every man (has|hath) his hobby-horse/ˈɛvɹi mˈæn hɐz hæθ hɪz hˈɑːbihˈɔːɹs/kalıp
her insanın bir tutku atı vardır
Bir kişinin, fırsat buldukça konuşmayı ya da uğraşmayı sevdiği belirli bir ilgi alanı ya da hobisi olduğunu ima eder.
"Everyone has a passion."Herkesin kendine özgü bir ilgisi vardır — her insanın bir tutku atı vardır.
(every man|everyone) to his taste/ˈɛvɹi mˈæn ˈɛvɹɪwˌʌn tə hɪz tˈeɪst/kalıp
herkesin zevki farklıdır
İnsanların farklı zevklere ve tercihlere sahip olduğunu ve bir kişinin beğendiği şeyin başka biri tarafından beğenilmeyebileceği için bu farklılıklara saygı duyulması gerektiğini ima etmek için kullanılır.
"Different people like different things."Farklı insanlar farklı şeyler sever.
one man's meat is another man's poison/wˈʌn mˈænz mˈiːt ɪz ɐnˈʌðɚ mˈænz pˈɔɪzən/kalıp
birinin eti diğerinin zehiri
Bir kişinin hoşlanıp fayda sağladığı şeyin, başka bir kişi için çekici olmayabileceği ya da zararlı olabileceği anlamında kullanılır.
"I love spicy food, but my friend hates it — one man's meat is another man's poison."Ben baharatlı yemekleri severim, ama arkadaşım nefret eder — birinin eti diğerinin zehiri.
the heart wants what it wants/ðə hˈɑːɹt wˈɑːnts wˌʌt ɪt wˈɑːnts/kalıp
gönül ne isterse onu ister
gönülün, yani duyguların ve arzuların, bazen aklı ve pratikliği alt edebileceğini ifade etmek için kullanılır
"Emotions can be strong."Neye çekildiğini kontrol edemezsin — gönül ne isterse onu ister.
there [is] no accounting for [taste]/ðɛɹ biː nˈoʊ ɐkˈaʊntɪŋ fɔːɹ tˈeɪst/kalıp
zevkin ne olacağı belli olmaz
İnsanların kişisel tercihlerinin neden kendilerininkine kıyasla büyük ölçüde farklılaştığını asla anlayamayacağını ima etmek için kullanılır.
"No accounting for taste."Zevkin ne olacağı belli olmaz.
Bu listedeki 5 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren