bad news travels fast/bˈæd nˈuːz tɹˈævəlz fˈæst/kalıp
kötü haber çabuk yayılır
Olumsuz bilgi ya da dedikodunun hızlı bir şekilde yayılma eğiliminde olduğunu, insanların genellikle iyi haberlerden çok kötü haberleri duymaya ve paylaşmaya daha çok ilgi gösterdiğini anlatır.
"The mistake spread through the office quickly — bad news travels fast."Hata ofis içinde çabucak yayıldı — kötü haber çabuk yayılır.
Olumsuz ya da moral bozucu bilgilerin çabuk yayıldığını ve insanların olumlu haberlerden çok olumsuz haberleri paylaşma eğiliminde olduğunu vurgular.
"Negative stories always spread faster than good ones — ill news spreads apace."Negatif hikayeler her zaman iyilerden daha hızlı yayılır — kötü haber hızla yayılır.
no news is good news/nˈoʊ nˈuːz ɪz ɡˈʊd nˈuːz/kalıp
haber yoksa iyi haberdir
Herhangi bir bilgi yokluğunda, her şeyin yolunda gittiği veya plana göre ilerlediği varsayılacağını öne sürmek için kullanılır.
"We have not heard anything — no news is good news."Hiçbir şey duymadık - haber yoksa iyi haberdir.
there is no smoke without fire/ðɛɹ ɪz nˈoʊ smˈoʊk wɪðˌaʊt fˈaɪɚ/kalıp
duman olmadan ateş olmaz
Bir söylenti ya da iddianın tüm detayları doğru olmasa da, arkasında genellikle bir gerçek ya da temel bir neden bulunduğunu ima eder.
"Something caused this — there is no smoke without fire."Bunun bir nedeni olmalı — duman olmadan ateş olmaz.
gossiping and lying go hand in hand/ɡˈɑːsɪpɪŋ ænd lˈaɪɪŋ ɡˌoʊ hˈænd ɪn hˈænd/kalıp
dedikodu ve yalan el ele gider
Dedikodu yapan kişilerin aynı zamanda yalan söylemeye ya da yanlış bilgi yaymaya da meyilli olduğunu ifade eder.
"People who spread rumours also lie — gossiping and lying go hand in hand."Dedikodu yapanlar aynı zamanda yalan da söyler — dedikodu ve yalan el ele gider.