crystal
/ˈkrɪstəl/
isim
kristal
bir kimyasal bileşiğin katılaşmasıyla oluşan, atomların düzenli ve tekrarlayan bir düzende dizildiği katı madde
"The chandelier was made of sparkling crystal that caught the light beautifully."Avize, güzelce ışık yakalayan parlayan kristallerden yapılmıştı.
acrylic
/əˈkɹɪɫɪk/
isim
akrilik
kimyasal işlemlerle üretilen, giysilerde kullanılan ve çabuk kuruyan tekstil lifi
"This acrylic sweater is warm."Bu akrilik kazak çok sıcak.
brass
/bræs/
isim
pirinç
Bakır ve çinko alaşımından oluşan sarımsı bir metal; müzik aletleri, süs eşyaları ve çeşitli diğer nesnelerin yapımında sıklıkla kullanılır.
"The door handle is made of brass."Kapı kolu pirinçten yapılmıştır.
copper
/ˈkɑpər/
isim
bakır
kırmızımsı kahverengi renkte, esas olarak kablolarda iletken olarak kullanılan metal bir kimyasal element
"Copper pipes carry the water."Bakır borular suyu taşır.
brick
/ˈbɹɪk/
isim
tuğla
Fırınlanmış kilden yapılan, genellikle ev, duvar vb. yapıların inşasında kullanılan blok.
"The old house is red brick."Eski ev kırmızı tuğladan yapılmıştır.
rubber
/ˈɹəbɝ/
isim
kauçuk
esnek, su geçirmez ve lastik, eldiven, silgi gibi çeşitli ürünlerde sıklıkla kullanılan bir malzeme
"Tires are made of rubber."Lastikler kauçuktan yapılır.
concrete
/ˈkɑnkɹit/
isim
beton
çimento, su, kum ve küçük taşların karıştırılmasıyla elde edilen, yapı inşaatında kullanılan sert bir malzeme
"The sidewalk is made of concrete."Kaldırım betondan yapılmıştır.
corduroy
/ˈkɔɹdɝˌɔɪ/
isim
fitilli kadife
yükselişli düşüşleriyle desenlenmiş, sağlam ama yumuşak bir pamuklu kumaş
"He wore brown corduroy pants."Kahverengi fitilli kadife pantolon giymişti.