Fiziksel Görünüm: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Fiziksel Görünüm konusundaki 17 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

17 kelime İnsan Karakteri İle İlgili İngilizce Atasözleri
beauty is in the [eye] of the (beholder|gazer) /bjˈuːɾi ɪz ɪnðə ˈaɪ ʌvðə bɪhˈoʊldɚ ɡˈeɪzɚ/ kalıp

güzellik bakanın gözündedir

Güzellik algısının kişiden kişiye değiştiğini, birinin güzel bulduğu şeyin bir başkası için aynı olmayabileceğini ifade eder.

"Beauty is subjective for all."Güzellik kişisel bir yargıdır — güzellik bakanın gözündedir.

beauty is (only|but) skin deep /bjˈuːɾi ɪz ˈoʊnli ɔːɹ bˌʌt skˈɪn dˈiːp/ kalıp

güzellik yüzeyseldir

Gerçek güzelliğin yüzeysel görünümlerin ötesine geçtiğini ve nezaket, şefkat, zeka ve dürüstlük gibi daha derin niteliklere göre yargılanması gerektiğini ima etmek için kullanılır.

"Beauty is skin deep."Güzellik yüzeyseldir.

a good horse cannot be of a bad color /ɐ ɡˈʊd hˈɔːɹs kænˈɑːt biː əvə bˈæd kˈʌlɚ/ kalıp

iyi at kötü renkte olamaz

Bir şeyin değeri ya da kalitesi dış görünüşüne göre değil, özüne göre değerlendirilmesi gerektiğini vurgular.

"A genuinely good thing cannot look bad — a good horse cannot be of a bad colour."Gerçekten iyi bir şey kötü görünebilir — iyi at kötü renkte olamaz.

the fairest rose is at last withered /ðə fˈɛɹəst ɹˈoʊz ɪz æt lˈæst wˈɪðɚd/ kalıp

en güzel gül en sonunda solar

Dünyada hiçbir şeyin kalıcı olmadığını, en güzel şeylerin bile zamanla yok olacağını anlatır.

"Beauty fades eventually."En güzel şeyler bile sonunda solup gider — en güzel gül en sonunda solar.

a black plum is (just|) as sweet as a white (one|plum) /ɐ blˈæk plˈʌm ɪz æz swˈiːt æz ɐ wˈaɪt/ kalıp

siyah erik beyaz erik kadar tatlıdır

Bir şeyin ya da kişinin değerini dış görünüşüne göre yargılamamayı öğütler.

"Looks don't define value."İç kalite dış görünüşten daha önemlidir — siyah erik beyaz erik kadar tatlıdır.

a blind man's wife needs no paint /ɐ blˈaɪnd mˈænz wˈaɪf nˈiːdz nˈoʊ pˈeɪnt/ kalıp

kör bir adamın karısı boyaya ihtiyaç duymaz

Gerçek güzelliğin ve değerin içten geldiğini ve dış görünüşün anlamlı ve tatmin edici bir ilişkide en önemli faktör olmadığını vurgulamak için kullanılır.

"Inner beauty is most important."İç güzellik en önemlisidir.

beauty provoketh thieves sooner than gold /bjˈuːɾi pɹəvˈoʊkəθ θˈiːvz sˈuːnɚ ðɐn ɡˈoʊld/ kalıp

güzellik altından daha çabuk hırsız çeker

Güzel şeylerin, maddi değeri yüksek nesnelere göre daha çok kıskanıldığını ve hırsızlık gibi risklere maruz kalabileceğini ifade eder.

"Beauty attracts thieves."Güzellik, servetten daha fazla tehlike çeker — güzellik altından daha çabuk hırsız çeker.

fine feathers make fine birds /fˈaɪn fˈɛðɚz mˌeɪk fˈaɪn bˈɜːdz/ kalıp

güzel tüyler güzel kuş yapar

Şık giyinmiş ya da bakımlı kişilerin, dışarıdan daha değerli ve saygın algılandığını anlatır.

"Good clothes make impression."Şık giyim iyi bir izlenim bırakır — güzel tüyler güzel kuş yapar.

grace will last, (beauty|favor) will blast /ɡɹˈeɪs wɪl lˈæst bjˈuːɾi fˈeɪvɚ wɪl blˈæst/ kalıp

zarafet kalıcıdır, güzellik çabuk tükenir

Kalıcı olan içsel erdemlerin, geçici dış güzellikten daha değerli olduğunu vurgular.

"Inner qualities are more important."Karakter güzelliği aşar — zarafet kalıcıdır, güzellik çabuk tükenir.

please your eye and plague your heart /plˈiːz jʊɹ ˈaɪ ænd plˈeɪɡ jʊɹ hˈɑːɹt/ kalıp

gözünü okşar, kalbini yakar

Yüzeyde çekici görünen şeylerin (ilişkiler, maddi nesneler vb.) peşinden koşmanın sonunda hayal kırıklığı ve acı getirebileceğini uyarır.

"Looks can be deceiving."Sadece görünüme göre seçim yapmak acı verir — gözünü okşar, kalbini yakar.

there is many a good cock come out of a tattered bag /ðɛɹ ɪz mˈɛni ɐ ɡˈʊd kˈɑːk kˈʌm ˌaʊɾəv ɐ tˈæɾɚd bˈæɡ/ kalıp

kırık çantadan iyi horoz çıkar

Yetenekli kişilerin beklenmedik ya da mütevazı kökenlerden gelebileceğini, dış faktörlere bakmadan değerlerini takdir etmenin önemini vurgular.

"Talent from unexpected places."Büyük şeyler umut verici olmayan kökenlerden gelebilir — kırık çantadan iyi horoz çıkar.

clothes make the man /klˈoʊðz mˌeɪk ðə mˈæn/ kalıp

giyimin insanı belirler

Bir kişinin giyimi, başkalarının onu algılamasını ve hatta kendi öz imajını etkileyebileceğini ifade eder.

"Dress influences perception."Nasıl giyindiğin, nasıl algılandığını belirler — giyimin insanı belirler.

the cowl does not make the monk /ðə kˈaʊl dʌznˌɑːt mˌeɪk ðə mˈʌnk/ kalıp

cübbe keşişi yapmaz

Birinin dış görünüşü ya da kıyafeti, gerçek karakteri ya da kimliğini yansıtmaz; dış görünüşe aldanmamak gerektiğini söyler.

"Appearance doesn't define character."Görünüş gerçek karakteri göstermez — cübbe keşişi yapmaz.

beauty draws with a single hair /bjˈuːɾi dɹˈɔːz wɪð ɐ sˈɪŋɡəl hˈɛɹ/ kalıp

güzellik tek bir tüyle çeker

Güzelliğin, sadece fiziksel yeteneklerin ötesinde, ölçülemez ve karşı konulmaz bir çekiciliğe sahip olduğunu söylemek için kullanılır.

"Beauty has a strong pull."Güzelliğin güçlü bir çekimi vardır — güzellik tek bir tüyle çeker.

beauty is but a blossom /bjˈuːɾi ɪz bˌʌt ɐ blˈɔsəm/ kalıp

güzellik sadece bir çiçektir

Fiziksel güzelliğin çiçek gibi kısa ömürlü olduğunu, çiçek açtıktan sonra çabuk solar ve yok olur demektir.

"Beauty fades quickly."Güzellik geçicidir — güzellik sadece bir çiçektir.

beauty is (of|) no inheritance /bjˈuːɾi ɪz ʌv nˈoʊ ɪnhˈɛɹɪtəns/ kalıp

güzellik kalıtsal değildir

Fiziksel güzelliğin kalıtsal bir özellik olmadığı ve bu nedenle bir kişinin değerini veya değerini ölçmek için güvenilir bir ölçü olmadığını söylemek için kullanılır

"Beauty is not inherited."Güzellik anne çocuktan güvenilir bir şekilde geçmez — güzellik kalıtsal değildir.

handsome is as handsome does /hˈændsʌm ɪz æz hˈændsʌm dˈʌz/ kalıp

yakışıklılık davranışta gizlidir

Gerçek güzelliğin sadece dış görünüşle sınırlı olmadığını, kişinin davranışları, tutumu ve karakteriyle de ölçüldüğünü anlatır.

"Actions define a person."Bir kişi görünüşünden çok eylemleriyle değerlendirilir — yakışıklılık davranışta gizlidir.

Bu listedeki 17 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

İnsan Karakteri İle İlgili İngilizce Atasözleri — Konular