Giyim Stilleri: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Giyim Stilleri konusundaki 25 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

25 kelime Giyim İle İlgili İngilizce Kelimeler
informal /ɪnˈfɔrməl/ sıfat

gayriresmî

dostane, rahat, günlük veya gayriresmî durumlara ve olaylara uygun

"The party is informal."Parti gayriresmî.

trendy /ˈtrɛndi/ sıfat

trend

en son veya popüler stillerden etkilenmiş

"This cafe is trendy."Bu mağaza trend kıyafetler satar.

normcore /ˈnɔɹmˌkɔɹ/ isim

normcore

dikkat çekmeyen, sıradan ve gündelik giysilerin bilinçli seçimiyle belirlenen bir moda tarzı.

"His normcore style is deliberately plain."Normcore tarzı bilinçli olarak sade.

stylishness /stˈaɪlɪʃnəs/ isim

şıklık

Modaya uygun ve stil sahibi olma niteliği.

"Her stylishness impresses everyone."Onun şıklığı herkesi etkiliyor.

bodycon /ˈbɑːdi.kɑːn/ sıfat

bodycon

Vücuda tam oturan, hatları vurgulayan dar kesim kıyafet tarzı.

"She wore a bodycon dress."O, bodycon bir elbise giydi.

unhip /ʌnhˈɪp/ sıfat

unhip

Güncel modayı takip etmeyen, yeni trendlerden habersiz.

"My dad is unhip."Babam unhip.

unflattering /ənˈfɫætɝɪŋ/ sıfat

olumsuz

görünüşünü ya da etkisini daha az çekici hâle getiren

"The dress is unflattering."Elbise olumsuz bir izlenim bırakıyor.

open-necked /ˈoʊpənˌnɛkt/ sıfat

açık yakalı

(gömlek için) kravat takılmadan ve yakası bağlanmadan giyilen

"He wore an open-necked shirt."Açık yakalı bir gömlek giydi.

casual /ˈkæʒuəl/ sıfat

gündelik

(kıyafet hakkında) günlük kullanım veya günlük veya resmi olmayan etkinliklere uygun, rahat kıyafet

"The dress code is casual."Kıyafet kuralı gündelik.

underdressed /ˌʌndɚdɹˈɛst/ sıfat

yetersiz giyimli

belirli bir ortama göre çok rahat ya da eksik kıyafetler giymek

"I was underdressed for the wedding."Düğün için yetersiz giyimliydim.

becoming /bɪˈkəmɪŋ/ sıfat

uygun

(giysi, renk, saç vb.) giyenin görünümünü güzelleştiren, daha çekici kılan

"The hat is becoming on you."Şapka sana uygun.

sharp /ʃɑrp/ sıfat

şık

(bir kişinin tarzı veya giysileri için) süslü ve modaya uygun, genellikle sofistike ve zarif bir anlam taşıyan.

"His suit looks sharp."Takımı şık görünüyor.

dressy /ˈdɹɛsi/ sıfat

şık

(Kıyafetler için) zarif, stil sahibi ve resmi ortamlara uygun.

"The party is dressy."Restoran şık bir atmosfere sahip.

elegant /ˈɛlɪɡənt/ sıfat

zarif

incelikli ve akıcı bir görünüme ya da stile sahip

"Her dress is elegant."Elbisesi zarif.

fetching /ˈfɛtʃɪŋ/ sıfat

göz alıcı

gözleri çeken bir şekilde çekici

"Her hat was fetching."Onun kıyafeti göz alıcı.

fitted /ˈfɪtɪd/ sıfat

vücuda oturan

(giysiler için) bedeni sıkı sıkıya saran biçimde yapılmış

"She wore a fitted dress."Vücuda oturan bir elbise giydi.

form-fitting /fˈɔːɹmfˈɪɾɪŋ/ sıfat

vücuda oturan

(giysi) vücudu sıkı sararak hatların belirginleştiği biçimde uyum sağlayan

"The shirt is form-fitting."Gömlek vücuda oturuyor.

frumpy /ˈfɹəmpi/ sıfat

modası geçmiş

Modası geçmiş, eski ve çekici olmayan, genellikle özensiz bir görünüm veren.

"Her outfit was frumpy."Kıyafetleri modası geçmişti.

stylishly /ˈstaɪɫɪʃɫi/ zarf

şık bir şekilde

moda, zarafet ya da sofistike bir anlayışı yansıtan bir tarzda

"He drove stylishly away."O, oldukça şık bir şekilde giyinmişti.

glamorous /ˈɡlæmərəs/ sıfat

göz kamaştırıcı

şık, çekici ve genellikle lüks ya da sofistike bir yaşam tarzıyla ilişkilendirilen

"The actress looked glamorous."O, göz kamaştırıcı görünüyor.

smart casual /smˈɑːɹt kˈæʒuːəl/ sıfat

smart casual

(giysi) temiz, geleneksel ve bir ölçüde resmi olmayan

"The dress code is smart casual."Kıyafet kuralı smart casual.

overdressed /ˌoʊvɚdɹˈɛst/ sıfat

aşırı giyimli

belirli bir ortama göre çok resmi ya da abartılı kıyafetler giymek

"I felt overdressed at the party."Partide aşırı giyimli hissettim.

garish /ˈɡɛɹɪʃ/ sıfat

gösterişçi

tatsız bir şekilde aşırı parlak ve renkli

"The outfit is garish."Araba gösterişçi.

streetwear /stɹˈiːtwɛɹ/ isim

sokak modası

belirli bir alt kültürün kentsel gençleri tarafından genellikle tercih edilen gayri resmi kıyafetler

"Streetwear combines comfort and fashion."Sokak modası konfor ve şıklığı birleştiriyor.

styleless /stˈaɪlləs/ sıfat

stilsiz

belirli bir stil, moda ya da tasarımdan yoksun

"The outfit is styleless."Kıyafet stilsiz.

Bu listedeki 25 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Giyim İle İlgili İngilizce Kelimeler — Konular