Zaman ve Dakiklik: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Zaman ve Dakiklik konusundaki 12 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

12 kelime Nitelikler İle İlgili İngilizce Atasözleri
delays are dangerous /dɪlˈeɪz ɑːɹ dˈeɪndʒɚɹəs/ kalıp

gecikmeler tehlikelidir

Ertelemek ya da kararları geciktirmek, fırsatları kaçırmaya ve olumsuz sonuçlara yol açar uyarısıdır.

"Do not wait — delays are dangerous."Bekleme — gecikmeler tehlikelidir.

a day of sorrow is longer than a month of joy /ɐ dˈeɪ ʌv sˈɔːɹoʊ ɪz lˈɑːŋɡɚ ðˌænə mˈʌnθ ʌv dʒˈɔɪ/ kalıp

kederli bir gün, neşeli bir aydan daha uzundur

Keder veya zorluk gibi olumsuz deneyimlerin zamanı yavaş ve sonsuz hissettirebileceğini, neşe veya mutluluk gibi olumlu deneyimlerin ise zamanın hızla akıp gitmesine neden olabileceğini ima etmek için kullanılır.

"Bad days feel much longer than good ones — a day of sorrow is longer than a month of joy."Kötü günler iyi günlerden çok daha uzun sürer — kederli bir gün, neşeli bir aydan daha uzundur.

all days are short to industry and long to idleness /ˈɔːl dˈeɪz ɑːɹ ʃˈɔːɹt tʊ ˈɪndʌstɹi ænd lˈɑːŋ tʊ ˈaɪdəlnəs/ kalıp

tüm günler çalışkanlar için kısa, tembeller için uzundur

Üretken ve meşgul olmanın zamanın çabuk geçmesine neden olduğunu, tembel ve verimsiz olmanın ise zamanın uzamasına neden olabileceğini ima etmek için kullanılır.

"Busy people never have enough time, idle people always have too much — all days are short to industry and long to idleness."Meşgul insanların asla yeterli zamanı olmaz, tembel insanların her zaman çok fazla zamanı olur — tüm günler çalışkanlar için kısa, tembeller için uzundur.

no sooner said than done /nˈoʊ sˈuːnɚ sˈɛd ðɐn dˈʌn/ kalıp

söylenir söylenmez yapılır

Bir işin, söylenir söylenmez hemen yerine getirildiğini ifade eder.

"Act immediately without delay — no sooner said than done."Ertelemeden hemen harekete geç — söylenir söylenmez yapılır.

punctuality is the soul of business /pˌʌŋktʃuːˈælɪɾi ɪz ðə sˈoʊl ʌv bˈɪznəs/ kalıp

zamanında olmak işin ruhudur

Zamanında davranmanın, iş dünyasında ve profesyonel hayatta başarının temel unsuru olduğunu vurgular.

"Being on time shows respect — punctuality is the soul of business."Zamanında olmak saygı gösterir — zamanında olmak işin ruhudur.

there is no time like the present /ðɛɹ ɪz nˈoʊ tˈaɪm lˈaɪk ðə pɹˈɛzənt/ kalıp

şimdi en uygun zamandır

bir şeyi yapmak için şu anın en iyi zaman olduğunu vurgulamak

"Do not wait — there is no time like the present!"Bekleme — şimdi en uygun zamandır!

time and tide (wait|tarry) for no man /tˈaɪm ænd tˈaɪd wˈeɪt ɔːɹ tˈæɹi fɔːɹ nˈoʊ mˈæn/ kalıp

zaman ve akıntı kimseyi beklemez

Zamanın ve fırsatların kimse için durmadığını, bir kez kaçırıldığında geri getirilemeyeceğini hatırlatır.

"Time stops for nobody — time and tide wait for no man."Zaman kimseyi beklemez — zaman ve akıntı kimseyi beklemez.

time fleeth away without delay /tˈaɪm flˈiːθ ɐwˈeɪ wɪðˌaʊt dɪlˈeɪ/ kalıp

zaman gecikmeden akıp gider

Zamanın değerli ve sınırlı olduğunu, gecikmeden değerlendirilmesi gerektiğini anlatır.

"Time moves on regardless — time fleeth away without delay."Zaman geçer durmaz akıp gider — zaman gecikmeden akıp gider.

time is money /tˈaɪm ɪz mˈʌni/ kalıp

zaman paradır

Zamanın değerli bir kaynak olduğunu, verimli kullanılmasının ekonomik açıdan önemini vurgular.

"Every hour counts in business — time is money."İş dünyasında her saat önemlidir — zaman paradır.

the early man never borrows from the late man /ðɪ ˈɜːli mˈæn nˈɛvɚ bˈɔːɹoʊz fɹʌmðə lˈeɪt mˈæn/ kalıp

erken başlayan kimse geç kalanından borç almaz

Erken plan yapan ve çok çalışan kişilerin, daha geç kalanlara göre daha az yardıma ihtiyaç duyacağını ima eder.

"Those who plan ahead do not need to borrow — the early man never borrows from the late man."Planlı olanlar başkalarından borç almaz — erken başlayan kimse geç kalanından borç almaz.

there is a time to speak and a time to be silent /ðɛɹ ɪz ɐ tˈaɪm tə spˈiːk ænd ɐ tˈaɪm təbi sˈaɪlənt/ kalıp

konuşmak için bir zaman, susmak için bir zaman vardır

Ne zaman konuşulup ne zaman susulması gerektiğine dair uygun zamanların olduğunu belirtir.

"Know when to speak and when to stay silent — there is a time to speak and a time to be silent."Ne zaman konuşup ne zaman susulacağını bil — konuşmak için bir zaman, susmak için bir zaman vardır.

(the|) early bird (catches|gets) the worm /ðə ˈɜːli bˈɜːd kˈætʃᵻz ɡˈɛts ðə wˈɜːm/ kalıp

erken kalkan erken yararlanır

Güne ya da işe erken başlayan kişinin, geç başlayan ya da erteleyenlere göre avantaj elde edeceğini ifade eder.

"The early bird catches the worm, remember."Erken kalkan erken yararlanır, unutma.

Bu listedeki 12 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Nitelikler İle İlgili İngilizce Atasözleri — Konular