahis yaparak parasını kaybetti.

stuffed shirt /stˈʌft ʃˈɜːt/ isim

kibirli bürokrat

kendisini başkalarından üstün gören, çok resmi ve eski moda davranan kişi

"The manager is a stuffed shirt who never cracks a joke."Müdür kibirli bir bürokrat, hiç şaka yapmaz.

if the (shoe|boot) fits /ɪf ðə ʃˈuː bˈuːt fˈɪts/ ifade

uyarsa, kabul et

eğer bir tanım birine tam olarak uyuyorsa, bunu doğru kabul etmesi gerektiğini ima eden ifade

"If the shoe fits, wear it, he is talking to you."Eğer uyuyorsa, giy; bu seninle ilgili.

to [have|keep] {sb/sth} up {one's} [sleeve] /hæv ɔːɹ kˈiːp ˌɛsbˈiː slˈæʃ ˌɛstˌiːˈeɪtʃ ˌʌp wˈʌnz slˈiːv/ ifade

gizli bir kozunu saklamak

İhtiyaç duyulduğunda stratejik olarak kullanılabilecek gizli bir kaynak, plan ya da avantajın bulunması.

"He has something up his sleeve."Onun bir kozunu sakladığını biliyorum.

to [knock|blow] {one's} socks off /nˈɑːk blˈoʊ wˈʌnz sˈɑːks ˈɔf/ ifade

çorapları uçurmak

Birini çok etkileyip hayran bırakmak.

"The magic show will knock your socks off."Sihir gösterisi çoraplarınızı uçuracak.

to [put|stuff|stick] a sock in it /pˌʊt stˈʌf stˈɪk ɐ sˈɑːk ɪn ɪt/ ifade

susmak

Sesini kısması ya da konuşmayı bırakması için birine söylenir; özellikle gürültülü ya da rahatsız edici olduğunda kullanılır.

"Please put a sock in it, I am trying to sleep."Lütfen sus, uyumaya çalışıyorum.

belt /bɛlt/ fiil

vurmak

Bir kemer veya benzeri bir nesneyle kuvvetlice veya hızla vurmak.

"He belted the wall."Duvara vurdu.

boot up /bˈuːt ˈʌp/ fiil

başlatmak

(bir bilgisayar ya da elektronik cihazın) işletim sistemini belleğe yükleyerek kullanıma hazır hâle getirmek

"Boot up your computer now."Bilgisayarını şimdi başlat.

boot camp /bˈuːt kˈæmp/ isim

askeri eğitim kampı

askeri yeni alımları eğitmek amacıyla kurulan kamp

"The soldiers went to boot camp."Yeni alım askerlik kampında zorlanıyor.

goody two shoes /ɡˈʊdi tˈuː ʃˈuːz/ ifade

tam bir iyi çocuk

Her zaman doğru davranış sergilediğini ve iyi bir insan olduğunu başkalarına göstermek için çaba harcayan kişi.

"My sister is such a goody two shoes."Kız kardeşim tam bir iyi çocuk.

Bu listedeki 30 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Street Talk 1 Kelime Listesi — Konular