Sorun Çıkarma: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Sorun Çıkarma konusundaki 14 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

14 kelime Zorluk İle İlgili İngilizce Deyimler
apple of discord /ˈæpəl ʌv dˈɪskoːɹd/ ifade

kavga elması

özellikle insanlar arasında tartışmaya neden olarak belanın kaynağı olan bir şey

"The prize caused arguments."Ödül tartışmalara neden oldu.

to [dig] {oneself} into a hole /dˈɪɡ wʌnsˈɛlf ˌɪntʊ ɐ hˈoʊl/ ifade

kendini bir deliğe sokmak

kendini zor bir duruma sokacak bir şey yapmak

"He dug himself a hole."Kendini bir deliğe soktu.

recipe for disaster /ɹˈɛsɪpˌiː fɔːɹ dˌɪsˈæstɚ/ ifade

felaket tarifi

büyük sorunlara yol açması en muhtemel olan şey

"This is a disaster."Bu bir felaket.

to [rock] the boat /ɹˈɑːk ðə bˈoʊt/ ifade

ortamı germek

Yaptığı veya söylediği bir şeyle sorun yaratmak.

"Don't rock the boat at work."İşte ortamı germe.

can of worms /kæn ʌv wˈɜːmz/ ifade

kurtuluş yolu olmayan bir iş

Üzerine gidildiğinde bir dizi yeni sorun ortaya çıkaran bir mesele.

"It's a can worms."Bu tam bir kurtuluş yolu olmayan iş.

the fat [is] in the fire /ðə fˈæt ɪz ɪnðə fˈaɪɚ/ kalıp

iş işten geçti

bir eylemin kaçınılmaz sonuçları olduğunda söylenir

"He told everyone the secret — now the fat is in the fire."Herkesin sırrı söyledi - şimdi iş işten geçti.

hornet's nest /hˈoːɹnɪts nˈɛst/ ifade

eşek arısı kovanı

Genellikle insanlar bir şeyden dolayı gerçekten kızgın veya üzgün oldukları için girilmesi çok zor veya tatsız bir durum.

"He kicked a nest."Bir kovanı tekmeledi.

[cross] to bear /kɹˈɔs tə bˈɛɹ/ ifade

ağır bir yük

Değiştirilemez ya da kaçınılamaz, zor bir durum.

"My cross to bear."Bu ağır bir yük.

more kicks than halfpence /mˈoːɹ kˈɪks ðɐn hˈæfpəns/ ifade

daha çok sıkıntı, az kazanç

Bir kişinin olumlu bir sonuç yerine daha fazla sıkıntı çektiği durum.

"More trouble than reward."İş ona daha çok sıkıntı, az kazanç getirdi.

through the mill /θɹuː ðə mˈɪl/ ifade

değirmenden geçmek

içinden geçmesi son derece zor bir durumda olmak

"She went through it."Ondan geçti.

(shit|stuff) [hit] the fan /ʃˈɪt stˈʌf hˈɪt ðə fˈæn/ kalıp

her şey alt üst olmak

bir şey ortaya çıktığında çok sayıda sorun ve tartışmanın patlak vermesi

"Stuff hit the fan."İşler alt üst olduğunda.

bane of {one's} (life|existence) /bˈeɪn ʌv wˈʌnz lˈaɪf ɛɡzˈɪstəns/ ifade

hayatın laneti

bir kişinin ya da şeyin sürekli olarak sıkıntı ya da mutsuzluk getirmesi

"Traffic is my bane."Gürültülü komşum hayatımın laneti.

the fat [hit] the fire /ðə fˈæt hˈɪt ðə fˈaɪɚ/ kalıp

durumu daha da kötüleştirmek

Zaten kötü olan bir durumun aniden daha da kötüleştiğini anlatmak için kullanılır.

"Fat hit the fire."Yağ sıçradı.

to [spell] (trouble|danger) /spˈɛl tɹˈʌbəl ɔːɹ dˈeɪndʒɚ/ ifade

büyük sıkıntıya yol açmak

bir durumun ya da eylemin sorun yaratma ihtimalini belirtmek

"This spells trouble."Bu büyük bir sıkıntıya yol açacak.

Bu listedeki 14 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Zorluk İle İlgili İngilizce Deyimler — Konular