Doğal Özellikler ve Eğilimler: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Doğal Özellikler ve Eğilimler konusundaki 12 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

12 kelime İnsan Karakteri İle İlgili İngilizce Atasözleri
a leopard cannot change its spots /ɐ lˈɛpɚd kænˈɑːt tʃˈeɪndʒ ɪts spˈɑːts/ kalıp

leoparın lekeleri değişmez

Bir kişinin temel karakteri ya da doğasının, ne kadar çabalasa da değişmesinin zor ve pek mümkün olmadığını ifade eder.

"People do not change their fundamental nature — a leopard cannot change its spots."İnsanlar temel doğalarını değiştirmez — leoparın lekeleri değişmez.

an ape is an ape, a varlet is a varlet, though they be clad in silk or scarlet /ɐn ˈeɪp ɪz ɐn ˈeɪp ɐ vˈɑːɹlət ɪz ɐ vˈɑːɹlət ðˌoʊ ðeɪ biː klˈæd ɪn sˈɪlk ɔːɹ skˈɑːɹlət/ kalıp

maymun maymun, alçak alçak; ipek ya da kırmızı giyinse de

Bir kişinin gerçek doğası, dış görünüş ya da statüyle gizlenemez, değiştirilemez anlamına gelir.

"Nature shows through clothes."Ne kadar süslenirse süslesin, gerçek doğası aynı kalır — maymun maymun, alçak alçak; ipek ya da kırmızı giyinse de.

the wolf (may|might) lose his teeth, but never his nature /ðə wˈʊlf mˈeɪ mˌaɪt lˈuːz hɪz tˈiːθ bˌʌt nˈɛvɚ hɪz nˈeɪtʃɚ/ kalıp

kurt dişini kaybeder, doğasını kaybetmez

Bir varlığın temel niteliklerinin, zaman ya da dış etkenler ne olursa olsun değişmez olduğunu vurgular.

"Wolf loses teeth, not nature."Yaş ilerlese de kötü karakter değişmez — kurt dişini kaybeder, doğasını kaybetmez.

the fox (may|might) grow grey, but never good /ðə fˈɑːks mˈeɪ mˌaɪt ɡɹˈoʊ ɡɹˈeɪ bˌʌt nˈɛvɚ ɡˈʊd/ kalıp

tilki gri olur, iyi olmaz

Bir kişinin karakterinin, yaş ya da tecrübe ne kadar artarsa artsın, temelde değişmeyeceğini ifade eder.

"Fox grows grey, not good."Kötü karakter zamanla iyileşmez — tilki gri olur, iyi olmaz.

born, not made /bˈɔːɹn nˌɑːt mˈeɪd/ ifade

doğuştan, öğrenilmez

Bazı niteliklerin ve yeteneklerin doğuştan geldiğini, eğitimle kazanılamayacağını ima eder.

"A true leader is born, not made."Gerçek bir lider doğuştan, öğrenilmez.

you cannot make a silk purse out of a sow's ear /juː kænˈɑːt mˌeɪk ɐ sˈɪlk pˈɜːs ˌaʊɾəv ɐ sˈoʊz ˈɪɹ/ kalıp

koyun kulağından ipek çanta yapılamaz

Kalitesiz bir şeyi, ne kadar çaba harcansa da değerli bir şeye dönüştürmenin mümkün olmadığını söyler.

"Cannot make silk from ear."Kötü malzemeden iyi bir şey çıkmaz — koyun kulağından ipek çanta yapılamaz.

nature passes nurture /nˈeɪtʃɚ pˈæsᵻz nˈɜːtʃɚ/ kalıp

doğa, eğitimi geçer

İnsanın doğuştan gelen özelliklerinin, yetiştirme ya da çevre faktörlerinden daha etkili olduğunu vurgular.

"Nature is stronger than upbringing — nature passes nurture."Doğa, eğitimi geçer.

a crow is never whiter for washing itself often /ɐ kɹˈoʊ ɪz nˈɛvɚ wˈaɪɾɚ fɔːɹ wˈɑːʃɪŋ ɪtsˈɛlf ˈɔfən/ kalıp

karga ne kadar yıkanır, beyaz olmaz

Birinin dış görünüşünü ya da davranışlarını değiştirmeye çalışsa da, özündeki karakterin değişmeyeceğini ima eder.

"Washing doesn't change crow."Bazı şeyler temizlenemez — karga ne kadar yıkanır, beyaz olmaz.

send a fool to market and a fool he (will|shall) return /sˈɛnd ɐ fˈuːl tə mˈɑːɹkɪt ænd ɐ fˈuːl hiː wɪl ʃˌæl ɹɪtˈɜːn/ kalıp

aptalı pazara gönder, aptal geri döner

Bir aptalın, ne kadar fırsat ya da deneyim elde ederse etsin, hâlâ aptal kalacağını ifade eder.

"A fool remains a fool regardless of the task given — send a fool to market and a fool he will return."Görevi ne olursa olsun aptal aptaldır — aptalı pazara gönder, aptal geri döner.

a bellowing cow soon forgets her calf /ɐ bˈɛloʊɪŋ kˈaʊ sˈuːn fɚɡˈɛts hɜː kˈæf/ kalıp

bağıran inek yavrusunu çabuk unutur

Bir kişinin, bir zamanlar çok değer verdiği bir şeye ya da kişiye karşı ilgisini çabuk kaybettiğini vurgular.

"Loud grief fades quickly."Gürültülü üzüntü çabuk silinir — bağıran inek yavrusunu çabuk unutur.

we are born crying, live complaining, and die disappointed /wiː ɑːɹ bˈɔːɹn kɹˈaɪɪŋ lˈaɪv kəmplˈeɪnɪŋ ænd dˈaɪ dˌɪsɐpˈɔɪntᵻd/ kalıp

ağlayarak doğarız, şikayet ederek yaşarız, hayal kırıklığıyla ölürüz

İnsanın doğduğu andan itibaren memnuniyetsizliğini sürdürdüğünü ve sonunda hayal kırıklığıyla sona erdiğini anlatır.

"Life is full of complaints."İnsan hayatı şikayetle doludur — ağlayarak doğarız, şikayet ederek yaşarız, hayal kırıklığıyla ölürüz.

what is bred in the bone (will|shall) come out in the flesh /wˌʌt ɪz bɹˈɛd ɪnðə bˈoʊn wɪl ɔːɹ ʃˌæl kˈʌm ˈaʊt ɪnðə flˈɛʃ/ kalıp

kemikte ne varsa, etle ortaya çıkar

Aileden gelen kalıtsal eğilimlerin ve karakter özelliklerinin, zamanla davranış ve kişilikte belli belirsiz ortaya çıkacağını söyler.

"Inherited traits show up."Erken oluşan karakter daima geri döner — kemikte ne varsa, etle ortaya çıkar.

Bu listedeki 12 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

İnsan Karakteri İle İlgili İngilizce Atasözleri — Konular