dantel
ağ benzeri açık bir desende örgü veya dokuma yoluyla yapılan ince pamuklu veya ipekli kumaş
"The wedding dress had beautiful lace."Gelinlikte güzel dantel vardı.
Malzemeler ve Desenler konusundaki 37 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
dantel
ağ benzeri açık bir desende örgü veya dokuma yoluyla yapılan ince pamuklu veya ipekli kumaş
"The wedding dress had beautiful lace."Gelinlikte güzel dantel vardı.
keten
Keten bitkisinin liflerinden yapılan, ince giysiler vb. için kullanılan kumaş
"She wore a white linen shirt."Beyaz keten bir gömlek giymişti.
moher
Angora keçisinin ince yününden yapılan yumuşak iplik ya da kumaş
"Soft mohair sweater."Yumuşak moher kazak.
deri
hayvan derisinden elde edilen, giysi, çanta, ayakkabı vb. yapımında kullanılan dayanıklı malzeme
"This leather bag is nice."Armonikasında bir blues melodisi çaldı.
moleskin
pamuktan yapılmış, kadifemsi tüyleri olan, çok dayanıklı yumuşak kalın kumaş
"The moleskin feels very soft."Moleskin çok yumuşak hissettiriyor.
muslin
ince ve hafif, şeffaf bir pamuklu kumaş türü; giysi, perde ya da çarşaf yapımında kullanılır
"Muslin is a breathable fabric."Muslin nefes alabilen bir kumaştır.
patent deri
yüksek parlaklığa sahip, pürüzsüz bir deri türü
"Her shoes are patent leather."Onun ayakkabıları patent deriden.
polyester
hızlı kuruyan ve tekstil endüstrisinde yaygın olarak kullanılan sentetik bir elyaf
"My shirt is made of polyester."Gömleğim polyesterden yapılmış.
saten
Parlak bir yüzeye sahip, çok pürüzsüz kumaş türü
"Shiny satin dress."Parlak saten elbise.
ipek
İpek böceklerinin ürettiği ipliklerden yapılan pürüzsüz, yumuşak kumaş türü.
"Silk feels smooth."İpek pürüzsüz hissettirir.
naylon
hafif ve elastik, dayanıklı bir sentetik lif; tekstil endüstrisinde kullanılır
"Her tights are made of durable nylon."Külotlu çorapları dayanıklı naylondan yapılmıştır.
kaşmir
Kaşmir keçisinin alt tüyünden elde edilen ince, yumuşak yün
"Luxury cashmere sweater."Lüks kaşmir kazak.
pinstripe
koyu renkli, ince beyaz çizgilerle dokunmuş, iş kıyafetlerinde kullanılan kumaş
"He likes pinstripe suits."O, pinstripe bir takım elbise giyiyor.
ince çizgili
(kumaş) koyu bir zeminde ince, dar çizgilerden oluşan desenli
"He wears pinstriped suits."İnce çizgili takımlar giyer.
şifon
ipek veya naylondan yapılan hafif ve sayfan kumaş türü
"The dress was made of chiffon."Elbise şifondan yapılmıştı.
flanel
pamuk ya da yünden yapılmış, gevşek dokulu, giysi ve çarşaf yapımında kullanılan yumuşak kumaş
"His flannel shirt is cozy."Onun flanel gömleği rahat.
tartan
İskoçya kökenli, çizgi ve kare desenli yün kumaş
"The tartan represents his clan."Tartan onun kabilesini temsil ediyor.
ekoseli
genellikle iki farklı renkten oluşan küçük karelerden oluşan desen
"He has a checked shirt."Üzerinde ekoseli bir gömleği var.
süet kumaş
gerçek süet deriye benzer yumuşak, tüylü dokuya sahip sentetik kumaş
"Suede cloth mimics real suede."Süet kumaş gerçek süeti taklit eder.
süet
Kadifemsi bir yüzeye sahip yumuşak deri; ayakkabı, ceket vb. yapımında kullanılır
"Soft suede shoes."Yumuşak süet ayakkabılar.
süet deri
hayvan derisinin alt yüzeyi zımparalanarak ya da ovularak elde edilen, yumuşak tüylenmiş bir deri türü
"The suede leather boots are brown."Süet deri botlar kahverengi.
desenli
tekrarlayan bir tasarım ya da renk düzenine sahip
"The wallpaper is patterned."O, desenli bir gömlek giydi.
ipek gibi
dokunuşa hoş gelen ince ve pürüzsüz bir yüzeye sahip
"Her hair is silky."Saçları ipek gibi.
yünlü
yünden yapılmış veya yünle ilgili.
"The scarf is woolen."Atkı yünlü.
yünlü
yünle kaplı ya da yünden yapılmış
"The sweater is wooly."Kazak yünlüdür.
kadife
Genellikle pamuk ya da ipekten yapılan, pürüzsüz ve kalın yüzeyli bir kumaş.
"The velvet felt soft."Kadife yumuşak bir his verdi.
çizgili
düz paralel çizgilerden oluşan desene sahip
"She wore a striped shirt."Çizgili bir gömlek giydi.
puantiyeli
eşit aralıklarla yerleştirilmiş, boyut ve renkte değişiklik gösterebilen yuvarlak noktalar içeren desen
"The shirt has polka dots."Onun puantiyeli elbisesi çok sevimli.
noktalı
küçük, dairesel noktalarla süslenmiş
"The line is dotted."Çizgi noktalıdır.
benekli
küçük renkli noktalardan oluşan desenli
"The dress is spotted."Köpek benekli.
tweed
farklı renkli ipliklerle dokunmuş, özellikle İskoçya’da üretilen, kaba yün kumaş; genellikle ceket ve takım elbiselerde kullanılır
"The tweed jacket is scratchy."Tweed ceket tırtıklı.
kabartmalı
(kumaş ya da giysi) yükseltilmiş çizgilerden oluşan desenli
"The sweater is ribbed."Kumaş kabartmalı.
kıvrımlı
(Kumaş ya da giysi) çok sayıda küçük kıvrım ya da dikişle yapılmış.
"Her dress is ruched."Elbisesi kıvrımlı.
örme
iğne ya da makineyle iplik döngülerinin birbirine bağlanmasıyla oluşan kumaş
"The knit sweater is warm."Örme kazak sıcak tutar.
basma
genellikle çiçek desenleriyle süslenmiş, mobilya örtüleri ve perdeler için kullanılan parlak pamuklu bir kumaş.
"The curtains are chintz."Perdeler basma.
puantiyeli
eşit aralıklarla yerleştirilmiş yuvarlak noktalar ya da beneklerden oluşan desenli
"She wore a polka-dotted dress."Puantiye bir elbise giymişti.
fustian
yüzeyinde hafif bir tüy veya hav bulunan dayanıklı bir pamuklu kumaş, orijinal olarak Avrupa'da Orta Çağ'da yapılmıştır.
"The trousers are fustian."Pantolon fustian.
Bu listedeki 37 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla