kes şunu
Birinin davranışı ya da hareketiyle rahatsız ettiğini söylemek için kullanılan bir ifade.
"Cut it out — stop making that noise!"Kes şunu — o sesi kes!
Tepki ve Yanıt konusundaki 13 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
kes şunu
Birinin davranışı ya da hareketiyle rahatsız ettiğini söylemek için kullanılan bir ifade.
"Cut it out — stop making that noise!"Kes şunu — o sesi kes!
başarılar dilerim
Birinin çabalarına destek, teşvik veya hayranlık ifade etmek için kullanılır.
"More power to your elbow!"Başarılar dilerim!
sözün bittiği yer
Daha fazla konuşmaya veya detay sunmaya gerek olmadığını belirtmek için kullanılır.
"We agree. Enough said."Anlaştık. Sözün bittiği yer.
allah aşkına
Bir şeye kızgın, hayal kırıklığına uğramış veya şaşırmışken kullanılır.
"For goodness' sake, hurry!"Allah aşkına, acele et!
bunu düşünmek bile istemiyorum
Şiddetli bir reddetme ya da kabul etmeme ifadesi.
"Perish the thought — I would never do that!"Bunu düşünmek bile istemiyorum — asla yapmam!
gecikmek
Bir işe ya da duruma yavaş başlamak ya da tepki vermek; bu da dezavantaj ya da gecikmeye yol açar.
"He was slow off the mark."Kaleci gecikti.
bir telini kıpırdatmamak
Durum ne olursa olsun sakin kalmak.
"She didn't turn a hair."Bir telini kıpırdatmadı.
gık dememek
Beklenmedik bir şey olduğunda endişe veya şaşkınlık belirtisi göstermemek.
"He did not bat an eye."Gık demedi.
diğer yanağı çevirmek
Bir hakarete karşı sabır, bağışlama ve barışçıl bir tutumla karşılık vermek, misilleme yapmamak.
"He decided to turn the other cheek and forgive."Diğer yanağı çevirmeye karar verdi ve affetti.
iyi niyetle almak
bir şeyi kızgınlık ya da alınma duymadan, hoşgörülü bir şekilde karşılamak
"He took my joke in good part."Şakamı iyi niyetle aldı.
oyalamak
Birine bir şey hakkında kesin bir cevap vermeyi reddetmek veya yardım teklif etmeyi reddetmek.
"They gave me the runaround."Beni oyaladılar.
kucak açmak
yeni fikirleri ya da insanları kabul etmeye istekli olmak
"They welcomed us with open arms."Yeni kayınvalidelerim beni kucak açtı.
konudan sapmak
tartışılan asıl konuyla alakasız bir konuya girmek
"The professor often goes off on a tangent."Profesör sık sık konudan sapar.
Bu listedeki 13 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla