a fool may give a wise man counsel/ɐ fˈuːl mˈeɪ ɡˈɪv ɐ wˈaɪz mˈæn kˈaʊnsəl/kalıp
aptal birisi bile bilgeye tavsiye verebilir
Kaynağı ne olursa olsun verilen her öneriyi dikkatle değerlendirmek gerektiğini, akıllı birinin bile aptaldan faydalı bir fikir alabileceğini anlatan bir söz.
"Even a foolish person can sometimes offer a good idea — a fool may give a wise man counsel."Bazen aptal birinin bile iyi bir fikri olur—aptal birisi bile bilgeye tavsiye verebilir.
a word to the wise is (sufficient|enough)/ɐ wˈɜːd tə ðə wˈaɪz ɪz səfˈɪʃənt ɪnˈʌf/ifade
akıllıya bir söz yeter
Akıllı bir kişinin bir ipucu ya da kısa bir açıklamayla konuyu tamamen kavrayabileceğini ifade eder.
"A word to the wise is enough for him."Akıllıya bir söz yeter, o anlar.
advice is cheap/ɐdvˈaɪs ɪz tʃˈiːp/kalıp
tavsiye ucuzdur
Tavsiye vermenin kolay ve maliyetsiz olduğunu, uzmanlık ya da çaba gerektirmediğini anlatan bir söz.
"Advice is easy to give and costs nothing — advice is cheap."Tavsiye vermek kolay ve bedelsizdir—tavsiye ucuzdur.
advisors run no risks/ɐdvˈaɪzɚz ɹˈʌn nˈoʊ ɹˈɪsks/kalıp
danışmanlar risk almaz
Tavsiye veya öğüt verenlerin, tavsiyelerine dayanarak yapılan kararlardan doğabilecek potansiyel tehlikelere veya olumsuz sonuçlara maruz kalmadıklarını ima etmek için kullanılır.
"It is easy to advise when you have nothing to lose — advisors run no risks."Kaybedecek bir şeyin yoksa tavsiye vermek kolaydır - danışmanlar risk almaz.
advice is least heeded when most needed/ɐdvˈaɪs ɪz lˈiːst hˈiːdᵻd wɛn mˈoʊst nˈiːdᵻd/kalıp
en çok ihtiyaç duyulduğunda tavsiye en az dinlenir
İnsanların zor ya da tehlikeli durumlarda tavsiye almaya daha az eğilimli olduklarını, en çok ihtiyaç duyulan anda bile önerilerin göz ardı edildiğini anlatan bir söz.
"People rarely want advice when they most need it — advice is least heeded when most needed."İnsanlar en çok ihtiyaç duyduklarında tavsiyeyi dinlemezler—en çok ihtiyaç duyulduğunda tavsiye en az dinlenir.
counsel is no command/kˈaʊnsəl ɪz nˈoʊ kəmˈænd/kalıp
danışmanlık emir değildir
Verilen öneri ya da tavsiyenin zorunlu bir emir gibi algılanmaması, kişinin bunları kabul edip etmeme özgürlüğüne sahip olduğu anlamına gelir.
"Advice is a suggestion, not an order — counsel is no command."Tavsiye bir öneridir, emir değildir—danışmanlık emir değildir.
example is (far|way|) better than (any|) precept/ɛɡzˈæmpəl ɪz fˈɑːɹ wˈeɪ bˈɛɾɚ ðɐn ˌɛni pɹˈiːsɛpt/kalıp
örnek, kuraldan daha iyidir
İnsanların sözlerden çok davranışlardan etkilendiğini vurgulamak için, örnek göstermenin öğüt vermekten daha etkili olduğunu söylemek.
"Show people how to do things rather than just telling them — example is better than precept."İnsanlara sadece söylemek yerine nasıl yapılacağını gösterin — örnek, kuraldan daha iyidir.
it is a silly goose that comes to a fox's sermon/ɪt ɪz ɐ sˈɪli ɡˈuːs ðæt kˈʌmz tʊ ɐ fˈɑːksɪz sˈɜːmən/kalıp
tilkinin vaazına gelen aptal kazdır
Kötü niyetli ya da güvenilmez kişilerin öğütlerine körü körüne kulak vermenin aptalca olduğunu, akıllı olmanın önemini vurgulayan bir deyim.
"Do not follow bad advice blindly — it is a silly goose that comes to a fox's sermon."Kötü tavsiyelere körü körüne uymayın—tilkinin vaazına gelen aptal kazdır.
Bu listedeki 8 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren