İletişim: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

İletişim konusundaki 16 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

16 kelime Günlük Hayat İle İlgili İngilizce Deyimler
to [be|get|stay] in touch /biː ɔːɹ ɡɛt ɔːɹ stˈeɪ ɪn tˈʌtʃ/ ifade

temas halinde kalmak

Birisiyle düzenli olarak görüşmek ya da yazışmak suretiyle iletişimde olmak.

"Let's stay in touch after graduation."Mezun olduktan sonra temas halinde kalalım.

to [get] hold of {sb} /ɡɛt hˈoʊld ʌv ˌɛsbˈiː/ ifade

ulaşmak

birini şahsen görmek ya da telefon, mesaj vb. yollarla temasa geçmek

"I am trying to get hold of my doctor."Doktoruma ulaşmaya çalışıyorum.

to [drop] {sb} a line /dɹˈɑːp ˌɛsbˈiː ɐ lˈaɪn/ ifade

bir satır yazmak

Kısa bir mesaj, telefon araması veya mektupla bir kişiyle iletişime geçmek.

"Drop me a line soon."Bana yakında bir satır yaz.

over and out /ˌoʊvɚɹ ænd ˈaʊt/ ünlem

bitti

Radyo iletişiminde konuşmanın bittiğini belirtmek için söylenir.

"Over and out. Talk later."Bitti. Sonra konuşuruz.

to [cross] {one's} [path] /kɹˈɔs wˈʌnz pˈæθ/ ifade

yolunu kesmek

beklenmedik bir şekilde birini ya da bir şeyiyle karşılaşmak, genellikle önemli sonuçları olur

"I crossed her path at school."Okulda onun yolunu kestim.

to [put] {sb} in touch with {sb} /pˌʊt ˌɛsbˈiː ɪn tˈʌtʃ wɪð ˌɛsbˈiː/ ifade

birini bir başkasıyla temasa geçirmek

birine başka bir kişinin telefon numarası, e‑posta ya da adresi gibi iletişim bilgilerini vermek

"My doctor put me in touch with a specialist."Doktorum beni bir uzmana temasa geçirdi.

to {not} [see|find] hide nor hair of {sb/sth} /nˌɑːt sˈiː ɔːɹ fˈaɪnd hˈaɪd nˈɔːɹ hˈɛɹ ʌv ˌɛsbˈiː slˈæʃ ˌɛstˌiːˈeɪtʃ/ ifade

ne gören ne duyan olmak

Uzun bir süre boyunca bir kişiyi veya şeyi görmemiş veya duymamış olmak.

"I haven't seen hide nor hair."Ne gören ne duyan oldum.

to [lose] touch /lˈuːz wˈʌnz tˈʌtʃ/ ifade

teması kaybetmek

bir arkadaş ya da tanıdıkla artık iletişimde olmamak

"We lost touch after college."Üniversite sonrası teması kaybettik.

to [keep|hold] {sb/sth} at arm's (length|distance) /kˈiːp hˈoʊld ˌɛsbˈiː slˈæʃ ˌɛstˌiːˈeɪtʃ æt ˈɑːɹmz lˈɛŋθ/ ifade

uzak durmak

birisiyle samimi bir ilişki kurmamak ya da bir şeye karışmaktan kaçınmak

"He keeps everyone at arm's length."O, herkesi uzakta tutar.

to {not} [know|recognize] {sb} from Adam /nˌɑːt nˈoʊ ɔːɹ ɹˈɛkəɡnˌaɪz ˌɛsbˈiː fɹʌm ˈædəm/ ifade

tanımamak

Birini hiç tanımamış gibi ya da hakkında hiçbir şey bilmez gibi tanıyamamak.

"I don't know him."Onu tanımıyorum.

to [touch] base (with|) /tˈʌtʃ bˈeɪs wɪð/ ifade

iletişime geçmek

Bilgi alışverişi ya da danışma amacıyla birisiyle temas kurmak.

"Let's touch base soon."Gelecek hafta iletişime geçelim.

ships (that|) [pass] in the night /ʃˈɪps ðæt ɔːɹ pˈæs ɪnðə nˈaɪt/ ifade

gece geçen gemiler

İki kişinin veya grubun kısa süreliğine yollarının kesiştiği ve anlamlı bir etkileşim veya bağ olmadan kendi yollarına devam ettikleri bir durum.

"We were like ships that pass in the night."Gece geçen gemiler gibiydik.

on the line /ɔn ðə laɪn/ ifade

hatta olmak

birinin telefonda beklediğini veya konuştuğunu söylemek için kullanılır

"She is on the line."Hatta.

on hold /ɔn hoʊld/ ifade

beklemede

telefonla konuşmayı beklerken hatta beklemek

"I am on hold."Beklemedeyim.

lose touch /luz təʧ/ ifade

irtibatı kaybetmek

bir arkadaş veya tanıdıkla artık iletişimde olmamak

"I lost touch with my friend."Arkadaşımla irtibatı kaybettim.

out of touch /aʊt əv təʧ/ ifade

iletişimini kaybetmiş

biriyle iletişim kurmamış ve mevcut durumundan habersiz olmak

"He is out of touch."İletişimini kaybetmiş.

Bu listedeki 16 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Günlük Hayat İle İlgili İngilizce Deyimler — Konular