tulum
Manuel işlerde diğer kıyafetlerin üzerine giyilen, gevşek ve koruyucu bir giysi.
"His coveralls protect his clothes."Tulum, kıyafetlerini korur.
İş Kıyafetleri konusundaki 25 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
tulum
Manuel işlerde diğer kıyafetlerin üzerine giyilen, gevşek ve koruyucu bir giysi.
"His coveralls protect his clothes."Tulum, kıyafetlerini korur.
uçuş tulumu
Dayanıklı, yangına dayanıklı kumaştan yapılmış, askeri uçak, kaykay ya da helikopter pilotu ve ekibi tarafından bütün vücudu kaplayan giysi.
"The pilot wears a flight suit."Pilot uçuş tulumu giyer.
önlük
Çalışma sırasında üzerindeki kıyafetleri korumak amacıyla giyilen gevşek üst giysi.
"The artist's smock has paint."Sanatçının önlüğünde boya var.
iş gömleği
Manuel ya da fiziksel işlerde kullanılan, dayanıklı kumaştan yapılmış ağır iş gömleği.
"His work-shirt is dark blue."Onun iş gömleği koyu mavidir.
yangın kıyafeti
İtfaiyecilerin yangınla mücadele sırasında giydiği koruyucu kıyafet.
"Bunker gear protects firefighters."Yangın kıyafeti itfaiyecileri korur.
hazmat giysisi
işçileri tehlikeli maddelere veya ortamlara maruz kalmaktan korumak için giyilen koruyucu bir giysi.
"The firefighters wore a hazmat suit to enter the chemical spill."İtfaiyeciler kimyasal dökülmeye girmek için hazmat giysisi giydiler.
laboratuvar önlüğü
Tıbbi personel, bilim insanı ve teknisyenlerin kıyafetlerini ve cildini tehlikeli maddelerden korumak için giydiği koruyucu giysi.
"The scientist wears a lab coat."Bilim insanı laboratuvar önlüğü giyer.
düzgün üniforma
Özel ya da tören amaçlı olarak askeri ya da sivil personelin giydiği resmi üniforma.
"The soldier wears dress uniform."Asker düzgün üniforma giyer.
cerrahi önlük
Cerrahi işlemler sırasında tıbbi personel tarafından giyilen steril koruyucu giysi.
"The surgeon's gown is sterile."Cerrahın önlüğü steril.
cerrahi maske
Kulakların arkasına takılan iki kayışı olan ve kan, vücut sıvısı sıçramalarına, enfeksiyona ve hava kirliliğine karşı koruma sağlayan maske.
"She wears a surgical mask."O, cerrahi maske takıyor.
cerrahi önlük
Ameliyathane içinde cerrahların giydiği iki parçalı koruyucu kıyafet.
"Wear medical scrubs."Cerrahi önlük giy.
baret
İşçilerin başlarını korumak amacıyla takılan hafif, sert başlık.
"The worker wears a hard hat."İşçi baret takıyor.
alet kemeri
Profesyonellerin çalışırken aletlerini taşımak ve kolayca erişmek için beline taktığı kemer ya da önlük.
"His tool belt holds hammer."Alet kemeri çekiç tutuyor.
lateks eldiven
Lateks malzemeden üretilen, tek kullanımlık koruyucu eldiven; tıp, laboratuvar ve benzeri ortamlarda el koruması amacıyla yaygın olarak kullanılır.
"She wears purple latex gloves."O, mor lateks eldivenler takıyor.
güvenlik eldiveni
İş yerindeki tehlikelere karşı elleri korumak amacıyla kullanılan koruyucu eldiven; genellikle sanayi, inşaat gibi alanlarda tercih edilir.
"Safety gloves prevent cuts."Güvenlik eldivenleri kesilmeleri önler.
şef ceket
Profesyonel mutfaklarda şeflerin giydiği, temiz ve düzenli bir görünüm sağlayan beyaz, çift düğmeli ceket.
"The chef's jacket has double breast."Şef ceketi çift düğmeli.
yüksek görünürlük güvenlik yeleği
Düşük ışık veya tehlikeli ortamlarda görünürlüğü artırmak amacıyla floresan ve yansıtıcı özellikli yelek; genellikle inşaat ve yol bakım ekipleri tarafından kullanılır.
"He wears a high-visibility safety vest."O, yüksek görünürlük güvenlik yeleği takıyor.
havalandırma maskesi
Solunan havayı filtreleyen koruyucu maske; inşaat, boyama, sağlık gibi çeşitli alanlarda kullanılır.
"The ventilation mask filters dust."Havalandırma maskesi tozu filtreliyor.
güvenlik gözlüğü
Gözleri olası tehlikelerden korumak amacıyla tasarlanmış koruyucu gözlük.
"Safety goggles protect the eyes."Güvenlik gözlüğü gözleri korur.
bel kuşağı önlüğü
Bel bölgesini örten ve genellikle alet, gereç ya da diğer eşyalar için cepler ya da bölmeler bulunan bir önlük türü.
"Her waist apron covers her lap."Onun bel kuşağı önlüğü kucağını örter.
güvenlik gömleği
Güvenlik personelinin kimlik ve profesyonellik amacıyla giydiği, güvenlik ya da kolluk görevlerinde kullanılan bir giysi.
"The guard wears a security shirt."Gözetmen güvenlik gömleği giyiyor.
gözlük (koruyucu)
Tehlikeli ortamlarda göz yaralanmalarını önlemek amacıyla kullanılan, genellikle endüstri, inşaat ve laboratuvarlarda takılan koruyucu gözlük.
"He wears clear safety glasses."O, şeffaf koruyucu gözlük takıyor.
bump kapak
Düşük riskli ortamlarda baş çarpmasını önlemek için kullanılan hafif koruyucu başlık; genellikle endüstri, depo ve inşaat alanlarında tercih edilir.
"The bump cap prevents minor head bumps."Bump kapak hafif baş çarpmalarını önler.
yüz koruyucu
Yüzü potansiyel tehlikelerden korumak amacıyla takılan, genellikle endüstri, sağlık ve laboratuvar ortamlarında kullanılan koruyucu ekipman.
"The face shield blocks splashes."Yüz koruyucu sıçramaları engeller.
bel destek kuşağı
Alt bel bölgesine destek sağlayarak ağrı ve rahatsızlığı hafifleten, giyilebilir bir destek cihazı.
"He wears a back support belt."O, bel destek kuşağı takıyor.
Bu listedeki 25 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla