Zorlu Meydan Okumalar: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Zorlu Meydan Okumalar konusundaki 15 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

15 kelime Zorluk İle İlgili İngilizce Deyimler
like pulling teeth /lˈaɪk pˈʊlɪŋ tˈiːθ/ ifade

diş çekmek gibi

Açıklanamaz derecede zor bir şeyi tanımlamak için kullanılır

"Getting him to talk is like pulling teeth."Onu konuşmaya ikna etmek diş çekmek gibi.

teething (problems|troubles) /tˈiːðɪŋ pɹˈɑːbləmz tɹˈʌbəlz/ ifade

başlangıç sorunları

Bir proje ya da faaliyetin ilk aşamalarında ortaya çıkan problemler

"Our new company has some teething problems."Yeni şirketimizin bazı başlangıç sorunları var.

like Chinese arithmetic /lˈaɪk tʃaɪnˈiːz ɐɹˈɪθmətˌɪk/ ifade

anlaşılmaz

Anlaşılması veya üzerinde çalışılması çok karmaşık veya zor olan bir şey.

"This tax form is like Chinese arithmetic to me."Bu vergi formu benim için anlaşılmaz.

to [be] murder /biː mˈɜːdɚ/ ifade

tam bir işkence

(görev) çok zor ya da neredeyse imkânsız olmak

"This task is murder."Bugünkü sıcaklık tam bir işkence.

uphill battle /ʌphˈɪl bˈæɾəl/ isim

zorlu mücadele

Çok çaba ve azim gerektiren zor bir savaş ya da meydan okuma

"The team faced an uphill battle."Takım zorlu bir mücadeleyle karşılaştı.

herculean task /hˈɜːkjʊlˌiən tˈæsk/ isim

herkül görevi

Aşırı çaba, güç ya da dayanıklılık gerektiren görev ya da zorluk

"Cleaning the garage was a herculean task."Garajı temizlemek bir herkül görevi oldu.

heavy going /hˈɛvi ɡˈoʊɪŋ/ ifade

zorlu, sıkıntılı

Önemli çaba gerektiren, aşılması güç bir durum ya da görev.

"This task is heavy going."Bu kitap oldukça zor.

a (tough|hard) row to hoe /ɐ tˈʌf hˈɑːɹd ɹˈoʊ tə hˈoʊ/ ifade

zorlu bir iş

Kişi için güçlük yaratan durum.

"It is a tough row to hoe."Bu gerçekten zorlu bir iş.

to [bite] off more than {sb} (can|could) chew /bˈaɪt ˈɔf mˈoːɹ ðɐn ˌɛsbˈiː kæn kʊd tʃjˈuː/ ifade

kaldıramayacağı yükün altına girmek

Kapasitesinin ötesinde bir şeyi yapmaya çalışmak.

"He bit off too much."Çok fazla yükün altına girdi.

(as|) red as a cherry /æz ɔːɹ ɹˈɛd æz ɐ tʃˈɛɹi/ ifade

kiraz gibi kırmızı

Öfke nedeniyle yüzün kızarmasını tanımlayan bir ifade.

"He was red as cherry."Yüzü kiraz gibi kırmızıydı.

like herding cats /lˈaɪk hˈɜːdɪŋ kˈæts/ ifade

kedi sürüsü gibi yönlendirmek

Çok zor ya da başa çıkılması güç bir işi tanımlamak için kullanılır

"Organizing a class trip is like herding cats."Sınıf gezisi düzenlemek kedi sürüsü gibi yönlendirmektir.

draft-mule work /dɹˈæftmjˈuːl wˈɜːk/ isim

kaba iş

Bir işin en zor ya da en sıkıcı kısmı

"The interns did all the draft-mule work."Stajyerler tüm kaba işi yaptı.

the deep end /ðə dˈiːp ˈɛnd/ ifade

derin suya atlamak

Hazırlıksız olduğu için çok zor bir duruma düşmek

"He was thrown in at the deep end on his first day."İlk gününde derin suya atıldı.

to [shoot] {one's} bolt /ʃˈuːt wˈʌnz bˈoʊlt/ ifade

son kozunu oynamak

Genellikle kritik bir anda, son ve belirleyici çabalarını kullanmak.

"He shot his bolt early."Son kozunu erken oynadı.

(as) red as a cherry /(ɛz) rɛd ɛz ə ˈʧɛri/ ifade

vişne gibi kızarmak

Çok fazla fiziksel aktivite yapmaktan dolayı yüzü çok kızarmak.

"He was red as a cherry."Vişne gibi kızarmıştı.

Bu listedeki 15 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Zorluk İle İlgili İngilizce Deyimler — Konular