Kurallara Göre: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Kurallara Göre konusundaki 15 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

15 kelime Toplum ve Hukuk İle İlgili İngilizce Deyimler
in the clear /ɪnðə klˈɪɹ/ ifade

aklandı

Birinin şüpheden veya yanlış bir şey yapma tehlikesinden kurtulduğunu belirtmek için kullanılır.

"After the test, I am in the clear."Sınavdan sonra aklanmış durumdayım.

the (long|) arm of the law /ðə lˈɑːŋ ˈɑːɹm ʌvðə lˈɔː/ ifade

hukukun uzun kolu

Adalet sisteminin ve polislerin suçluları yakalama ve cezalandırma gücü.

"The long arm of the law caught him."Hukukun uzun kolu onu yakaladı.

the third degree /θˈɜːd dɪɡɹˈiː/ ifade

sıkı sorgulama

birinin bilgi vermesini ya da bir şeyi itiraf etmesini sağlamak amacıyla sert ve zorlayıcı şekilde soru sorma

"Mom gave me the third degree."Annem bana sıkı sorgulama yaptı.

behind bars /bɪhˌaɪnd bˈɑːɹz/ zarf

hapiste

Cezaevinde tutuklu ya da hapis cezasını çeken kişi için kullanılan ifade.

"The criminal is behind bars."Suçlu hapiste.

to [be] in for /bˈiː ɪn fɔːɹ/ ifade

başına bela gelmek

Cezayla karşılaşma ya da sıkıntıya düşme riski içinde olmak.

"You are in for trouble."Başına bela gelecek.

by the book /baɪ ðə bʊk/ ifade

kuralına uygun olarak

belirlenmiş kurallara, prosedürlere ya da standart uygulamalara sıkı sıkıya bağlı kalmak

"He always does things by the book."O her zaman işleri kuralına uygun olarak yapar.

dos and don'ts /ˈduz ənd ˈdoʊnts/ ifade

yapılması ve yapılmaması gerekenler

belirli bir durumda ne yapılması gerektiğini, ne yapılmaması gerektiğini belirleyen kurallar

"Read the list of dos and don'ts first."Önce yapılması ve yapılmaması gerekenler listesini oku.

rule of thumb /ɹˈuːl ʌv θˈʌm/ ifade

genel kural

Deneyime dayalı, kesin olmamakla birlikte işe yarayan bir yöntem ya da ilke

"It is a rule of thumb."İyi bir genel kural, maaşınızın %10’unu biriktirmektir.

in {one's} crosshairs /ɪn wˈʌnz kɹˈɔshɛɹz/ ifade

nişan hedefinde olmak

Eleştiri ya da olumsuz ilgiyle hedef haline gelmiş olmak.

"The senator is in our crosshairs."Senatör bizim nişan hedefimizde.

guilty as charged /ɡˈɪlti æz tʃˈɑːɹdʒd/ ifade

suçlu bulunduğum gibi

Birine karşı yapılan suçlamaların veya iddiaların doğru olduğunu kabul etmek için kullanılır.

"He stood up and said, guilty as charged."Ayağa kalktı ve suçlu bulunduğum gibi dedi.

on the case /ɑːnðə kˈeɪs/ ifade

olaya el atmak

Bir sorunu ya da suçu çözmek için resmi bir müdahalede bulunmak.

"The detective is on the case."Dedektif olaya el atıyor.

be in for /bi ɪn fər/ ifade

başı belada olmak

Ceza alma veya başı belaya girme riski altında olmak.

"You are in for it."Başın belada.

green light /ˈɡrin ˌlaɪt/ isim

yeşil ışık

bir projeye başlanması için verilen onay

"The company gave us the green light"Şirket bize yeşil ışık verdi.

inone'scrosshairs /inone'scrosshairs*/ ifade

hedef tahtasında olmak

Kolayca eleştirilen veya önemli ölçüde olumsuz ilgi çeken kişileri tanımlamak için kullanılır.

"He is in one's crosshairs."Hedef tahtasında.

clean bill of health /klin bɪl əv hɛlθ/ ifade

temiz sağlık raporu almak

Güvenli ve herhangi bir kusur veya sorundan uzak olduğunu gösteren bir ifade.

"It got a clean bill of health."Temiz sağlık raporu aldı.

Bu listedeki 15 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Toplum ve Hukuk İle İlgili İngilizce Deyimler — Konular