eşit fırsat
herkese diğerleri gibi adil bir şans ya da fırsat tanımak.
"Give me a fair shake."Bana eşit bir fırsat ver.
Adalet konusundaki 9 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
eşit fırsat
herkese diğerleri gibi adil bir şans ya da fırsat tanımak.
"Give me a fair shake."Bana eşit bir fırsat ver.
hak etmek
Yanlış davranışının bir sonucu olarak gerçekten hak ettiği talihsiz bir sonuç veya ceza almak.
"It serves him right."Onun hakkı.
adil ve dürüstçe
Kurallara uyarak, adil ve dürüst bir şekilde yapılan şey.
"She won the game fair and square."Oyunu adil ve dürüstçe kazandı.
doğru atı seçmek
Doğru kişiyi ya da şeyi suçlamak, sorumluluğu ona yüklemek.
"Put the saddle on him."Doğru atı seçmemiz gerekiyor.
eşit konumda
Aynı seviyede, aynı statüde ya da aynı pozisyonda olmak; kimseye ayrıcalık ya da dezavantaj tanımamak.
"We are all on an equal footing."Hepimiz eşit konumdayız.
şeytanın hakkını vermek
Genel olarak sevimsiz ya da kötü bir kişiye bile olumlu bir niteliğini ya da yaptığı bir iyiliği kabul etmek.
"Give the devil his due."Şeytanın hakkını vereceğim.
açık ve dürüst
Şeffaf, dürüst ve yasal bir şekilde hareket etmek.
"His business dealings are always above board."Onun ticari ilişkileri her zaman açık ve dürüsttür.
adil anlaşma
Adil ve dürüst bir muamele.
"We want a square deal."İşçiler adil bir anlaşma istiyor.
şiirsel adalet
Bir kişinin başına gelen talihsiz olayın, hak ettiği bir sonuç olduğuna inanılan durum.
"Poetic justice rewards virtue punishes vice."Şiirsel adalet erdemi ödüllendirir, kötülüğü cezalandırır.
Bu listedeki 9 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla