Sabır: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Sabır konusundaki 18 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

18 kelime İnsan Karakteri İle İlgili İngilizce Atasözleri
patience is a plaster for all sores /pˈeɪʃəns ɪz ɐ plˈæstɚ fɔːɹ ˈɔːl sˈoːɹz/ kalıp

sabır, tüm yaraların bandajıdır

Sabır, zor zamanlarda rahatlama ve iyileşme sağlayan bir tedavi gibi olduğunu ifade eder.

"Patience heals all wounds."Sabır her acıyı dindirir — sabır, tüm yaraların bandajıdır.

a handful of patience is worth more than a bushel of brains /ɐ hˈændfəl ʌv pˈeɪʃəns ɪz wˈɜːθ mˈoːɹ ðˌænə bˈʊʃəl ʌv bɹˈeɪnz/ kalıp

bir avuç sabır, bir fıçı beyinden daha değerlidir

Sabrın zekadan veya bilgiden daha önemli olduğunu ve zorlukların üstesinden gelmede ve hedeflere ulaşmada genellikle daha büyük başarıya yol açabileceğini ima eder.

"Patience is better than brains."Sabır beyinden daha iyidir.

good things come to those who wait /ɡˈʊd θˈɪŋz kˈʌm tə ðoʊz hˌuː wˈeɪt/ kalıp

iyi şeyler bekleyenlere gelir

Sabırlı ve ısrarcı olanların sonunda başarı ya da güzel şeylerle ödüllendirileceği anlamındadır.

"Good things come to patient."Sabırlı ol, iyi şeyler gelecek – iyi şeyler bekleyenlere gelir.

it will be all the same a hundred years hence /ɪt wɪl biː ˈɔːl ðə sˈeɪm ɐ hˈʌndɹəd jˈɪɹz hˈɛns/ kalıp

yüz yıl sonra aynı kalır

Zamanın geçmesiyle olayların perspektif kazanacağını, şu anda önemli gibi görünen şeylerin uzun vadede önemsiz kalacağını ifade eder.

"Nothing matters in long run."Uzun vadede pek bir şey önemli değildir — yüz yıl sonra aynı kalır.

all things are difficult before they are easy /ˈɔːl θˈɪŋz ɑːɹ dˈɪfɪkəlt bɪfˌoːɹ ðeɪ ɑːɹ ˈiːzi/ kalıp

her şey zor olur, kolaylaşmadan önce

İlk zorlukların öğrenme sürecinin doğal bir parçası olduğunu, azim ve kararlılıkla işlerin zamanla kolaylaşacağını ifade eder.

"Hard things become easy."Nasıl yapılacağını öğrendikten sonra her şey kolaylaşır – her şey zor olur, kolaylaşmadan önce.

do not sell the bear's skin before you have (actually|) caught it /dˈɑːn nˌɑːt sˈɛl ðə bˈɛɹz skˈɪn bɪfˌoːɹ juː hæv ˈæktʃuːəli kˈɔːt ɪt/ kalıp

ayı derisini yakalamadan satma

Gerçek sonuç elde edilene kadar sabırlı olun, henüz elde edilmemiş bir başarıyı kutlamayın ya da ödüllerini saymayın demektir.

"Don't celebrate too soon."Henüz elde etmediğin bir şeyi kutlama – ayı derisini yakalamadan satma.

long foretold, long last; short notice, soon past /lˈɑːŋ foːɹtˈoʊld lˈɑːŋ lˈæst ʃˈɔːɹt nˈoʊɾɪs sˈuːn pˈæst/ kalıp

uzun öngörülen, uzun sürer; kısa bildirim, çabuk geçer

Uzun süre planlanan olayların kalıcı bir etkiye sahip olma eğiliminde olduğunu, aceleyle yapılanların ise kısa ömürlü olma eğiliminde olduğunu ima eder.

"Long plans have lasting impact."Uzun planlar kalıcı etkiye sahiptir.

patience is a virtue /pˈeɪʃəns ɪz ɐ vˈɜːtʃuː/ kalıp

sabır bir erdemdir

Sabrın, öfke, hayal kırıklığı ya da kaygı olmadan sakin ve ısrarla bekleyebilme yeteneğinin değerli bir nitelik olduğu ve nihayetinde başarı getirdiği anlamındadır.

"Patience is a great trait."Sabırlı olmak güçlülüğün bir işaretidir – sabır bir erdemdir.

(soft|slow) fire makes sweet malt /sˈɔft slˈoʊ fˈaɪɚ mˌeɪks swˈiːt mˈɑːlt/ kalıp

yavaş ateş tatlı malt verir

Bir işi acele etmeden, zaman ayırarak ve sabırla yapmanın, sonuçları daha lezzetli ve kaliteli kılacağını anlatır.

"Slow cooking makes good food."Sabır her şeyi daha lezzetli kılar.

softly, softly, catchee monkey /sˈɔftli sˈɔftli kˈætʃiː mˈʌnki/ kalıp

yumuşakça, yumuşakça, maymunu yakala

Hızlı, agresif ya da düşüncesiz bir yaklaşımdan çok, temkinli, sabırlı ve ısrarlı bir tutumun hedeflere ulaşmada daha etkili olduğunu ima eder.

"Approach things carefully and you will succeed — softly, softly, catchee monkey."İşleri dikkatli bir şekilde ele al, başarırsın — yumuşakça, yumuşakça, maymunu yakala.

there is luck in leisure /ðɛɹ ɪz lˈʌk ɪn lˈiːʒɚ/ kalıp

boş vakitte şans vardır

Ara vermek, dinlenmek ve boş zaman geçirmek, sürekli çalışmaktan elde edilemeyecek fırsatlar ve olumlu sonuçlar doğurabilir.

"Taking your time often brings better outcomes — there is luck in leisure."Yavaş ilerlemek çoğu zaman daha iyi sonuç verir – boş vakitte şans vardır.

time heals all wounds /tˈaɪm hˈiːlz ˈɔːl wˈuːndz/ kalıp

zaman her yarayı iyileştirir

Zamanın geçmesiyle duygusal acıların hafiflediği, iyileşmenin ve toparlanmanın mümkün olduğu anlamındadır.

"Time makes all pain easier — time heals all wounds."Zaman her acıyı hafifletir – zaman her yarayı iyileştirir.

time works wonders /tˈaɪm wˈɜːks wˈʌndɚz/ kalıp

zaman harikalar yaratır

Sabırla ve sebatla geçen sürenin, imkânsız gibi görünen durumlarda bile olumlu değişimler, kişisel gelişim ve başarı getireceğini vurgular.

"Given time, remarkable things happen — time works wonders."Zamanla olağanüstü şeyler olur – zaman harikalar yaratır.

April showers bring May flowers /ˈeɪpɹəl ʃˈaʊɚz bɹˈɪŋ mˈeɪ flˈaʊɚz/ kalıp

nisan yağmurları Mayıs çiçeklerini getirir

Zor ya da sıkıntılı dönemlerin ardından güzel ve olumlu sonuçların ortaya çıkacağını ifade eder.

"Difficult times lead to good ones — April showers bring May flowers."Zor zamanlar güzel günleri getirir – Nisan yağmurları Mayıs çiçeklerini getirir.

a watched (pot|kettle) never boils /ɐ wˈɑːtʃt pˈɑːt kˈɛɾəl nˈɛvɚ bˈɔɪlz/ kalıp

izlenen tencere asla kaynamaz

Bir şeyi sürekli izlemenin veya endişelenmenin, gerçekleşmesinin daha uzun sürdüğü izlenimini verebileceğini öne sürmek için kullanılır.

"Watched pot never boils."İzlenen tencere asla kaynamaz.

if you sit by the river (for|) long enough, you will (see|witness) the body of your enemy float by /ɪf juː sˈɪt baɪ ðə ɹˈɪvɚ fɔːɹ lˈɑːŋ ɪnˈʌf juː wɪl sˈiː wˈɪtnəs ðə bˈɑːdi ʌv jʊɹ ˈɛnəmi flˈoʊt bˈaɪ/ kalıp

yeterince uzun süre nehrin kenarında oturursan, düşmanının cesedinin akıp gittiğini görürsün

Yeterince uzun süre beklenirse, adaletin nihayet sağlanacağını ve düşmanların eylemlerinin sonuçlarıyla yüzleşeceğini ima eder.

"Justice will come eventually."Adalet er ya da geç gelecektir.

patience is bitter but its fruit is sweet /pˈeɪʃəns ɪz bˈɪɾɚ bˌʌt ɪts fɹˈuːt ɪz swˈiːt/ kalıp

sabır acıdır, meyvesi tatlıdır

Beklemenin zor olabileceğini, fakat sonucun genellikle ödüllendirici olduğunu, sabır ve sebatın önemini vurgulayan bir atasözüdür.

"Patience is hard but its rewards are great — patience is bitter but its fruit is sweet."Sabır zor, ama ödülleri büyük — sabır acıdır, meyvesi tatlıdır.

april showers bring may flowers /ˈeɪprəl ʃaʊərz brɪŋ meɪ flaʊərz/ kalıp

Nisan yağmurları mayıs çiçekleri getirir

Zorlu veya güç zamanlara dayanmanın olumlu sonuçlar ve ödüller getirebileceğini öne sürmek için kullanılır.

"April showers bring May flowers."Nisan yağmurları mayıs çiçekleri getirir.

Bu listedeki 18 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

İnsan Karakteri İle İlgili İngilizce Atasözleri — Konular