Moda Dünyası: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Moda Dünyası konusundaki 15 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

15 kelime Giyim İle İlgili İngilizce Kelimeler
couture /kuˈtʊɹ/ isim

haute couture

bir moda evi tarafından bireyler için özel giysilerin tasarımı ve üretimi.

"She wore haute couture."Haute couture giyiyor.

fashion designer /fˈæʃən dɪzˈaɪnɚ/ isim

moda tasarımcısı

Şık kıyafetler tasarlayan kişi

"The fashion designer created a dress."Moda tasarımcısı bir elbise tasarladı.

fashion statement /fˈæʃən stˈeɪtmənt/ isim

moda ifadesi

Dikkat çekmek amacıyla sahip olunan ya da giyilen alışılmadık ya da yeni şey

"Strong fashion statement."Güçlü bir moda ifadesi.

fashion victim /fˈæʃən vˈɪktᵻm/ isim

moda kurbanı

kendisine yakışsa da yakışmasa da her zaman en yeni moda trendlerini takip eden kişi.

"She is a fashion victim."O bir moda kurbanı.

fashion-conscious /fˈæʃənkˈɑːnʃəs/ sıfat

moda bilinci yüksek

En yeni moda trendlerini takip eden ve buna göre giyinmeye eğilimli

"She is fashion-conscious."Moda bilinci yüksek.

haute couture /hˈɔːt kuːtˈʊɹ/ isim

haute couture

yüksek moda ve pahalı kıyafetlerin üretimi

"The fashion show featured haute couture designs from Paris."Moda gösterisinde Paris'ten haute couture tasarımları sergilendi.

unfashionable /ənˈfæʃənəbəɫ/ sıfat

modası geçmiş

şu anda moda ya da popüler olmayan; eski moda.

"Her shoes are unfashionable."Onun ayakkabıları modası geçmiş.

supermodel /ˈsupɝˌmɑdəɫ/ isim

süpermodel

çok tanınmış, yüksek gelir elde eden moda modeli.

"The supermodel walks the runway."Süpermodel podyumu yürüdü.

couturier /kuˈtʊɹiɝ/ isim

modacı

üst düzey, özel dikim giysiler yaratma konusunda uzmanlaşmış bir moda tasarımcısı.

"The couturier designs exclusive gowns."Modacı özel elbiseler tasarlar.

off-the-rack /ˈɔfðəɹˈæk/ sıfat

hazır giyim

(kıyafetler) belirli bir müşteriye özel olmadan, tüm bedenlerde mevcut olan hazır ürün.

"I bought an off-the-rack suit."Hazır giyim bir takım elbise aldım.

fast fashion /fˈæst fˈæʃən/ isim

hızlı moda

Trendleri hızla üretip kısa vadeli kullanım için sunan, düşük maliyetli giysiler

"Fast fashion harms the environment."Hızlı moda çevreye zarar verir.

fashion house /ˈfæʃən ˈhaʊs/ isim

moda evi

Lüks moda kıyafet ve aksesuarları tasarlayan ve üreten şirket ya da marka

"Chanel is famous fashion house."Chanel ünlü bir moda evidir.

fashion show /ˈfæʃ.ən ˌʃoʊ/ isim

defile

Moda tasarımcılarının en yeni tasarımlarını modellerin podyumda yürütmesiyle izleyicilere sunduğu etkinlik

"The fashion show begins soon."Defile yakında başlayacak.

garment industry /ɡˈɑːɹmənt ˈɪndʌstɹi/ isim

giyim sektörü

Kıyafet ve tekstil tasarımı, üretimi ve dağıtımıyla uğraşan sektör

"The garment industry employs millions."Giyim sektörü milyonlarca kişiyi istihdam ediyor.

clothes designer /klˈoʊðz dɪzˈaɪnɚ/ isim

giyim tasarımcısı

Kıyafet ve moda ürünleri için özgün tasarımlar yaratan, konseptten üretime kadar tüm tasarım sürecini yöneten profesyonel

"The clothes designer sketches daily."Giyim tasarımcısı her gün taslak çizer.

Bu listedeki 15 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Giyim İle İlgili İngilizce Kelimeler — Konular