Mayo ve Spor Giyim: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Mayo ve Spor Giyim konusundaki 18 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

18 kelime Giyim İle İlgili İngilizce Kelimeler
bathing suit /ˈbeɪðɪŋ ˌsuːt/ isim

mayo

Yüzmek için giyilen kıyafet parçası; özellikle kadınların ve kızların giydiği tür.

"She packed her bathing suit."Mayosu kırmızı.

bikini /bɪˈkiːni/ isim

bikini

Kadınlar tarafından giyilen, özellikle sıcak iklimlerde veya plaj tatillerinde giyilen iki parçalı mayo.

"She wore a bikini."Bikini giymişti.

swimming costume /swˈɪmɪŋ kˈɔstuːm/ isim

yüzme kıyafeti

Su içinde yüzme ya da su sporları yaparken giyilen kıyafet türü.

"Her swimming costume is red."Onun yüzme kıyafeti kırmızı.

swimming trunks /swˈɪmɪŋ tɹˈʌŋks/ isim

yüzme şortu

Erkeklerin ya da çocukların yüzmeye giderken giydiği şort.

"His swimming trunks are blue."Yüzme şortu mavi.

swimsuit /ˈswɪmˌsuːt/ isim

mayo

Özellikle kadınlar ve kız çocuklarının yüzme sırasında giydiği giyecek parçası.

"She wore a swimsuit at the beach."Plajda mayo giydi.

wetsuit /ˈwɛtˌsuːt/ isim

dalma kıyafeti

Su altında yüzücüler tarafından sıcak kalmak için giyilen, lastikten yapılmış dar oturan kıyafet.

"The wetsuit was tight."Dalma kıyafeti çok sıkıydı.

bathrobe /ˈbæθˌroʊb/ isim

bornoz

havlu yapımında kullanılan malzemeden yapılmış, duş veya banyo sonrasında veya öncesinde giyilen uzun bir giysi

"The bathrobe is soft."Bornoz yumuşak.

swimming cap /swˈɪmɪŋ kˈæp/ isim

yüzme başlığı

Saçları klordan korumak ve yarış yüzme sırasında hidrodinamiği artırmak amacıyla sıkı oturan başlık.

"The swimming cap protects her hair."Yüzme başlığı saçını korur.

one-piece swimsuit /wʌn pis ˈswɪmˌsut/ isim

tek parça mayo

Gövdeyi ve kasıkları örten, yüzme ya da su sporları için giyilen tek parça kıyafet.

"She bought a one-piece swimsuit."Tek parça mayo aldı.

sweatpants /ˈswɛtˌpænts/ isim

eşofman pantolonu

Gevşek, uzun ve sıcak, elastik bel kısmına sahip, genellikle pamuktan yapılan ve rahatlık ya da spor amaçlı giyilen alt giysi.

"He wore comfortable sweatpants on the flight."Uçakta rahat bir eşofman pantolonu giydi.

leotard /ˈɫiəˌtɑɹd/ isim

leotard

Omuzdan uyluğa kadar vücudu örten, esnek kumaştan yapılmış sıkı bir giysi; özellikle balerin ve akrobatlar tarafından kullanılır

"Dance leotard worn."Dans leotardu giyildi.

ski pants /ˈskiː ˌpænts/ isim

kayak pantolonu

Kayak ya da diğer kış sporları sırasında koruma ve sıcaklık sağlamak amacıyla normal pantolonların üzerine giyilen giysi.

"Ski pants keep him dry."Kayak pantolonu onu kuru tutar.

jogging suit /dʒˈɑːɡɪŋ sˈuːt/ isim

jogging takımı

Egzersiz yaparken giyilen, eşleşen ceket ve pantolondan oluşan takım.

"She wears a pink jogging suit."Pembe bir jogging takımı giyiyor.

tracksuit /tɹˈæksuːt/ isim

eşofman takımı

Rahat ve sıcak tutan, eşleşen ceket ve bol pantolondan oluşan, gündelik ya da spor amaçlı giyilen kıyafet.

"His tracksuit has white stripes."Eşofman takımının beyaz şeritleri var.

joggers /ˈdʒɑɡɝz/ isim

jogger

Yumuşak, esnek kumaştan, elastik bel ve daralan paçalarla tasarlanmış, rahat ve gündelik pantolon.

"Her gray joggers are soft."Gri joggerları yumuşak.

plus fours /plˈʌs fˈoːɹz/ isim

plus fours

Dizden dört inç aşağı uzanan, 20. yüzyılın başlarında golfte giyilen erkek pantolonu.

"Plus fours end below knee."Plus fours dizin altında biter.

ballet skirt /bælˈeɪ skˈɜːt/ isim

bale eteği

Kadın bale dansçılarının gösteri sırasında leotardlarının üzerine giydiği hafif ve kısa etek.

"The ballet skirt is sheer."Bale eteği transparan.

maillot /mˈeɪlɑːt/ isim

mayo

Gövdeyi kaplayan, tek parça, vücuda oturan, genellikle dansçılar, jimnastikçiler ve sporcular tarafından performanslar için giyilen giysi.

"The maillot is form-fitting."Mayo vücuda oturuyor.

Bu listedeki 18 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Giyim İle İlgili İngilizce Kelimeler — Konular