Uyku: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Uyku konusundaki 15 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

15 kelime Günlük Hayat İle İlgili İngilizce Deyimler
to [hit] the sack /hˈɪt ðə sˈæk hˈeɪ/ ifade

yatağa yatmak

Gözlerini kapatarak zihinsel ve fiziksel olarak dinlenmek.

"I am tired, time to hit the sack."Yorgunum, yatağa yatma zamanı.

to {not} [sleep] a wink /nˌɑːt slˈiːp ɐ wˈɪŋk/ ifade

gözünü kırpmamak

Hiç uyumamak.

"I did not sleep a wink."Gözümü kırpmadım.

to [sleep] like a (baby|log) /slˈiːp lˈaɪk ɐ bˈeɪbi lˈɔɡ/ ifade

bebek gibi uyumak

Kimsenin ya da hiçbir şeyin rahatsız etmediği derin bir uyku çekmek.

"I slept like a baby."Bebek gibi uyudum.

to [toss] and [turn] /tˈɑːs ænd tˈɜːn/ ifade

dönüp durmak

Uykuya dalmakta zorlandığı için sürekli yanlara dönmek.

"I tossed and turned all night worrying."Bütün gece endişeyle dönüp durdum.

to [catch|get|cop] some Z's /kˈætʃ ɡɛt kˈɑːp sˌʌm zˈiːɪz/ ifade

uyku yakalamak

biraz uyumak, dinlenmek

"I need to catch some Z's."Biraz uyku yakalamam lazım.

forty winks /fˈɔːɹɾi wˈɪŋks/ isim

kısa bir şekerleme

kısa ve hafif bir uyku, enerji toplamak için yapılan kısa dinlenme

"He catches forty winks on the sofa after lunch."Öğle yemeğinden sonra kanepede kısa bir şekerleme yaptı.

to [pound] {one's} [ear] /pˈaʊnd wˈʌnz ˈɪɹ/ ifade

uykuya dalmak

Uykuya dalmaya başlamak.

"He went home to pound his ear."Uykuya dalmak için eve gitti.

to [hit] the hay /hˈɪt ðə hˈeɪ/ ifade

yatağa gitmek

Uyumak için yatağa girmek.

"I am tired, so I will hit the hay."Yorgunum, bu yüzden yatağa gideceğim.

early bird /ˈɜːli bˈɜːd/ isim

erken kalkan

Her sabah erken kalkma eğiliminde olan kişi.

"The early bird catches the worm."Erken kalkan solucanı yakalar.

rise and shine /ɹˈaɪz ænd ʃˈaɪn/ kalıp

günaydın, kalk

Kişiye kalkma ve yataktan çıkma zamanının geldiğini söylemek için kullanılan ifade.

"Rise and shine — breakfast is ready!"Günaydın, kalk — kahvaltı hazır!

night owl /nˈaɪt ˈaʊl/ isim

gece baykuşu

geç saatlere kadar uyanık kalıp çalışmayı seven kişi

"The night owl does his best work after midnight."Gece baykuşu, gece yarısından sonra en iyi işini yapar.

out like a light /ˈaʊt lˈaɪk ɐ lˈaɪt/ ifade

kapanıp uyumak

Aşırı yorgunluk nedeniyle derin bir uykuya dalmak.

"He was so tired he was out like a light."O kadar yorgundu ki kapanıp uyudu.

to [sleep] like a log /slˈiːp lˈaɪk ɐ lˈɔɡ/ ifade

kütük gibi uyumak

Derin bir uyku çekmek.

"I slept like a log."Kütük gibi uyudum.

down for the count /daʊn fər ðə kaʊnt/ ifade

derin uykuda olmak

kolayca uyandırılamayacak kadar derin uyumak

"He is down for the count."Derin uykuda.

in the land of the living /ɪn ðə lænd əv ðə ˈlɪvɪŋ/ ifade

hayatta olmak

tamamen uyanık ve bilinçli olan birini ifade etmek için kullanılır

"He is in the land of the living."Hayatta.

Bu listedeki 15 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Günlük Hayat İle İlgili İngilizce Deyimler — Konular